kapat

29.09.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
inter merkez
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
YAVUZ DONAT(ydonat@sabah.com.tr )


Ecevit'in sağlık raporu

Profesör Doktor Mehmet Haberal... Yılların Hoca'sı... Cumhurbaşkanı, Başbakan... Liderlerin, bakanların çoğu hep Haberal'ın dostu.

- Hocam, Başbakan nasıl?

Ve hemen ardından ikinci soru:

- Hocam, sakladığınız bir şey mi var?

Haberal Hoca güldü:

- Sor... Aklına takılan ne varsa, hepsini sor?

Biz de "her şeyi" sorduk.

Ve söz şimdi Hoca'da...

***

- Biz doktoruz.... Bir şeyi "saklama hakkına" sahip değiliz.... Hele konuşulan Başbakan'ın sağlığı ise... Kimden, neyi saklayacağız?... Saklarsak... Sonunda kaybeden kim olacak?.. Bunun bilinci içindeyiz.

***

- Sayın Başbakan'ın sol kulağında yıllardır işitme cihazı var... Eski bir cihaz... Ama Sayın Ecevit, o cihaza alışmış... Değiştirmemizi istemediler.

- Ya sağ kulak?

- İşitme azalması teşhisi konuldu. "Yeni... Dijital bir cihaz" yerleştirildi... Cihaz, sese göre, kendi kendini ayarlıyor.

- İki cihaz arasındaki uyum?

- Mükemmel.

- Başbakan'la en son ne zaman konuştunuz?

- Amerika'ya gidişlerinden bir gün önce...

- Ne konuştunuz?

- Adapte olup olmadığını sordum... "Çok rahatladım" dedi...

***

- Sayın Başbakan'ın yılda bir kez mutlaka genel kontrolden geçmesi gerekiyor... Bunu kendilerine söyledim.

- Hasta olduğu için mi genel kontrol?

- Hayır... Herkesin geçmesi gerek.

- Öyleyse genel kontrolden geçirin.

- İkna edeceğiz... Geçireceğiz.

- Bugüne kadar neden geçirilmedi?

- Bir şeyi hissettim... Kimse yanlış anlamasın ama... Bu konu çok önemli.

***

İşte, Haberal Hoca'nın ağzından "çok önemli" konu:

- Hepimiz insanız... Hepimizin doktora gitme hakkı var... Ama sizler... Sayın basın mensupları... Ne olur beni anlayın... Ama yanlış anlamayın... Sayın Başbakan hastaneye gelince... Kameralar... Canlı yayın araçları... Mikrofonlar... Tam bir medya ordusu... İşte bu konuda Sayın Ecevit'in huzursuz olduğunu... Rahatsızlık duyduğunu hissettim... Lütfen... Rica etsem... Bütün dünyada olduğu gibi... Rahat bırakılsa... Rahatça gelip, kontrolden geçecekler.

***

- Hocam, Sayın Ecevit'in sağlığı ile ilgili bir şikayeti var mı?

- Hayır... Söylemedi. Görmedim.

- Hocam... Unutkanlık... Veya sürç-ü lisan... Eylül diyecekken, Ağustos demesi falan...

- Bu, herkeste olabilir?

- Hocam, normal mi?

- Sayın Başbakan yorgun.

- Ne kadar yorgun?

- Çok yorgun... Şimdi herkes, kendisini Sayın Ecevit'in yerine koysun... O zaman beni daha iyi anlarsınız.

- Sinir sistemi nasıl?

- Bu yoğun çalışma... Bu kadar devlet işi... Vallahi, bu şartlarda, bu kadar sakin olduğu için... Sayın Ecevit'i kutluyorum.

***

Liderler eleştirilirler.

Ama eleştirinin ilk maddesi "doğum tarihi" olmamalı.

"Ünlü Kanije Savunması'nın kahramanı Tiryaki Hasan Paşa, Kanije zaferini kazandığında (1601) 87 yaşını doldurmuştu.

Hâlâ enerjisini koruyordu ama...

Belinin artık bükülmüş olması, at üstünde dik oturarak kılıç sallamasına engel oluyordu.

Paşa, savaşa girerken, vücudunun kalçadan yukarı kısmını, urganla sıkıca sardırıyor, böylelikle, alçıya alınmış gibi, belinin dik durmasını sağlıyordu. (Kanije Savunması ve Tiryaki Hasan Paşa -Kültür Bakanlığı Yayını- Hazırlayan Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüd Başkanlığı - Kasım 1986)"

Zaferden sonra Padişah'ın yolladığı fermandan birkaç söz:

- Sen ki Kanije Beylerbeyi ihtiyar kulum ve ileri görüşlü Hasan Paşa'sın... Sana Vezirlik verdim...

Osmanlı'dan alacağımız çok ders var.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır