Uluslararası Araştırma ve Danışmanlık (İBAR) her yıl geleneksel olarak hazırladığı "Türkiye'de Bankalar ve Bankacılık Sistemi 99" raporu açıklandı. Raporda, son 5 yıldaki en yüksek takipteki krediler oranına ulaşıldığı, kur riskinin arttığı, buna karşılık düşük likidite ve kârlılık oranlarının söz konusu olduğu vurgulandı.
Son 5 yılın en yüksek takipteki krediler oranına, kamu bankalarının ve TMSF'ye devredilen bankaların belirleyici etkileriyle bu yılın Haziran ayında ulaşıldığı belirtilerek, takipteki kredilerin ise 35 kat arttığı ve büyük bir sıçrama yaptığı kaydedildi. Raporda, Türkiye Bankalar Birliği (TBB) verilerine göre, karşılıklar ayrıldıktan sonraki net takipteki kredilerin 1 katrilyon lirayı aştığı ve toplam kredilere oranının yüzde 10'a ulaştığı hatırlatıldı. Kamu bankalarında bir yıl içinde bu oran yüzde 3.1'den yüzde 15.4'e çıktı. Bilanço risklerindeki hızlı artışa karşılık özkaynakların reel olarak artmadığı kaydedilen İBAR raporunda, sektör bazında dönem kârının reel olarak azaldığı, buna karşın zararlarda hızlı bir artış olduğu belirtildi. Raporua göre, 1998 Haziran'ında 8.3 milyar dolar olan açık pozisyon ilk kez 1999 Haziran ayında 10 milyar dolara ulaştı. İBAR, bankacılık sisteminin, "kurumsal nitelikleri, teknolojik düzeyi, hizmet çeşitliliği ve kalitesi, uluslararası piyasalarla bütünleşebilme açılarındanileri" olduğunu bildirdi.
Şelale KADAK