Kraliçe'nin Hazine Sorumlusu Sir Michael Peat'ın açıklamasına göre Kraliyet ailesi, son bir yılda 35 trilyon lira tasarruf yapmış.
Haftalık Aktüel Dergisi'nde yayımlanan bir habere göre, ilk kesintiler seyahat masraflarında yapılarak yüzde 36'lık bir düşüş sağlanmış. Kraliçe Elizabeth artık iki değil bir Sikorsky helikopterin sahibiymiş. Prens Philip ve Prenses Margaret herkes gibi trene binmek için kart kullanırken, meşhur Kraliyet treni de garda bekliyormuş. Bu arada, 1991'den bu yana ailenin kullandığı saray ve diğer ikametgahların harcaması da yüzde 46 azalmış.
Geçtiğimiz hata, Devlet Bakanı Recep Önal, 2000 yılında bazı sıkıntılar yaşanmasının kaçınılmaz olduğunu söledikten sonra, çekilecek sıkıntılar için Kurtuluş Savaşı döneminden örnekler verdi. Önal'ın, "Kurtuluş Savaşı'nda Maliye Bakanı sadece yağlı kurşuna para verirmiş" şeklindeki açıklaması üzerine kendisine yöneltilen; "Yeni bir kurtuluş savaşı dönemi mi yaşanacak?" sorusuna verdiği yanıt da çok ilginçti; "Neden olmasın, ekonomide de bir kurtuluş savaşı veriliyor".
Bakanın bu açıklamaları, izlenecek ekonomi politikasına dönük bazı mesajları da yansıtıyor. Türkiye'nin şu anda hem içeride hem dışarıda güvenilir olabilmesi için "doğru hedefler" koymak gerekiyor. Ekonominin ihtiyacı olan dış kaynağın sağlanabilmesinin ana unsurlarından biri de, inandırıcı ve güvenilir olmakla ilgili...
Ekonominin durumu gerçekten içaçıcı değil. Kamu açığı küçülmedikçe, borçlanma, faiz ve enflasyon düşmesini beklemek hayal olur. Temel sorunlarımızın başında gelen enflasyonun nedeni, kamu açıklarıdır. Türkiye'de, bütçe açığının GSMH'ye oranı yüzde 11 civarında. Oysa hedef aldığımız AB'de, bu oran 2-3 düzeyinde. Bizim hedefimiz de bu olmalı.
2000 yılı bütçesine baktığımızda şu acı gerçeği farkediyoruz; bütçe gelecek yıl da faiz ipoteğinden kurtulamayacak. Şu anda, toplanan vergilerin yaklaşık yüzde 90'ı faiz ödemelerine gidiyor. Gelecek yıl toplanacak vergilerin ise, borç faizi ödemelerini bile karşılayamayacağı, daha şimdiden belli gibi. "Enflasyon oranı" ve "bütçe açığı" başta olmak üzere, 2000 yılı hedeflerinin doğru olarak belirlenmesi gerekiyor. Bu aşamada, ekonomiyi yönetenler, her zamankinden daha çok "güvenilir" ve inandırıcı" olmak zorundalar. Verdikleri söz, belirledikleri hedef ve yaptıkları açıklamaların kuşku ile karşılanmaması gerekiyor. Yakında açıklanacak olan 2000 yılı bütçe taslağında, bunun örneklerini görmek istiyoruz.
Şu aşamada birinci öncelik;