Gazetecilere uyarı "Lüffen fazla kımıldamayın. Eşyalar kırılabilir." İçeri girdik. Ecevit ve Clinton rahatsız görünen tekli koltuklarda oturuyor.
Beyaz Saray görevlileri saat 12.35'te Oval Ofis'e girecek gazetecileri ofis ile bahçe arasındaki bir bölüme alıyorlar. Önce kameramanlar ve foto muhabirlerinin duracağı yerler belirleniyor. Gazeteci ve yazarlara da duracakları yerler tarif ediliyor. Görevliler sık sık aynı uyarıyı yapıyor: "Lütfen herkes yerini aldıktan sonra orada kalsın. Bir karışıklık olursa Oval Ofis'teki eşyalar zarar görebilir."
Birkaç dakika sonra önce kameramanlar ve foto muhabirleri, ardından da kura ile seçilen birkaç gazeteci içeri giriyor.
BAKANLAR KOLTUĞA SIĞAMADI
Başkan ve konukları yerlerini çoktan almış. Clinton ile Ecevit tek kişilik koltuklarda oturuyor. Ecevit, Clinton'ın sağında. Karşılıklı iki kanepede ise Türk ve Amerikalı Bakanlar yerlerini almış. Clinton ve Ecevit'e göre sağda bulunan üç kişilik kanepede 4 Türk Bakan oturuyor. Başta Enerji Bakanı Cumhur Ersümer var. Sonra sırasıyla Dışişleri Bakanı İsmail Cem, Devlet Bakanı Recep Önal ve Sanayi Bakanı Kenan Tanrıkulu bulunuyor. 4 Türk Bakanın üçlü koltukta rahatsız oldukları belli.
Türk Bakanların tam karşısındaki kanepenin en başında ise Amerikan Dışişleri Bakanı Madeleine Albright var. Ortada Clinton'ın Ulusal Güvenlik Danışmanı Sandy Burger. Koltuğun diğer ucunda ise ABD'nin Türkiye Büyükelçisi Mark Parris yerini almış.
AB VE BORU HATTI
Photo Opportunity adı verilen bu kısa kabul, Clinton'ın sözleriyle başlıyor. Başkan, Ecevit için "Seçkin bir lider" deyimini kullanıyor ve "Türk Başbakanı ağırlamaktan büyük bir onur ve mutluluk duyuyorum" diyor.
Clinton'ın gündemi anlattıktan sonra söylediği cümleler ise Ecevit'in yüz hatlarında gözle görülür bir yumuşamaya yol açıyor. Şöyle diyor Başkan: "Bu görüşme, son derece pozitif bir ortamda ve umut dolu olarak başlıyor.
Kısa girişten sonra birkaç soruya izin veriliyor. İlk soru Bakü-Ceyhan'la ilgili. Clinton cevabında, ABD'nin tutumunun Türkiye'den yana olduğunu ve değişmeyeceğini belirtip, "Bakü-Ceyhan Boru Hattı'na büyük ilgi duyuyoruz. Desteğimizi hararetle sürdüreceğiz" diyor.
Clinton bir başka soru üzerine, Türkiye'nin AB'ye entegrasyonunu desteklediğini söyleyip şunu vurguluyor: "Yaklaşık 7 yıl önce Başkanlık görevine geldiğimden beri, daha ilk günden itibaren Türkiye'nin AB'ye entegrasyonunun çok önemli olduğunu söylüyorum. Avrupa'nın bazı başkentlerinde Türkiye'ye yönelik yaklaşımlar değişmeye başladı. Yunanistan ile ilişkiler ve insan hakları konusundaki ilerlemeler, bu olumlu havaya yardımcı olacak. Sanıyorum çok doğru bir zamandayız. Türkiye, NATO ve bazı stratejik işbirliği kurumlarının da çok önemli bir parçası. Dünyanın çok kritik bir bölgesinde bulunan Türkiye'nin rolünü gelecek için çok önemsiyorum." Oval Ofis'teki kısa basın toplantısı, bu cümleden sonra bitiyor. Yerli-yabancı 25 gazeteci dışarı çıkıyor ve günlerdir beklenen görüşme başlıyor....