kapat

04.10.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
inter merkez
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Teba
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
SEDAT SERTOĞLU(ssertoglu@sabah.com.tr )


Gezi bitti

Bitmesine bitti de, arkasında ne bıraktı, ona bir bakmak istedik... Heyetimiz çok şükür kazasız belasız geçen Cumartesi günü Ankara'ya avdet etti..

Geziden bize en son kalan şey, Ecevit'in eşi Rahşan hanımın, Türkiye'nin, Kıbrıs gibi hayati bir konuda BM Genel Sekreteri ve yardımcıları ile yapılan resmi toplantıya katılması oldu.. Başbakan olan eşinden önce masaya oturdu.. Sağına da BM Büyükelçimiz Volkan Vural'ı aldı.. Böylece de Dışişleri Bakanı İsmail Cem'e, Başbakan'ın soluna oturmak düştü.. Oysa Cem'in Başbakanın sağına oturması gerekiyordu.. Ama bizde böyle olur bu işler.. Böylece de, dünyada yapılmamış bir işi daha, biz Türkler başardık.. Bundan dolayı gururluyuz... Hatta Rahşan hanımın içerde konuşma yapmasını da beklerdik.. Ama öğrendik ki konuşmamış..

Şimdi dönelim gezinin başına ve de "Ne umduk, ne bulduk?" sorusuna Kıbrıs penceresinden cevap arayalım..

Kıbrıs konusu, Ecevit'in ABD gezisini, bütünü ile, ki buna para işleri, IMF ve Kongre gibi unsurlar da dahil, olumsuz etkiledi.. Adeta çok büyük bir fırsatı kaçırmış gibi olduk..

Hem kalkacaksın, ABD'den askeri yardım isteyeceksin, hem de Kıbrıs bugünkü çizgisinde durdukça bu yardımın Kongre'den geçmesini bekleyeceksin. Mümkün değil.. Clinton istese bile bunu Kongre'den geçiremez..

Hem Dünya Bankası ve IMF'den acilen 5 mi, 6 mı bilemiyorum, ama milyarlarca dolar isteyeceksin, hem de buralarda en çok sözü geçen kişi konumundaki Clinton'ı hayal kırıklığına uğratacaksın.. Üstelik müzakereler başlayabilir havasını verdikten sonra 180 derece dönüş yapacak ve bunu çok iyi politika olarak yansıtmaya kalkacaksın..

Olmaz.. Bu tutumun Türkiye'nin çıkarları ile bağdaşır bir tarafını gören varsa lütfen anlatsın..

Ben askerlerin Kıbrıs konusundaki görüşlerinin ne olduğunu bilmiyorum.. Ama Amerikan askeri yardımında bir kısılmanın nasıl sonuçlar verebileceğini tahmin edebiliyorum. Emekli Orgeneral Çevik Bir'in, Genelkurmay 2'nci Başkanı iken, geçmişteki Amerikan askeri ambargosu konusunda anlattıkları yüzünden tahmin edebiliyorum..

Bu nedenle Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kıvrıkoğlu'nun Kıbrıs konusunda görüşlerini ve bu tutumun sürmesi halinde yaşanacak olumsuzluklar konusunda Başbakan'a bilgi vermesi gerekmiyor mu?

Cumhurbaşkanı Demirel'in haftalık olağan görüşmede Başbakan'a tehlikeleri göstermesi lazım değil mi?

Milli Güvenlik Kurulu özel bir gündemle toplanıp Kıbrıs ve olası gelişmeleri neden konuşmuyor?

Bakın bugünkü tutumu sürdürmemiz halinde başta ABD olmak üzere, Kongre, Avrupa Birliği, IMF, Dünya Bankası ile ilişkilerimiz son derece olumsuz etkilenecek.. Bu hata, hatta, deprem sonrası sıcak esmeye başlayan Türk-Yunan rüzgarlarını da soğutmaya başlayacak.

Bütün bunları nasıl göremiyor Ankara'daki hükümet anlamak mümkün değil..

Türkiye'nin ekonomisinin ne halde olduğunu bütün iş dünyası biliyor.. Eğer bu milyarlarca dolar yardımı alamazsak, işlerin ne kadar kötüye gideceğinin de farkında iş dünyası.. Bari iş dünyası örneğin TÜSİAD bunları anlatsın Başbakan ve çevresine..

Ve Türkiye ne kadar erken harekete geçerse, kazanç hanesine nelerin yazılacağını göreceğiz.. Yeter ki, iç politik hesaplardan başımızı kaldırıp, cesur bir adım atabilelim.. Dünyaya yüzümüzü dönelim.. Barış yapmanın, savaş yapmaktan daha önemli olduğunu dünyaya gösterebilelim.. Ama bugün itibariyle umudumuzun çok az olduğunu da size duyuralım..

Türkiye'ye yazıktır, günahtır..

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır