Elif ERGU
ELVAN TOPERİ'nin Türkçesi, kendi deyimiyle "yabancı dili." Gerçekten de konuşmasında uzun yıllar yurtdışında kalmış olmanın izleri var. Ama anlaşılan o ki Elvan Toperi'nin diline taksiciler çok alışmış. Babasına selâm söylüyorlar, politikadan konuşuyorlar. Elvan Toperi yurtdışındaki yaşamından çok daha farklı bir ortam içinde. "Action var burada," diye özetliyor ve ekliyor: "Türkiye'de yaşam Agatha Christe romanları gibi."
BABASININ görevi nedeniyle sürekli olarak yurtdışında okuyan Elvan Toperi'nin "tahribat" yerine "tahrifat", "encümen" yerine "ercümen" demesi gibi küçük hatalar yapmasına taksiciler arasında aldıran yok. Elvan Toperi, taksicilerin "Elvan Ablası" olmuş. Toperi, bu lâkabının yeni olmadığını söylüyor. Sheraton Oteli'nde bir süre Ziyafet Şefliği yapmış ve bu görevi sırasında bulaşık yıkamak da dahil olmak üzere her işi yapan bir "Elvan Abla" portresi çizmiş.
ELVAN HANIM, şimdi taksici ağabeylerine taksi reklamcılığını anlatıyor, ikna edebildikleriyle de muhabbeti artırıyor. 18 Nisan seçimleri öncesinde en iyi seçim tahminlerini yapanların taksiciler olduğunu örnek veren Toperi; "Taksicilere kulak verdiğinizde Türkiye gündemini yakından takip etmiş oluyorsunuz," diyor. Arkadaşı Cem Ergül ile birlikte ilk önce bir hayal olarak başlayan taksi reklamcılığı projelerini yaşama geçirmeyi başarmış.
TOPERİ "Sarı Medya" adlı şirketlerinin başarılı olması için iki yıldır sokak sokak taksi duraklarını gezerek iş bağlantıları kuruyor. Şirketleri İstanbul, Ankara, Antalya, İzmir, Bodrum ve Marmaris'te yaygınlaşmış. Koltuğunun altına broşürlerini sıkıştırıp, taksi duraklarını gezip "taksi reklamcılığını" anlatarak işe başlayan Elvan Toperi, New York'ta adeta şehrin simgesi hâline gelen taksi reklamcılığını Türkiye'de de yerleştirmek için il il dolaşmaya, yeni reklamlar almaya, "ağabeyleriyle muhabbeti ilerletmeye" devam ediyor.