IMF ile anlaşma için bu yılın başından itibaren iki taraf da çalıştı, kamuoyuna açıklamalarda bulunuldu. Mali piyasalar da böyle bir anlaşmayı önceden satın aldı. Artık bu aşamadan sonra IMF ile bir anlaşma olacak, olmak durumunda. Eğer iki tarafın iradesiyle bir stand-by yapılmazsa ekonomide ortaya çıkacak tablo böyle bir anlaşmayı zaten zorunlu hale getirecek.
* Uygulamanın önemi - Anlaşmanın yapılması bu aşamadan sonra yetmiyor. Hem rating şirketlerinin not yükseltmesi hem de uluslararası finans çevrelerinin kredi verebilmesi için anlaşmanın uygulanması önem taşıyor.
Bu durumda uygulamayı yapacak hükümetin kararlılığı ve kalıcılığı gündeme geliyor.
Bunun etkileyecek gelişmelerden biri, tatil dönüşünde bölgelerinden gelecek milletvekillerinin seçmenlerinin şikayetlerini, hükümete yansıtmaları. Seçmenlerin talepleri de deprem nedeniyle artmış durumda.
* Harcama baskısı - Milletvekillerini ve hükümeti önümüzdeki aylarda sıkıştıracak ve harcama baskısı altına alacak bir başka gelişme vatandaşın gündemi olacak. Kışa giriliyor olması yakacak, barınma sorunlarını artırıyor. Bu yıl özel olarak deprem bölgesinde insanların barınma, ısınma ve sağlık sorunları var. Deprem bölgesinde yaşayan nüfusun ilk haftalarda hissetmediği işsizlik sorunu giderek artacak. Bölgedeki esnafın sorunları da ağırlık kazanacak.
Depremin üzerinden belli bir zamanın geçmesi sonucu depremin olmadığı bölgelerdeki insanların bastırılmış olan iş sorunu ve diğer sorunları öne çıkacak.
Bütün bunlar Hükümet'in ve Meclis'in üzerinde harcama baskısı yaratacak. Ama öbür yandan stand-by anlaşması sonucu kemerlerin sıkılması gerekecek.
İşte böyle bir dönemde hükümetin kararlılığı ve istikrarı önem taşıyor.
* DYP Kongresi - Önümüzdeki dönemde siyaseti etkileyecek ikinci gelişme DPY Kongresi'nin toplanacak olmasıdır. Hem hükümet senaryoları hem de Cumhurbaşkanlığı seçimi için Kasım'daki Kongre, DYP-ANAP yakınlaşmasını ve işbirliğine giden süreci başlatılabilirse, siyasi dengeleri değiştirebilecek. Cumhurbaşkanlığı seçiminde de kilit rol oynayabilecek.
* Cumhurbaşkanlığı seçimi - Siyaseti etkileyecek bir üçüncü ve en önemli gelişme ise Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin gelecek yılın Mayıs ayında yapılması olacak. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin Türk siyasetinde hatta ekonomisinde önemli bir yeri var. Özal'ın Cumhurbaşkanlığı'na giden yolda sermaye hareketlerini serbestleştirerek bugünkü ekonomik yapıya yol açtığını belirtmek gerekir. Özal vefat ettiğinde de, bir günde hayatımız değişti. Ayrılmaz ikili olarak bakılan Başbakan Demirel hükümeti bırakıp Cumhurbaşkanı oldu, İnönü hem hükümeti hem siyaseti terketti. Çiller Başbakan'lık koltuğuna yerleşti.
Mayıs ayında yapılacak seçim Meclis'in açılmasıyla siyaseti giderek etki alanına alacağa benziyor.
Ekonomi hükümetin daha kararlı olmasını gerektirecek bir döneme girerken, siyasi takvim ise dengeci bir politikayı işaret ediyor.
Sonuç - "Korktuğunuz işi yaparak korkuyu öldürün"