kapat

29.09.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
inter merkez
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
AHMET VARDAR(avardar@sabah.com.tr )


Adapazarlılar endişe, huzursuzluk ve karamsarlık içindeler...

Ben bu köşede devamlı olarak halkın onurunu, gururunu, çaresizliğini ortaya koyarak savunuculuğunu yapmaktayım.

Her zaman olduğu gibi bundan sonra da bu görevi yılmadan ve bıkıp, usanmadan yapmaya devam edeceğim. Dikkat ederseniz deprem sonrasında da diğer konuları bir süre kenara koyup, oradaki problemleri dile getirdim ve elimden geldiği kadar yardımcı olmaya çalıştım. Olayın önemi her zaman bizleri de o yöne yöneltiyor.

Bu arada irtibatta olduğum birçok okuyucum da benim bu tutumumu normal karşıladı ve "Haklısın Ahmet bey... Bizim sorunlarımızı geriye atıp, deprem bölgesine öncelik vermenizi çok normal karşılıyoruz. Zira bizim sorunlarımız bu büyük felaketi yaşayan insanların yanında devede kulak kalır..." dediler. Onun için bu sıralarda çok büyük ve acil olan bu konu üzerindeki yazılarımı yoğunlaştırmama herhalde birşey demiyeceksiniz.

Şimdi gelelim Adapazarlıların yoğun dertlerine... Orada bir öğretim görevlisi olan Zekiye Mıhçıoğlu konuları dile getirirken şöyle diyor; "Daha bir ay önce insanların huzur içinde oturdukları bu güzel şehir şimdi yıkık, dökük... Belirli bölgelerde sanki üzerinden silindirin geçtiği, binalarda hayaletlerin cirit attığı bir yerleşim alanı... Peki ya insanlar?... Onlar nerede?... Sokaklarda veya bulabildikleri çadırlarda veya çadır kentlerinde... Bu çaresiz ve korunmasız insanlar geleceklerini göremiyorlar. Hala bir çok konularda BELİRSİZLİK var. Bu gururlu insanlar sessizlik içinde. Kara kış hızla yaklaşıyor. Akşam olunca basan karanlık ve her tarafa yayılan soğuk Adapazarı'nda yaşayan insanları daha da ÇARESİZ bırakıyor ve KARAMSARLIĞA itiyor.

Buradan haykırmak istiyorum, bu içler acısı durumun en aza indirilmesi ve son bulması için;

1- Bu insanlar için yapılan para yardımı bir an önce yerini bulsun. isteyen depremzedeye parası, isteyenlere evi verilsin...

2- Lütfen, yardım için toplanan paralar sahtekarlara, tefecilere, çıkarcı gruplara kaptırılmasın...

3- Yapılan yardımlar şeffaflaştırılsın. Hangi paranın nerede kullanıldığı veya kullanılacağı açıklansın. Açıklansın ki, halk yapılan yardımın yerine ulaştığını görsün ve daha çok yardım elini uzatsın...

Türk halkı kara günlerde her zaman "YEK VÜCUT" olmuştur ve "BİRLİK ve BERABERLİK" içinde sorunlarına "AKIL ve BİLİMİN REHBERLİĞİNDE" çözüm bulmuştur."

İşte dertler, işte çözüm yolları... Ama aradan 45 gün geçmesine rağmen ne yapıldı, ne edildi, paralar nerede, kimlere dağıtıldı?... Ortada hiçbir şey yok... Üstelik yardım yapmak isteyen kuruluşlara da engel olunuyor. Bu konuya daha sonra tekrar değinecek, bazı ağır sözler söyleyeceğim.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır