kapat

29.09.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
inter merkez
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
SERPİL YILMAZ(syilmaz@sabah.com.tr )

Su Müdürlüğü'nü de kimseye bırakmadı!

DSİ Genel Müdürü Prof. Altınbilek, Cumhurbaşkanı Demirel'in barajların nabzını nasıl tuttuğunu anlatıyor...

Devlet Su İşleri Genel Müdürü Prof. Doğan Altınbilek ODTÜ'de öğretim üyesiyken, 1996'da bu kurumun başına geldi. Uluslararası Büyük Barajlar Komisyonu'nun Antalya'daki toplantısında biraraya geldik.

"GAP'ı gaptırmam" sözünün sahibi Cumhurbaşkanı Demirel'in himayelerine rağmen, 13 milyar dolarlık GAP projesinin tamamlanabilmesi için, 8.5 milyar dolarlık bir yatırıma daha ihtiyacı var. Bu durumda "Barajlar Kralı" ünvanının sahibi Demirel'in ilgisini merak ettim. DSİ Genel Müdürlüğü yaptığı dönemin de sempatisiyle, sizinle sıkı temas halinde diyebilir miyiz? diye sordum.

Prof. Altınbilek bu soruyu dört örnekle yanıtladı:
* Haftalık su miktarı gibi bilgilerin yer aldığı bir rapor önüme gelir. Daha bu raporu açmadan, Cumhurbaşkanlığı'ndan telefon alırım. Sayın Cumhurbaşkanımız raporu incelemiş olarak görüşlerini ve eleştirilerini aktarır.

* Bastırdığımız GAP bültenini Keban Barajı'na giderken, Sayın Cumhurbaşkanımıza ilettim. "Senin büroşürün yanlış" dedi. Yenisini hazırlatıp, yolladık. Ertesi sabah onu da yanlış buldu. Şimdi üçüncüsünü hazırlıyoruz.

* Keban'daki kutlamaya giderken, beni ve arkadaşlarımı yanına çağırdı. "Hepiniz 25'er dakika konuşacaksınız" dedi. Kendisi 35 dakika konuştu. Genelde programları sarkıtmamaya özen gösteren Sayın Demirel, bu toplantıyı üç saatte bitirdi.

* Cumhurbaşkanlığı'nı Konya Karaman'dan bir muhtar aramış, köyüne kuyu açılması gerektiğini söylemiş. Muhtemelen bu muhtar bizzat Sayın Demirel'le tanışıyordur ve direkt telefonundan arıyordur. Gittik kuyu açtık.

Prof. Altınbilek sözlerini tamamlarken baraj işi yapmanın ülkeyle sıkı bir bağ oluşturduğunu da anlatıyordu. Halkla yakınlaşmaktan sözediyordu. "Millete hizmet" sözünün altında siyaset arama alışkanlığımızın depreştiğini hissedince de noktayı "Barajlar Kralı olmayacağım" diyerek koydu...

Atatürk Barajı'na "hasta" diyor
Antalya'daki seminerde katılımcılara barajlarla ilgili yayınlar dağıtıldı. Bunların içinden "Keban Barajı ve HES" adındaki kitap ilgimi çekti. Kitabın yazarı Refik Akarun 1950'li yıllarda ilk başkanlığını Cumhurbaşkanı Demirel'in yaptığı Barajlar ve Hidroelektrik Santraller Dairesi Başkanlığı'nı 22 yıl (1961-1982) yürütmüş ve 1984'de emekli olmuş. Akarun barajlar ve kamu güvenliği üzerinde duruyor. Kitabının sonunda da şu cümlelere yer veriyor:

"Atatürk Barajı gövde dolgusundaki anormal çökmenin durmasını ve temelde yer alan su kaçaklarının yapının emniyetini tehlikeye sokmamasını dilerim. Atatürk Barajı, daimi olarak sağlığı doktor kontrolünde tutulması gereken hasta gibidir."

Bugüne kadar Atatürk Barajı'nda bir tehlike haberi okumadım. Konuyu değerlendirecek bilgiye sahip değilim. Ancak kitapta okuduğum satırlar da yeterince uyarıcı geldi.

Nükleer santral için geri sayım
Enerji Bakanı Cumhur Ersümer'in "Olacak" dediği, Akkuyu Nükleer Santral ihalesi 15 Ekim gününe kadar belli olacak. Bundan iki yıl önce üç ayrı uluslararası konsorsiyum dosyasını Enerji Bakanlığı'na teslim etti.

Biri Kanadalı firma AECL'in başını çektiği ve içinde Güriş, Gama, Bayındır gruplarının olduğu konsorsiyum, diğeri ise Alman Siemens'in başını çektiği ve içinde Simko, Garanti-Koza, STFA, Tekfen gibi grupların yer aldığı konsorsiyum. Üçüncü konsorsiyumun durumu biraz karışık. Ortada net olarak yarışan AECL ve Siemens konsorsiyumu olacak gibi gözüküyor. İkisinin de fiyatları 5 milyar dolara yakın. Siemens'in biraz daha ucuz. Ancak yarış fiyatta değil, teknolojide yaşanacak. Çünkü iki firmanın uyguladığı teknoloji farklı. Siemens Grubu Başkanı Arnold Hornfeld "Bu siyasi bir karar. Eğer Türkiye gelişmiş dünyanın tercih ettiği nükleer santralden yana bir tavır koyarsa, en iyisiyiz diyoruz, o kadar" diyor.

Nükleer santral için geri sayım başladı. Çevreci gruplar ve siyasetçiler gerçek bir savaşa hazırlanıyor. Nükleer santral davasında; siyasi nüfusla beslenen bir ekonomik rant kuşkusu da ortaya çıkarsa, yeni bir krize daha gireceğimizden kimsenin kuşkusu olmasın.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır