


Gül solmasın, baca tütsün...
Bildiri nasıl hazırlandı?.. Toplantıda kimler konuştu?.. Köksal Toptan ile Necmettin Cevheri, neler söylediler?
Konumuz bu.
Salı akşamı kapılar kapandı ve...
"Bildiri taslağı" okundu.
Taslak dört kişi tarafından kaleme alınmıştı:
- Necmettin Cevheri, Rıza Akçalı, Mehmet Gözlükaya ve Sinop Milletvekili Kadir Bozkurt.
İlk sözü, emekli vali Rıza Akdemir aldı.
Bildirinin "dilini" eleştirdi:
- Temiz Türkçe... Herkesin anlayacağı bir Türkçe olsun.
İkinci eleştiri Mehmet Dülger ile Mehmet Çebi'den:
- İçerik çok akademik... Sadeleştirelim... Hedef kitlenin anlayacağı hale getirelim.
Bir "redaksiyon komitesi" kuruldu.
Mehmet Dülger, Rıza Akçalı ve Rıza Akdemir bildiriye "son şeklini" verdiler.
Ve bildiri dün yayınlandı.
***
Bildiri üzerinde mutabakat sağlanınca...
Genel İdare Kurulu Üyesi Ergun Özdemir söz aldı:
- Dağılmayalım... Yeni bir gündem maddesi öneriyorum.
Önerdi:
- Genel Başkan adayımız kim olacak? Onu da konuşalım.
Konuştular.
"Öneri sahibi" Özdemir konuştu.
Yüksek Haysiyet Divanı üyesi Mehmet Çebi konuştu.
Ertekin Durutürk...
Rahmi Özer...
Ahmet Küçükel...
Aytun Çıray...
Parti kurucularından Altan Savacı ile Baki Tuğ...
"Düşüncelerini... Önerilerini" söylediler.
Konuşmalar gösterdi ki bir "hava" var.
"Köksal Toptan... Necmettin Cevheri" havası.
Herkes onlara bakınca...
Köksal Bey konuştu:
- Siyaset, "yönetim alanını" boşalttı... Boşluğu başka güçler dolduruyor... Toparlanalım, DYP olarak, bu boşluğu biz dolduralım.
Sonra Cevheri söz aldı:
- Bu hareket "kim Genel Başkan olacak" hareketi değildir... Kadro ve zihniyet değişikliği hareketidir.
Ve Genel Başkan Yardımcısı Rıza Akçalı "bir sakıncayı" vurguladı:
- Genel Başkan adayını "teke indirme konusunda" aceleye gerek yok.. Adayımızı erken açıklarsak, Çiller ekibi yıpratma kampanyası açar.
Sonuç:
Aday "G" günü açıklanacak.
"Kimin" aday olacağına gelince...
"Eşitler arasından" bir, birinci çıkarılacak.
***
Kimi "halen" milletvekili.
Kimi "eski" milletvekili.
Kimi parti kurucusu.
Kimi GİK üyesi.
Kimi Yüksek Haysiyet Divanı.
105 kişinin, Ankara'nın göbeğinde, toplanmaları...
Kapı önündeki TV kameralarından korkmadan bir araya gelmeleri...
Az şey değil.
DYP'deki görüntü "silkelenme" görüntüsü.
Üzerindeki "ölü toprağından" kurtulma görüntüsü.
***
1984'te Ege'de, DYP Genel Başkanı Yıldırım Avcı'yı izliyorduk.
Tire'de, halka sormuştu:
- Gülü solduracak mısınız?.. Bacayı tüttürecek misiniz?
Bu "iki masum sorudan dolayı" Yıldırım Bey mahkemeye verildi.
Sorguda, Avcı'ya denildi ki:
- Gül demekle Isparta'yı... Demirel'i kastetiyorsun... Baca ile de Adalet Partisi'ni akla getiriyorsun... Bunlar suçtur.
O yıllarda... O koşullarda bile solmayan gülün bugün boynu eğik.
Baca ise zar, zor tütüyor.
Bildiriyi... DYP'deki hareketi "şöyle" özetleyebiliriz:
"Gül solmasın... Baca tütsün" hareketi.