


Orta karar bir rakip!..
Gol atmayı da, yemeyi de pek sevmeyen bir rakip İrlanda.. Uzun yıllar Kuzey'in gölgesinde kalmışken, özellikle Jackie Charlton'un Teknik Direktörlüğe gelmesi ile bir atak yaptı, akrabaları arasında İrlandalı olan tüm İngiliz Ligi oyuncularını topladılar ve Avrupa ve Dünya Şampiyonaları'nın gediklisi oldular. Fevkalade deneyimli bir takım. Ama deneyimi ölçüsünde korkutuculuğu yok..
Sadece sahada değil.. Trbünlerde de.. Dünyanın en centilmen seyircisi onlarda.. Hemen her turnuvada fair play ödülü alıyorlar. Maça şarkılar söyleyerek geliyor, sonuç ne olursa olsun şarkılar söyleyerek dönüyorlar.
Hooliganı olmayan belki de tek ülke..
İstatistiklere göre durum pek iç açıcı değil.. 10 maçta bir kez yenmiş, altı kez yenilmişiz. Onlar bize 24 gol amış. Biz onlara 10..
Ben Dublin'de Piontek'in Türkiyesi ile Charlton'un İrlandası arasındaki maçı izlemiştim. Beklenmedik bir yenilgi almıştık.
Ama o zamandan bu zamana köprülerin altından çok sular aktı.. İrlanda, Charlton'un İrlandası değil.. Geçen yıl Fransa 98'de yoktu..
Bizi söylemeye gerek yok.. Bu kura çekiminde en az istenen rakip olduk herkes için.. Biz de o zamanların Türkiyesi değiliz.
Mustafa Hoca haklı.. Çok iyi bir çizgi yakaladık.. Bu çizgi bizi finale götürecektir.
İlk maçın rakip sahada olması da bir avantaj bizim için..
İrlanda'nın benim için tatlı bir yanı var..
Yazmıştım hatırlarsınız..
1959-60 yıllarındaki bizi yetiştiren Yenigün gazetesinde, soyunma odalarını izleyip yazan bir muhabirimiz vardı..
Günaltay Şibay.. Şimdi Dublin'de büyük elçi.. Kuzey İrlanda'da Belfast'ta karşıma çıkmış, "Soyunma odasına gideyim mi şef?" demişti..
Bu defa dilerim soyunma odasına keyifle ve birlikte gideriz Günaltay..
Hazır ol.. Geliyorum!..
***
Ümit Takımı, Polonya'yı da geçip Sydney yoluna devam edecektir. Raşit Hoca'nın çocuklarına da güvenim tam.. Yeter ki, başta Emre, A milli düzeyindeki yıldızlarımız "Benim bu takımda ne işim var?" havalarında, formayı küçümseyerek oynamasınlar..
Ümit takımı olimpiyatta oynayacak.. Nijerya dünya çapında ününe Atlanta'da ulaştı, kimse aklından çıkarmasın!..
***
Bir soru..
Koskoca TRT, koskoca bir devlet televizyonu böyle ilgi ile izlenen bir olaya, yabancı dil bilen bir spiker yollayamıyor mu da, soruları tercümanla soruyor?..
Giden adamları kalitelerine göre mi seçiyorlar, yoksa kapıcı da dahil bir sıra listesi mi var?..
Bu TRT adam olmayacak mı Allahaşkına?..
Ateş olmayan yerde..
Önce Hakan ile Utku, bu köşeye de bulaştı. Onlardan üç şaka..
"Fener'in zamana ihtiyacı var" dediler. Başkan yanlış anladı. Gitti Zeman'ı getirdi.
........
Peki Fenerbahçe düzelecek mi?..
Onu Zeman gösterecek.
........
Türkler Münih Olimpiyat Stadı'nı işgal, takım da Almanlar'a sahayı dar etti ya..
Artık bizi AB'ye zor alırlar!..
***
Ali Sami Alkış, hem gazetesinde yazdı, hem televizyonlarda söyledi ki, "Samsun- Galatasaray maçı şikedir. Serkan golü bilerek atmamıştır. İsmet bilerek gol pası vermiştir. Bu yıllardır böyle olmaktadır. Mesela Samsun- Fener maçlarından kemik sesi gelirken, Samsun- Galatasaray maçları kardeş kardeş oynanmaktadır!.."
Bir yazar başka nasıl "Şike" der?..
Ne oldu?.. Dedi ve kaldı..
Galatasaray camiasından, hele hele yönetiminden haftalardır "Çıt" yok.. O zaman Ali Sami'nin dedikleri doğru..
O zaman "Para.. Şike.. İşte Cimbom işte" diye bağıran tribünler haklı..
Faruk Süren ve arkadaşları susarak bunu mu demek istiyorlar?..
Galatasaray'ın yüzüne tükürüldüğünde "Yağmur yağdı" diye yüzler mi sıvazlanıyor?..
Bu kulübün haklarını savunacak bir kişi, ya da kurum yok mu?..
Bu nasıl bir yönetimdir?..
***
Hakan Şükür "Biz gol atsak, hakem Almanlara bir gol yaratacaktı" demiş.
Ona kızmam zor.. Federasyon Başkanı öyle, Teknik Direktörü böyle konuşurken..
Hakan'da aslında kendini savunma içgüdüsü var.. Golleri durmadan kaçırıyor, topları durmadan eziyor ya..
"Ben atsam da fark etmeyecekti" demeye getiriyor..
Sen at da Hakan, farkedip etmeyeceğini beraber görelim..
Bir görev adamı olarak harikasın. Duran toplarda savunmaya gelip harika top çıkarıyorsun. Hücum presi senden iyi yapan yok.. Peşine adam takıp alan boşaltmada da çok çok iyisin. Asist desen üstüne yok.
Tüm bunlar tamam..
Ama gol adamı olarak sıfırsın Hakan.. Dünyanın en iyi golcülerinden biri olduğun halde..
Bunun sebebi ruhsal durumun.. Kız gibi top oynuyorsun. İlk topa girmekten ödün kopuyor. Biri dokundu mu, hafif tuttu mu, hemen hakeme şikayete koşuyorsun.
Futbol erkek oyunu.. Sen de sert oyna.. Topu bekleme.. Topa koş.. Sırtını değil, yüzünü kaleye dön. Topu kaptığında yana hareketlenip açıyı daraltacağına, K. İrlanda maçındaki Arif gibi doğru kaleye yönlen.. Kaleyi karşında görünce şutu salla.. Arkadaşların açıktan top sürmeye başlayınca, arka direkte asla gelmeyecek beleşi bekleme yerine, ön direğe koşup mücadeleye gir..
Bak bakalım o zaman neler olacak?..
Yazdıklarım abartı mı?..
Galatasaray'ın son on maçından rastgele birini seç video arşivinden ve kendini seyret o zaman..
***
Gençlik kahramanlarımdandı Wilt Chamberlain.. Hayalimizdeki Amerikan basketbolünün efsane adamı.. Bir başka efsane Bill Russel ile ayni dönemde, ona rakip oynama talihsizliğine uğradığı için biraz gölgede kalmıştı..
O zaman televizyon yoktu. O zaman NBA'yi bize getirecek haber filmleri bile yoktu. Duyarak okuyarak hayran kalmıştık Wilt'e..
Bir de bugünküler gibi izleme şansımız olsaydı!..
Evinde ölü bulmuşlar.. 63 yaşında..
Adam ders almıyor..
Adam hayatı boyu küçük takımda savunma adamı oynarsa.. Adam hayatı boyu kendisinden çok teknik futbolcuları "Kazma" lakabını hakkedecek metodlarla durdurmaya çalışırsa.. Adam futbol hayatı boyu hep ezilirse..
İşte böyle korkak, kompleksli bir yazar olur sonunda..
Erman dün gene sallamış ufak ufak..
Fener- MTK maçından sonra milli takımın nasıl iki paralık olduğunu, nasıl haddini bilmesi gerektiğini söylemişti ya hani..
Münih'te beklediği hezimet olsaydı, nasıl "Büyük büyük" sallayacaktı "Ben dememiş miydim" diye.
Ama Fener'i bahane edip dakikalarca milli takımı ve Galatasaray'ı aşağılaması amacına ulaşmadı.
Mustafa Denizli hem de hiç haddini bilmedi. Erman'ın tavsiyesine uyup, en azından maçın ilk yarısını kendi kalesinde beklemek yerine, oyuna atakla girdi. İlk sekiz dakikada üç gol pozisyonu yakaladı ve Almanlar'ı yeni savunma önlemleri almaya zorladı.
Takımın oyununu, taktiğini yedi düvel beğendi, alkışladı..
Bir tek Erman..
Söylediği lafa bakın..
"Almanya'ya beraberlik yetmese böyle mi oynarmış.."
Yani Alman 3 puan için sahaya çıksa, (Dervişin fikri neyse zikri odur ya) bizi perişan edermiş..
Hala kompleks, hala korkaklık, hala yüreksizlik..
Yahu bunca zaman hem de savunma adamı olarak oynadın..
Tek puana razı, temkinli oynayan Almanya önünde net 6 pozisyona giren Türkiye, bir de kazanmak zorunda olan, savunmayı, hücuma daha fazla çıkmak için riske eden rakip önünde kaç pozisyon bulurdu sence..
Hadi futbolu bu kadar biliyorsun, mantığın da mı yok?..
Hayır.. Erman bu kadar futbol cahili değil.. Bu kadar mantıksız da değil. Gerçeği biliyor ve görüyor.. Ama o gördüğünü ve bildiğini söylemez..
Duyguları, kinleri, nefretleri neyi gerektirirse onu söyler.
Erman, Galatasaray düşmanıdır. Onun için Galatasaray on paralık takım değildir.
Erman, Denizli düşmanıdır. Onun için Denizli'nin takımı on para etmez..
Sen yıllardır sahalarda ne yaparsan yap, nasıl bir düzey, nasıl bir istikrar yakalarsan yakala, o, kör değneğini belleyecek hep ayni şarkıyı söyleyecektir..
Söylesin dursun..
Millet gerçeği görüyor artık..
Görüyor ve aşağılık komleksi aşılamaya çalışan yazılara ve yazarlara itibar etmiyor!..