kapat

04.10.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
inter merkez
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Teba
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
SELAHATTİN DUMAN(sduman@sabah.com.tr )


Birbirimize destek olalım..

Gazeteye bir matem havası çöktü ki evlerden uzak.. Millet odasındaki radyonun sesini bile açmıyor.. Daha doğrusu açıyor da nerede baygın bir müzik var onu çalıyor.. Hani TRT'nin matem günleri yaptığı ağırlaştırılmış yayını gibi..

Şu sıralarda bizim gazetenin havası, tıpkı yukarıdaki spotta yazdığım gibi.. Sebebi Fenerbahçe'nin halleri..

Bunlar Macarlar'ın MTK takımına 2-0 yenilip, elendiler ya! Nedense bu mağlubiyeti kaldıramadılar..

Neden kaldıramadıklarını bilmek için olayın geçmişine dönmek, yani flash back yapmak lazım..

ooo

Fenerbahçe kurada Macar şampiyonu MTK ile eşleşti.. Haberi geldiğinde bunlar o kadar sevindiler ki keyiflerinden düğün dernek kurup oynamaya başladılar..

Bizim gibi mütebbir olanlar "Yahu etmeyin eylemeyin, bu takım Macar şampiyonu.. Özsahrayı Ceditspor değil.." dediyse de kulak asan olmadı..

Kura çekiminden başlayıp taaa ikinci maçın sonuna kadar sürdü düğün havası.. Maçın oynadığı geceden itibaren de yıkıldılar..

Sanki kına gecesine gönderdikleri gelinlik kızın başına bir hal gelmiş gibi oldular..

Karargâhı da kurmuşlar
Gazete içinde ağırlaştırılmış yayına geçildiği zamanlar çok dikkatliyimdir..

Daha bir sevecen, daha bir hoşgörülü olurum.. Üzülenleri teselli etmek, gönüllerini hoş tutmak isterim..

O yüzden MTK maçının ertesi günü gazeteye gelir gelmez suratımı döktüm.. Sanki Toprak Mahsulleri Ofisi'ne mal satmış da parasını hâlâ tahsil edememiş çiftçi sıfatı takındım..

Can Ataklı'nın odasına girerken de fazladan alt dudağımı büktüm ki gören "dokunsanız ağlayacak" sansın..

Can Ataklı, bizim gazetenin Fenerliler'i içinde en laf anlamaz olanı.. Diğerleri iyi kötü futbolla yakından ilgilenir, kuralları neyim bilirler.. Takımı yakından takip ettikleri için iyi kötü bir fikirleri vardır..

Can Ataklı takımı da takip etmez..

Ona küçükken "Fener.. Dünyayı yener.." demişler.. Üzerine yarım saat bile düşünmediği bu lafa inanmış bir halde, kırk yıldır geziniyor..

Söz temsili Fenerliler'in arasında "Boliç mi oynamalı Moldovan mı oynamalı?" şeklinde bir tartışma çıktığı zaman Can Ataklı "İkisi de oynasın.." diye tutturur..

Siz istediğiniz kadar bir takımın sahaya onbir kişi çıktığını söyleyin, o yine de "Ne olmuş yani, bir sefer de oniki kişi çıksınlar.." diye ısrar eder.. Böyle durumlarda Can'ı ikna etmenin tek yolu başına dört numaralı İngiliz anahtarı ile vurmaktır..

ooo

Fenerbahçe'nin başına bir hal geldiği zaman, bunlar karargâhlarını Can Ataklı'nın odasında kurarlar.. Aralarında dertleşip, söylenirler.. Bunu bildiğimden gider gitmez Can Ataklı'nın odasına yöneldim..

Dünya durdukça unvanları çoğalası "Murahhas Üyemiz ve Yayın Kurulu Genel Başkanımız" Zafer Mutlu da oradaydı.. Dalgın gözlerini pencereden dışarı dikmiş, Sefaköy'ün gecekondularına bakıyordu..

Bir başka Fenerli olan Ahmet Vardar üç adım gerisine konuşlanmış, bekliyor.. Onunda gözleri dalgın.. Sadece odaya giren çıkan olduğunda "Yiyecek bir şey mi geldi.." diye meraklanıp, arkasına dönüyor..

Odada dört beş Fener mücahiti daha var ki herbirinin halleri bir diğerinden ağır..

Sanki cücelerden biri Pamuk Prenses'e cinsel tacizde bulunmuş da diğer altısı şoka girmiş.. Böyle bir hava!

Odaya dalar dalmaz ortaya "Geçmiş olsun.." dedim.. Suratları bir kat daha gerildi.. Artık onlar mı bana pis pis baktı, ben mi biraz vehimlendim bilemem..

Karadır bu bahtım karaaa..
Huylandığımdan sesimi kesip gittim, Zülfü Livaneli'nin yanına oturdum.. Zülfü de Fenerlidir ama çevre için zararsızdır.. Maçla filan ilgilenmez ama bir tarihte Fener'i tutmuş işte..

Nüfus kütüğüne öyle kayıtlı olduğunu sandığından bunların kara günlerinde mutlaka gidip yanlarına dikilir..

Odada çıt yok!
Arada bir Sedat Sertoğlu odaya fırrr giriyor, at sineği gibi eşyaların arasında dolanıp fırrr çıkıyor.. Galatasaraylı olduğundan içi içine sığmıyor ama ileri geri konuşacak cesareti de yok..

Sedat'ın odası Can'ın odasının tam yanındadır..

Hiperaktif bir yapıya sahip olan Sedat ki buna halk arasında "şeyinde kurt var" derler, bir türlü yerinde duramaz.. Gazete içinde fırt fırt dolanıp durur.. Onun odasından bunun odasına girer çıkar..

Huyu mahşer midillisi gibi olduğundan, üstelik de Galatasaraylı bilindiğinden odaya her giriş çıkışı ayrı bir gerginlik yaratıyor ama o bunun farkında değil..

ooo

Bir eyyam konuşmadan oturduk.. Bana saatler gibi gelen sessizliği Zafer Mutlu bozdu.. Can Ataklı'ya "Antiç'i yazdın mı?" diye sordu.. Can, yazdım anlamında bir hareket yapıp kâğıdı işaret etti.. O zaman önündeki kağıdı farkettim..

Şöyle bir dikilip kağıda baktım.. Bir sürü antrenör ismi var.. Mustafa Denizli, İngiliz Hodle, İviç.. Belli ki bunlar Fener'e hoca arıyor.. Oda yeniden sessizleşti.. Kara gün dostu olduğumu göstermenin zamanıdır, diye düşündüğümden:

- "Sağlam yerden duydum.. Hakem tekerlekmiş.." dedim..

Herkes buz gibi oldu.. Bir tek Zülfü, tekerlekten neyi kastettiğimi bilmediğinden evet mealinde başını sallıyor, öbürleri yiyecek gibi suratıma bakıyor..

Acaba iyi niyetimi anlamadılar mı diye düşündüğümden, şehadet parmağımla baş parmağımı birleştirip, halka yaptım.. Şöyle orta yere salladım.. O anda çıldırdılar..

Bunların bir kötü huyu da işi şahsiyata dökmeleri..

İşe benim cinsel tercihlerimden başladılar.. Olayı, kromozomlarımda sığır geni bulunduğu iddiasına kadar götürdüler.. Ellerinde bilimsel bir kanıt olmadığından, bu gen meselesini ciddiye almadım tabii..

Dost böyle günde belli olur, deyip söylediklerini sabırla dinledim.. Yüzümde kıl oynamadı.. Bu kriz halleri on onbeş dakika sürdü.. Edilecek küfür kalmadığında sustular.. Dikkat ettim.. Çok rahatlamışlardı..

Odadan çıktığımda, acılarını paylaşmanın huzuru içindeydim.. Bu yöntemi; Fenerli dostlarının acısına ortak olmak isteyen bütün Galatasaray taraftarlarına tavsiye ederim..

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır