


Başbakan'ın sağlığı
Bülent Ecevit'in sağlığıyla ilgili söylentiler giderek yaygınlaşıyor. Aslında bu tartışma seçimlerden önce de yaşanmış ve Cüneyt Arcayürek'in köşesinde konu bir kaç kez dile getirilmişti.
Bunun üzerine Bülent Ecevit bir açıklama yaparak "Hiç bir hastalığının olmadığı" nı açıklamak zorunda kalmıştı.
Önemli bir sorumluluktu bu!
Çünkü bir halktan, beş yıllığına yönetme vekaleti isteyen kişinin, sağlığıyla ilgili olarak doğru bilgi vermesi ve hiç bir şeyi saklamaması gerekirdi.
Ecevit'in dürüst bir kişi olduğu ve halktan beş yıllık vekalet isterken doğru söyleyeceği var sayılarak konu kapatıldı.
ooo
Şimdi aynı tartışma Bülent Ecevit tarafından tekrar başlatıldı.
Geçenlerde katıldığı 30 Ağustos törenlerini unutan ve Eylül'le Ağustos'u karıştıran bir başbakanın tartışılmamasına imkan yok.
Amerika gezisi öncesinde yaşananlar ve uzun zamandır kulaktan kulağa dolaşan söylentiler doktorlara göre alzheimer hastalığını çağrıştırıyor.
Doktorlar Ecevit'in yürüyüşüne, kollarından birinin sabitlenmesine, bacaklarıyla kollarını hareket ettirişine bakarak parkinson ve alzheimer tahmininde bulunuyorlar.
ooo
Alzhemier hastalığının en tipik göstergesi zaman ve mekanı karıştırmak.
Bu hastalığa yakalanan kişi, Eylül/Ağustos örneğinde olduğu gibi bazen zaman kavramını yitiriyor. 10 yıl önce olan bir şeyle, dünü birbirine karıştırabiliyor.
Mekanda da aynı karışıklık söz konusu.
Mesela bir lokantadayken, orasını kendi evi sanarak herkese "Hoşgeldin!" diyebiliyor.
Bir toplantının orta yerinde tuvalete gitse, dönüşte herkesi ilk kez görüyormuş gibi selamlayabiliyor.
Konuşulanları unutabiliyor.
ooo
Bülent Ecevit'in böyle bir hastalığa yakalanmamış olmasını ummak isteriz.
Dileriz ki sağlığında hiç bir aksama yoktur ve sergilediği garip davranışlar yorgunluk eseridir.
Ama bir ülkenin idaresi tahminlere, niyetlere dayandırılamaz.
Ecevit'in bir an önce çok güvenilir bir sağlık kuruluşuna muayene olması ve sonucu açıklaması gerekir.
ooo
Yıllar önce yaşlı bir politikacı için anlatılan fıkrada, yaşlı adam bunamadığını ispat etmek için "Hafızam çok yerindedir maşallah!" diyerek nazar değmesin niyetine tahta masaya vuruyor ve tık tık sesi üzerine de "Kim o?" diye soruyordu.
Bülent Ecevit için böyle fıkralar anlatılmasına üzülürüz.
Bu yüzden bir an önce açıklık, bir an önce saydamlık!