


Mecliste neler gördük?
Meclis'e gittik... Komisyonda "Bedelli Askerlik" tartışılıyor... Genel Kurul'da ise "Gündem Dışı" konuşmalar.
Bunlar Meclis'in "Gazetelere... TV'lere yansıyan görüntüleri."
Bir de "yansımayan görüntüler" var.
Örneğin...
Bir "teyze" ve yanında bir "delikanlı."
Teyze 65'in üzerinde.
Fazilet'ten Yasin Hatiboğlu'na (Çorum) yalvarıyor:
- Dul kaldığımda çocuğum beş yaşındaydı... Saçımı süpürge yaptım... Okuttum... İstanbul Teknik Üniversitesi'ni bitirttim... Üç yıldır evde... İşsiz... Elinizi, ayağınızı öpeyim, iş.
Teyze ağlıyor.
Hatiboğlu ağlıyor.
İTÜ mezunu Makine Mühendisi... Sırım gibi... Çamdalı gibi genç ağlıyor.
***
Devlet Bakanı Safter Gaydalı'ya diyoruz ki:
- İşsizlik... Sefalet... İTÜ mezunu genç... Ağlayan teyze...
Gaydalı da diyor ki:
- Benim makam odamın önü otobüs terminali gibi... Ana baba günü... Gelen işsiz, giden işsiz.
***
Yaşar Eryılmaz'la (Ağrı-ANAP) karşılaşıyoruz.
"Rezillik" diyor.
- Hayırdır Yaşar Bey?
- İşsizlik, işsizlik, işsizlik... Tam bir rezillik.
***
Amcalar, bacılar, kardeşler...
Yanımıza yaklaşıyorlar.
Hepsinin de derdi "iş."
Kimi "Baba'ya bir kart yaz" diyor.
Kimi "Ecevit'e telefon etmemizi" istiyor.
***
İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak (DSP) "bir günde" diye söze başlıyor:
- Bazen otuz... Bazen kırk kişi geliyor.
- Niçin?
- İş için.
***
Ali Naci Tuncer, eski Başbakanlık Müsteşarı.
Şimdi Trabzon Milletvekili (DYP).
Yanında bir "konuğu" var.
Diş Hekimi İsmail Topaloğlu.
İsmail Bey'in babası milletvekiliydi. (Ordu-Ata Topaloğlu)
Kayınpederi de milletvekiliydi. (Ordu-Senai Yazıcı)
Soruyoruz:
- İsmail Bey... Ankara'ya gelişinizin nedeni?
Neden "aynı neden."
"Çocuklara iş."
***
Bu konunun "İktidarla... Muhalefetle" ilgisi yok.
MHP'liyi görüyoruz...
Çevresi "işsizlerle" dolu.
DYP'liyi görüyoruz...
"Manzara" aynı.
Ve Fazilet'ten Salih Kapusuz'u (Kayseri) görüyoruz.
"Yeğenim işsiz" diye başlıyor.
Ama "yeğeninin durumundan daha acı" bir şey var:
- Yavuz Bey Kayseri'yi görme... Görsen bile... Sanayi Bölgesi'ni görme... Fabrikalar kapalı... Binlerce insan işsiz.
***
Mehmet Ağar (Bağımsız) telefon kulübesine doğru yürüyor.
Arkasından beş kişi koşuyor:
- Ağabey... Benim işim için de bir telefon etseniz...
Bu sırada Devlet Bakanı Mehmet Keçeciler Meclis'e geliyor.
Yine birkaç işsiz "arkasından koşmaya başlıyor."
***
Dün Meclis'e gittik.
Giderken "neşeliydik."
Ama dönerken...
Ne siz sorun, ne biz söyleyelim.