kapat

28.10.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Sabah İnternet
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Teba
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Sanayiciler siyaset konuştu
Türkiye siyasi ve ekonomik istikrarsızlığın bedelini depremlerle sarsıla sarsıla ödüyor Ahmet Taner Kışlalı'nın öldürülmesi başka bir soruyu gündeme getirdi: Acaba ülke iyi yönetilmiyor mu?

İstanbul Sanayi Odası'nın meclis toplantısında bu kez ekonomiden çok siyaset konuşuldu. Ahmet Taner Kışlalı'nın ölümünden duydukları üzüntüyü dile getiren sanayiciler, 'Acaba devlet iyi yönetilmiyor mu' sorusunu gündeme getirdiler.

İSO Meclis Başkanı Ömer Dinçkök, yaptığı konuşmada devlet büyüklerinin Kışlalı'nın kanı yerde kalmayacak sözlerinin milletin yüreğine su serpmediğini söyledi. Dinçkök, "Artık ekonomiyle ilgili söze başlarken hep (ekonomi iyi yönetilmiyor) demek durumundayım. Tabii, geçen haftaki üzücü olay, kafamıza başka bir soruyu getirdi. Acaba ülke iyi yönetilmiyor mu?

Zaten bu, uzun süreden beri soruluyordu" dedi.

İSO'nun seçimler öncesi son meclis toplantısı dün yapıldı. Toplantıda konuşan İSO Meclis Başkanı Ömer Dinçkök, 1989'da Berlin Duvarı'nın yıkıldığını, dünyada birçok şeyin değiştiğini, Türkiye'de de 10 yıldır mücadele verildiğini, ancak bu mücadelede başarılı olunamadığını söyledi. Dinçkök, şöyle devam etti:

"Başarılı olan ülkeler, bu başarılarını yönetimlerine borçlu. Biz de aynı başarıda bir yönetime sahip olmadığımızı ifade ediyoruz. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin (TOBB) 8 Ekim'de İzmit'te Sanayi Odası Konsey Toplantısı'nda yaptığım konuşmamda, (Ekonomi iyi yönetilmiyor) dedim. O zamanki ifademi yine hafif kullanmışım. Artık ekonomiyle ilgili tüm cümlelere böyle başlamak durumundayım."

YÖNETİMDE SİYASALLAŞMA
Dinçkök, yasama, yürütme ve yargının, ülkenin yönetimden sorumlu önemli unsurlar olduğuna dikkati çekerek, "Fakat bunlarda aşırı ölçüde siyasallaşma var. Devletin yönetiminin önüne siyasallaşma geçmiş" dedi. Devletin, olayların önünde gitmek yerine gerisinde kaldığını öne süren Dinçkök, bunun son örneğinin de depremde yaşandığını söyledi. İbret için otomobille İstanbul'a 1 saat uzaklıktaki deprem yerine gidip oradaki hayat tarzını görmek gerektiğini belirten Dinçkök, depremin üzerinden 2 ay geçmesine rağmen hala çözüm arayışlarına devam edildiğini, hala konut hamlesi başlatılamadığını vurguladı.

GERÇEKLERİ GÖRMELİYİZ
Hüsamettin Kavi ise, Türkiye'nin siyasi ve ekonomik istikrarsızlığın bedelini depremlerle sarsıla sarsıla, ödeye ödeye yoluna devam ettiğini söyledi. Kavi, şöyle devam etti: "Asya krizi ardından Rusya krizinin yarattığı fevkalade ağır koşullar Türk sanayinde büyük tahribat yapmışken, üzerine gelen deprem felaketi tabloyu daha da ağırlaştırmıştır. Bu tablo ne Körfez krizi, ne 1994 kriziyle mukayese edilemez. O yıllarda varolan kaynaklarımız kurumuştur ve Gümrük Birliği sürecinde Türk sanayi tam rekabet ortamında varolma mücadelesi vermektedir."


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır