kapat

14.10.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Sofra
L E I T Z
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Teba
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
GÜNGÖR MENGİ(gmengi@sabah.com.tr )


Bilim ve yürek

Depremi Allah'ın "bir ceza" olarak verdiğini iddia etmek, "7.4 yetmedi mi?" diye pankart açmak ne demektir?

Devleti ve orduyu hedef alan suçlamalar siyasi amaçlı olduğu için cevaplar daha çok siyasi nitelikli oluyor. Oysa sorunun öncelikle din temelinde tartışılması, adının bu zeminde konulması gerekiyor.

Dün bu görevi İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Felsefe ve Din Bilimleri Bölümü Başkanı Prof. Dr. Zekeriya Beyaz yaptı.

Prof. Beyaz "Depremi Allah Türk Ordusu yüzünden bir ceza olarak verdi demek, Allah'a iftiradır" dedi. Neden?.

"Çünkü böyle bir iddiada bulunan kimse peygamberlik iddia etmiş olur ki buna imkân yoktur. Öylesi kimse sadece bir sahtekâr olur, dinden çıkar."

Prof. Beyaz Kur'an'a dayanarak biraz daha açıyor konuyu:

"Yalan yanlış bir takım işleri Allah'a bağlamak, böylece Allah hakkında kötü kanaatlar oluşmasına yol açmak, Allah'a iftira etmek olur. (En'am: 21) Büyük günahtır."

Zekeriya Beyaz, Silâhlı Kuvvetleri din düşmanı göstermenin iftira olduğunu söylerken de şöyle diyor:

"Türk Ordusu namus ve şerefimizin de, din ve imanımızın da koruyucusu ve güvencesidir. Ordu, Türkiye'yi Cezayir'e çevirmek isteyen siyasal dincilerin karşısındadır.. Milletimizi, devletimizi ve dinimizi büyük felaketten korumaktadır."

Dini inanç, toplumun temel değerlerinden biridir. Din bilginlerinin Allah'ı bile siyaset aracı yapan sapkınlara meydanı boş bırakmaması, dine karşı da borçtur.

Bu, din bilginlerinin siyasi alana girmesi değildir. Dini inanç alanına giren sahtekârların kovulmasıdır.

Kırat'ın kaderi..

DYP'li muhaliflerin beklenen bildirisi dün yayınlandı. Dağ fare doğurdu!

Bildiri, Çiller'e patlayan bir volkan değil.. Çiller'i indirmenin partiye ve ülkeye getireceği yararlar konusunda heyecan verici iddialara da sahip değil.

Bu çekingen üslubun sebebi ne?

"Parti daha çok zarar görmesin.."

O nedenle muhalifler Çiller zihniyeti yüzünden DYP'nin önce seçmenin, sonra da parti örgütünün güvenini kaybettiği gerçeğini hatırlatmakla yetiniyorlar.

Dün Necmettin Cevheri ile konuştum..

"Muhalifler Çiller'in karşısına tek adayla çıkmayı başaracak" dedi. Bu iyi..

Ama Çiller'in "milletvekili aday sıralarını satarak" elde ettiği büyük parasal birikimin etkisini nasıl göğüsleyecekler?

Cevheri "Biz gerçek bir partiyiz. Bizim insanımız böyle etkilere kapılmaz" dedi.

Bir yanda "Biz doğrunun peşindeyiz" diyen uslu bir muhalefet, karşısında ise koltuk için her silâhı kullanan, her türlü işbirliğine açık bir değil iki Çiller ve takımı.

Adaletsiz bir yarışın işaretleri bunlar..

Muhalefetin örgütlenme ve heyecan zaafını gidermesi lâzım!

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır