IMF ile mutabakata varılan enflasyon, faiz dışı fazla gibi ekonomik hedeflerin tutup tutmayacağı konusunda tartışmalar sürüyor. Merkez Bankası açısından ise bir sorun yok. Yakın izlmeme anlaşması çerçevesinde bilanço büyüklüğü olarak ortaya konan Eylül sonu eksi 1 katrilyonluk net iç varlıklar (NİV) kalemi eksi 1.4 katrilyon olarak gerçekleşti.
Her ne kadar tek başına parasal arzı kontrol edebilir bir büyüklük olmadığı konusunda görüşler ileri sürülse de, Merkez Bankası'nın mali sistemle olan alacak-borç ilişkisini gösteren bu kalem, hedefin de altında tutturuldu.
Programa göre yılsonuda da NİV kaleminin eksi 1.1 katrilyon lira olması gerekiyor.
NİV artı yönünde yükseldiği zaman, Merkez Bankası'nın sisteme eskisine oranla daha çok para verdiği, yani sıkı para kontrolünün yumuşatıldığı anlamına geliyor.
Maaş ödemeleri veya mali sistemden geleneksel olarak para çıkışı olduğu dönemlerde Merkez Bankası para musluğunu gevşetiyor. Ancak daha sonra paranın sisteme geri dönüşü ile fazla likiditeyi sterilize ediyor. Bu dönemlerde NİV geçiçi olarak artabiliyor.
Net iç varlıklar kalemi, Merkez Bankası bilançosunda tercih edilmeyen kredi vererek para yaratma yolu olan iç varlıklardan, kamunun döviz ve TL mevduatı, Merkez Bankası'nın mali sisteme açık piyasa işlemleri (APİ) ile verdiği borcun düşülmesi ile bulunuyor. Bu toplamdan küçük ve fazla değişmeyen iki kalem, fon hesapları ve banka dışı kesimin mevduatı da düşülüyor.
Merkez Bankası Hazine'ye avans kullandırdığında veya APİ ile verdiği borç miktarını yükselttiğinde, net iç varlıklar artı yönde ilerliyor...
En son alınan 4 Eylül verisine göre de NİV eski 1 katrilyon 340 trilyon lirada duruyor. Bu miktarın yılsonu itibariyle eski 1.1 katrilyonu geçmemesi gerekli. Yani Merkez Bankası'nın döviz alımı yapmadan TL yaratma lüksü yok.
NADİN TAŞCIOĞLU