kapat

04.10.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
inter merkez
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Teba
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
ATİLLA DORSAY(adorsay@sabah.com.tr )


Beyin Banderas gövde Griffith

Antonio Banderas ve eşi Melanie Griffith, uyumlu bir ikili. Banderas, ikilinin aklı, beyni ve sözcüsü... Griffith ise sanki bir kuş... Sözleri ikide bir küçük kahkahalarla bölünen hoş bir sarışın, sanki hiç büyümemiş bir star...

İspanya'nın San Sebastian kentindeki festivalin ilk günleri... Açılış filmi olarak gösterilen "Crazy in Alabama-Alabama Çılgını" filminin sanatçıları, kentin ünlü oteli Maria Cristina'ya inmişler. Yani Antonio Banderas ve Melanie Griffith şehirdeler!..

Kentte küçük çapta bir kıyamet kopuyor. İspanyollar için, ABD'ye kapağı atıp orada dünya çapında ün yapan kendi kanlarından Banderas büyük bir isim... Hele onun orada ünlü oyuncu Melanie Griffith'i 'tavlayıp' evlenerek 'hayatının kadını' yapması, bu maço halkın gözünde en büyük başarı...

PES ETMEYİP BAŞARIYORUM
Ve tüm basın onların peşinde...

Aralarında ben de varım. Allah'tan Warner Bros'un Türkiye temsilcileri, sağolsunlar, benim için önceden randevu almışlar. Adım listede... Ama bu her şey demek değil. Ünlü çiftin kaprisleri, ilk gün tüm randevuları boşa çıkarıyor. İşler ertesi güne kalıyor ve iki saate sıkışıyor. Birçok randevu iptal oluyor.

Ama ben, üstelik onlarla konuşabilmek için festivale bir gün önce gelmiş ben, kolay kolay pes etmiyorum. Ve bastırıyorum. Ve pek de umut etmediğim biçimde, ünlü çiftin ayrı ayrı yaptıkları basın toplantılarına elenerek kabul edilen basın mensuplarından biri olmayı başarıyorum.

Önce bir genel gözlem: Banderas-Griffith, uyumlu bir ikili. Çünkü kendilerine farklı roller seçmişler. Banderas, ikilinin aklı, beyni ve sözcüsü... Griffith ise sanki bir kuş... Cıvıl cıvıl öten, çok sade giyinip boyanan, sözleri ikide bir küçük kahkahalarla bölünen hoş bir sarışın, sanki hiç büyümemiş, çocukluğundan çıkamamış bir star...

"TÜRKİYE'YE GEÇMİŞ OLSUN"
Banderas'ın ilk cümlesi, yine deprem oluyor: "Çok üzgünüz. Tüm vatandaşlarınıza geçmiş olsun dileklerimi sunarım."

Sonra sorularımıza yanıt veriyor. 1960 doğumlu sanatçının gençliği, doğum yeri Malaga'da geçmiş. Kendisi söylemiyor, ama kaynaklar onun işsiz-güçsüz takımından, turistlere jigololuk yapan bir yakışıklı genç adam olduğunu belirtiyorlar. Ünlü yönetmen Pedro Almodovar'la tanışması, hayatını değiştirmiş. Onunla yaptığı beş film, özellikle de "Bağla Beni" ve "Sinir Krizinin Eşiğindeki Kadınlar", Banderas'ı bir anda büyük üne kavuşturmuş.

Dedikodu kaynakları, sanatçının eşcinsel Almodovar'ın büyük aşkı olduğunu da söylüyorlar. Günahları boynuna!..

VER ELİNİ AMERİKA
Sonra, ver elini Amerika... Ve orda, "Mambo Kralları"ndan "Philadelphia"ya, "Vampirle Görüşme"den "Ruhlar Evi"ne, "Evita"dan "Demir Maskeli Adam"a her filmiyle yükselen bir oyuncu...

Ama hayret; Banderas, sadece talihi yaver giderek kapağı Hollywood'a atmış bir Latin yakışıklısı değil... Şaşılacak kadar zeki, akıllı, kültürlü bir adam... Hızlı konuşuyor, fikirleri sanki çakmak çakmak...

ABD'de bir yabancı olmanın zorluklarına değiniyor, ama Amerikalılar'ın yeteneği hemen tanıyıp kabul ettiklerini belirtiyor. Almodovar'la hâlâ çok iyi dost olduklarını ve zaman zaman görüştüklerini söylüyor. Ama ortak bir tasarıları yok.

EŞİNİ YÖNETEN KOCA
Ve Banderas, projeyle dolup taşıyor.

"Crazy in Alabama"da ilk kez yönetmenliği deneyen sanatçı, 1960'ların Alabama eyaletindeki ırkçılık olaylarını işleyen bu film dolayısıyla, ırkçılığı çok iyi tanıdığını ve dünyadaki en büyük felaketlerden biri olduğunu vurguluyor.

Bu filmde kendisi rol almadan eşi Melanie Griffith'i yönetmekten çok mutlu olduğunu söylüyor: "Melanie'yi o kadar iyi tanıyor ve yeteneklerini o kadar iyi biliyorum ki... Onu yönetmek, sanki evdeki yaşamımızı sete taşımaktı. Hiç zor olmadı ve o harika bir oyun çıkardı."

Banderas, yakında sinemalarımıza gelecek olan "13. Savaşçı" filmindeki rolünü de beğeniyor. Ama asıl amacı yönetmenliği sürdürmek... Pinochet darbesi sırasında öldürülen Şili'li şarkıcı Victor Jara'nın hayatı üzerine bir film çekmek en büyük isteği. Sayısız öneri aldığını, ama en iyisini seçmeye çalıştığını söylüyor.

Anavatanı İspanya'da kalıp çalışmayı aslında istediğini, ama sinemanın başkenti Hollywood'un verdiği imkanların çok daha büyük olduğunu belirtiyor: "Hollywood, Londra veya Madrid... Fark etmez. Kendi kimliğinizi tanıyorsanız, kişiliğinizi oluşturmuşsanız, her yerde utanmayacağınız, hatta onur duyacağınız işler yapabilirsiniz."

ZOR GÜNLERDEN MUTLULUĞA
Melanie Griffith ise, Hitchcock'un ünlü "Kuşlar" filminin gösterisi için San Sebastian'da olan oyuncu Tippi Hedren üzerine sorumuzu yanıtlıyor.

Çünkü Hedren, Melanie'nin annesi!.. Melanie ve Antonio'nun ısrarı üzerine festivale gelmeyi kabul etmiş. Kızını hep desteklemiş, oyuncu olması için... Ve zor günlerinde hep yanında olmuş.

Çünkü Melanie'nin zor günleri olmuş gerçekten... Genç yaşta eriştiği ünü, 1980'lerde aktör Don Johnson'la gürültülü evlenip boşanması ve alkol-uyuşturucu kullanımıyla zedelemiş. Ancak 1988'deki "Çalışan Kız"dan başlayarak yeniden yükselmeye başlamış sanatçı... Ve 1996'da, kendisinden üç yaş küçük Antonio Banderas'la evlenmesi, bir anlamda ona hayatta beklediği güvenceyi getirmiş.

SANATA TAŞAN EVLİLİK
Melanie, son yıllarda unutulmaz kişilikler çiziyor. "Dünkü Çocuk", "Yaşamın İçinden", "Lolita" gibi filmlerde... "Crazy in Alabama"daki rolüne çok güveniyor. Ve bir Oscar adaylığı bekliyor.

Ama onun asıl ödülü, Banderas'la evliliği olmuş anlaşılan... Beraber değilken bile sürekli birbirlerinden söz eden ve birbirlerine göndermeler yapan bu ikili, Hollywood'un en sağlam beraberliklerinden birini kurmuş gibi... Ve "Crazy in Alabama" ile bunu sanat alanında sürdürmenin de ilk adımını atmışlar.

Melanie'ye bir kutu lokum, Antonio'ya ise İstanbul Festivali'nin kataloğunu vererek onları festivale çağrıyorum. Bakarsınız gelirler de, ortalık şenlenir!..

...VE FESTİVALDEKİ DİĞER ÜNLÜLER
Seks filmleriyle tanınan İspanyol yönetmeni Bigas Luna, ressam Goya'nın yaşamı üzerine filmi "Volaverunt"un oyuncularıyla basının karşısına çıktı.

"Volaverunt"ta Alba Düşesi'ni canlandıran Penelope Cruz, İspanyol sinemasının en güzel genç oyuncularının başında geliyor. Ve her filmi İspanya'da rekorlar kırıyor.

Ünlü İngiliz yönetmeni Mike Figgis ve "Benim Adım Joe" ile tanıdığımız oyuncu Peter Mullan, festivalde yarışan "Miss Julie" filmini savundular.

"Miss Julie"da baş rolü oynayan modellikten gelme Saffron Burrows, geleceği parlak çok güzel bir kadın.

Bugün tam 82 yaşında bulunan Hollywood'un unutulmaz ve Oscar'lı oyuncusu Ernest Borgnine da ileri yaşında, rol aldığı son film olan "Abilene" için San Sebastian'da idi.

Baş rolünü oynadığı "A Map of the World" filmi için San Sebastian'a gelen ve çok formda gözüken Sigourney Weawer da, 40 yaşını geçen aktrislerin iyi rol bulma zorluklarından söz etti

Portekiz filmi "Jaime" ve İsveç filmi "Under the Sun-Güneşin Altında" da birer özel ödül aldı. FİPRESCİ ödülleri ise Avustralya filmi "Soft Fruit" ve İngiliz filmi "Wisconsin Death Trip"e gitti.

San Sebastian Festivali, Avrupa'nın sayılı festivallerinden...

Bu yıl da sayısız film ve ünlü Atlantik kıyısındaki bu şirin sahil kentinde toplandı. Raymond Dupeyron imzalı Fransız filmi "Hayat Nedir?"in büyük ödül kazandığı şenlikte, Fransız filmi, Michel Deville imzalı "Sachs'ın Hastalığı" ve Çin filmi, Jang Yang imzalı "Banyo" jüri büyük ödülünü paylaştılar.

San Sebastian'da ünlüler: 2

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır