İnsanın kendi iradesinde olmadan karşısındakini düşman bilerek nefret etmesi, sevmemesi, hatta daha da ötesi kin duyması ne kötü bir şey değil mi? Yunanistan'la olan bütün bu anlamsız düşmanlığın arkasında yıllardan beri süregelen kötü devlet politikaları, yanlış bilgilendirilme, çıkar kavgaları ve daha neler neler var...
Yunan halkı ile kuşaktan kuşağa süregelen düşmanlığın sona ermesi, gecikmiş olan dostluk adımlarının karşılıklı atılmaya başlanması inanın beni çok mutlu ediyor. Söz açıldığında sadece "suyun öteki tarafı" veya "komşu" olarak tabir ettiğimiz "O" insanlar hakkında sadece bu iki kelimeden fazlasını bilmiyoruz. Ama beynimize "düşman" olarak giren bu husumetten artık kurtulmanın zamanı.
Neyse... Ben geçen hafta Açıkhava Tiyatrosu'ndaki konsere gelmek istiyorum. Marmara Bölgesi'ndeki depremde zarar gören ailelere yardım amacıyla düzenlenen "Dostluk gecesi"ni ünlü sanatçı Neco düzenledi. En yakın yardımcılarıysa eşi Oya ile büyük kızı Zeynep Özyılmazer idi. Türk ve Yunanlı sanatçılar el ele vererek çıktılar sahneye.
Yardım amaçlı gecede barış ve dostluk türkülerini birlikte söylediler. İlk kez bir konserde, yıllardan beri birbirlerini düşman gören iki ülkenin insanları yanyana, omuz omuza oturup ellerindeki Türk ve Yunan bayraklarını birlikte salladılar.
Davetlilerin çoğu İstanbul'da yaşayan Yunanlı aileler ve çocuklarıydı. Ve konserin en anlamlı anlarından birisi ise Ayten Alpman'ın meşhur şarkısı "Bir başkadır benim memleketim"i ünlü Yunanlı şarkıcı Andonis Remos'un Türkçe olarak söylemesi idi. Andonis'in bu anlamlı jestine Açıkhava'da konsere gelen herkes eşlik edince, ortaya çıkan manzara gerçekten duygu dolu anların yaşanmasına neden oldu.
O günkü sezon açılışı gerçekten güzeldi. Bu seneden itibaren müzayedede satışı yapılan eşyalar, artık dolar üzerinden değerlendirilecek. Biliyorsunuz Eskidji Müzayede Salonu'nda bugüne kadar açık artırmalar hep Türk parası ile yapılıyordu.
Türkiye'de enflasyona bağlı olarak satılan malların değer kazanması açısından bu yola başvurmuşlar. O gün müzayedeye çıkan mallar iki dolardan artırmaya çıktı. Evet, yanlış okumuyorsunuz sadece iki dolardan... Zaten bu seferki müzayede sezon açılışı için olduğundan rakamlar sembolikti. Örneğin; görünüşü bile insanın içini bir hoş etmeye yeten, şahane bir kristal vazo... Müzayede fiyatı sadece iki dolar!.
Valla ne yalan söyleyeyim artırmada o kadar güzel mallar vardı ki almamak için kendimi zor tuttum. Niçin mi? Alemsiniz yani... Bir müzayedelere katılmam eksikti; alışkanlık yapar ve devam edersem, ayın 15'inden itibaren atv'deki sevgili Genel Müdür'üm Fatih Edipoğlu'nun kapısında yatmam gerekir...