Kışkırtılmış erkek
Kadın ve erkek "Kışkırtılmış Erkeklik" hadisesinin meydana gelmesinden iki ya da üç ay önce tanışmışlardı. Kadının çevresindeki birçok kişinin; "Siz birbirinizden farklısınız, bu iş yürümez, sonunda üzülürsün," şeklindeki uyarılarına rağmen kadın, neyi özlediğini, neyi arzuladığını bir ilişkiden beklentilerinin ne olduğunu bildiği için bu uyarıların hiçbirine kulak asmadı.
- Kadın, "Seni seviyorum," demeyi becerebilen adama aşık oldu.
- "Kaybedeceğimi hissettiğimde, bunu engellemek için günlerce kapında yatarım" deme cesaretini gösteren bir yüreği sevdi.
- Kadın, her telefonu; "Aşkım seni özledim" diye açan sese aşık oldu.
- Kadın; "Senin olgunluğuna, anlayışına, sevgine aşık oldum," diyen adama aşık oldu.
- Kadın; "Seni seviyorum;" dediğinde; "Ben senden daha çok seviyorum," diyen adama aşık oldu.
Kadın, adamın ne, ne iş yaptığını; ne, ne kadar parası olduğunu sordu; ne de, ömür boyu sürecek bir ilişki istedi. Aşkın süresinin önceden kestirilemeyeceğini, hissedildiği sürece yaşanacağını, bittiği zaman da, tarafların bunu birbirine açık yüreklilikle söylemeleri gerektiğini savundu.
ooo
"Kışkırtılmış Erkeklik" olayının gerçekleşmesinden iki gün önce adam telefonları kesti, kadın nedenini sorduğunda da, adam, kadının ayrıntılarını bilmediği işinin ters gittiğini ve kendisine göre büyük paralar kaybettiğini, "artık bir hiç olduğunu" söyledi. Kadın para kaybetmekle bir hiç durumuna düşülmeyeceğini, hayatın ateşinin peşini bırakmadıkça, her şeye yeniden başlanabileceğini, bu sorunun kendisini aramamakla, sevgiden vazgeçmekle çözülmeyeceğini anlatmaya çalıştı.
ooo
Bu durumda hiçkimseyle görüşmek arzusunda olmadığını söyleyerek iki gün önce "aşkım" diye hitap ettiği kadını "hiçkimse" sınıfına sokmasına rağmen kadın bir süre daha adamı aramaya, sevgisini sunmaya, ona moral vermek için çaba harcamaya devam etti. Bir zamanlar kendisinin de yanlış kararlar nedeniyle oldukça büyük para kaybettiğini ama şu andaki durumunun, para kaybetmenin hayatın sonu anlamına gelmediğini gösterdiğini söyledi.
Merak ediyorsunuz değil mi, sonunda ne oldu?
Kadın, kendisine paradan başka bir değer biçemeyen, parası olmayınca "bir hiç olduğunu" düşünen, "aşkım" dediği kadını "hiçkimse" sınıfına sokan ve kadının aşkı korumak için gösterdiği çabayı anlayamayan adamı sevmeyi sürdüremeyeceğini anladı.
ooo
Ben de MERAK EDiYORUM; kadının, parasını kaybettiği için, "Kışkırtılmış Erkekliği" nedeniyle kendisinin "hiç olduğunu" düşünen, hayatın ve aşkın peşini bırakan bir adamı sevmeye devam edemeyeceğini adam hiç düşünmüş müydü?