kapat

04.10.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
inter merkez
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Teba
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
GÜNGÖR MENGİ(gmengi@sabah.com.tr )


Baba ne istiyo?

Otomobil reklamında "Babam öyle diyo.." diyen sevimli çocuk meseleyi anlamış. Ama biz tam anlayamadık.

Çünkü "Bizim Baba" ne diyo, gerçekte ne istiyo; net değil.

Sekiz ay sonra Cumhurbaşkanı seçeceğiz.

Bu seçimi Meclis mi, halk mı yapacak?

Henüz ortada..

Üç parti, Demirel'in bir dönem daha kalması için Anayasa'da değişiklik yapmaya yatkın görünüyorlar.

Cumhurbaşkanı Demirel, "Dün dündü, bugün bugündür" nalıncı keserinin şimdi kendisine ihanet edebileceği korkusuyla bu seçimi iki turlu sistemle halkın yapmasını öneriyor.

Bunu kendisini garantiye almak için mi istiyor, yoksa değişim konusundaki toplumsal talebin ancak böyle karşılanacağına inandığı için mi?

Bunu tam açık etmiyor.

Ama imalarının özet tercümesi şu:

"İstemem de demem, isterim de demem. Günü gelince bakarız. Çözüleceği varsa vardır, yoksa yoktur. Doğmamış çocuğa don biçmem, git diyen olmadıkça buradan inmem. Binaenaleyh mesele bitmiştir!"

Oysa asıl mesele burada başlıyor.

Çünkü girilmekte olan yol, değişim özlemi çeken millet için tam bir hezimet yaratacaktır. Küçük diktatörlere dayalı partiler düzenimiz, sorun çözmekte değil sorun üretip toz duman içinde ofsayttan gol atmaya alışmış bir yapıdır.

Hepsi zaman kazanmaya ve al gülüm ver gülüm pazarlıklarıyla birbirlerine kazık atmaya oynayacaklar, sonuçta halkın seçtiği biri değil, liderleri rahatsız etmeyecek renksiz, vasat biri Cumhurbaşkanı seçilecektir.

2000 yılına kötü bir başlangıç demek olan bu kaderi, sadece Demirel değiştirebilir. Ama "Kendim için bir şey istiyorsam namerdim" diyen ve "Baba" ünvanını gerçekten hak eden bir Demirel..

Çünkü partilere güveni kalmamış halkın gücünü, değişimin karşı konulmaz enerjisine işte öyle bir Demirel dönüştürebilir.

"Baba" bu görevi yapmalıdır.
Halkın seçtiği cumhurbaşkanları dönemini açan bir Cumhurbaşkanı olarak tarihe geçmek, Cumhurbaşkanı olarak ölmekten çok daha anlamlıdır.

Demirel bu iyiliği millete ve kendine çok görmesin!

Bencil siyasetçiler

Eğer toplumun hesap sorma gücü, bu Adalet Bakanı'nı bile istifa ettiremiyorsa, demokrasinin kendini yenileme dinamiği nasıl işleyecek?

İşleyemeyecek..

Cezaevlerinde terör mahkumlarıyla pazarlığa razı olmuş bir perişanlık ya kendini feda edip devleti kurtaracak veya devleti suçlayıp kendini kurtaracaktır.

Adalet Bakanı Türk ikincisini yaptı.

Buna rağmen "Vicdanım rahat, istifa etmeyi düşünmüyorum" diyor.

Bir siyasetçi bir makama geldiği anda, birikmiş sorunları başarısızlığının bahanesi olarak kullanamaz. Eğer başedilmez sorunlar varsa görevi kabul etmeyecek, ettiyse ilk rezalette devleti değil kendisini feda etmesini bilecektir.

Bu şekilde öteki siyasetçilere de işin ahlâki kuralını öğretecektir.

Türkiye'de küçük krizler niçin zamanla devlet bunalımı haline dönüşüyor?

Çünkü başarısız bakanlar hep devlete ödetiyorlar.

Kendilerini ve koltuklarını savunmak adına devleti batırıyorlar.

"Ben değil, kimse düzeltemez" diyorlar.

İstifa etmesini bilen siyasetçiler kuşağı gelene kadar bize rahat yok!

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır