kapat

27.09.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
inter merkez
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
ŞÜKRÜ KIZILOT(skizilot@sabah.com.tr )


Ekonomide güvenilir ve inandırıcı olmak

Türkiye ekonomisinin sorunları bir günün, bir ayın ya da bir yılın sorunları değil. Bunlar, yıllardır süregelen ve üstüste yığılıp büyüyen sorunlar...

Sorunların bu boyutlara ulaşması, kuşkusuz ekonomi yönetimiyle de yakından ilgili. Ekonomiyi yönetenler, yıllardır söz üstüne söz veriyorlar, geleceğe yönelik hedefler açıklıyor, tahminlerde bulunuyorlar.

Sonuçta, bunların hiçbiri söylendiği gibi gerçekleşmiyor.

Verilen sözler ve gerçekler

Önümüzdeki Ekim ayının ortalarında, 2000 yılı bütçesi, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'na sunulacak.

Her yıl bütçe hazırlanırken, izleyen yılın enflasyon oranı, bütçe açığı, doların ortalama kuru, iç ve dış borç tutarı, özelleştirme hedefi, gelir ve gider tahminleri açıklanır.

Ardından aylar geçer, gerçekleşen tutarlar belli oldukça, ekonomiyi yönetenlerin samimi ve inandırıcı olmadıkları ortaya çıkar. Örneğin, 1999 yılı "enflasyon oranı" ve "bütçe açığı" tutarının, başlangıçta açıklananın iki katına ulaşacağı şimdiden belli oldu bile...

Oysa, ekonomiyi idare edenlerin "samimi" ve "inandırıcı" olmaları gerekiyor. Verdikleri söz, belirledikleri hedef ve yaptıkları açıklamaların, kuşku ile karşılanmaması, hukukun temel ilkelerinden uzaklaşılmaması gerekiyor.

Geçmişte bunun sayısız örneklerini yaşadık. Yaşadıkça da, ülkeyi yönetenler güvenilir ve inandırıcı olmaktan uzaklaştılar, hem içeride hem de dışarıda puan kaybettiler.

2000 yılı bütçesi
2000 yılı bütçesi hazırlık çalışmalarının sonuna yaklaşılmış durumda.

Bu aşamada, Devlet bütçesinde "gelir-gider dengesini sağlamak", hükümetin önündeki en önemli mali sorun olarak gözüküyor. 2000 yılı bütçesinin samimi ve ciddi bir şekilde hazırlanması, buna göre de doğru ve inandırıcı hedeflerin ortaya konması gerekiyor. Böyle olmalı ki, Türkiye inandırıcılık sorunu ile karşı karşıya kalmasın, ulaslararası yatırımcılar nezdinde puan kaybetmesin.

Maliye Bakanı Oral, ısrarla şunları söylüyor;

Ekonomide mucizeye yer yok"

Ardından, reçetesini de açıklıyor;

"Doğru tedbir, doğru uygulama ve doğru takvim"

IMF Türkiye Masası Şefi Carlo Cottarelli de, benzer şeyler söylüyor;

"Türkiye'nin bizim vereceğimiz paraya ihtiyacı yok. Doğru iktisadi politikalara ve programlara ihtiyacı var."

Şu aşamada birinci öncelik;

Kamuda, harcama reformu!..
Devlet harcamalarını kısmak, vergi kayıp ve kaçağını azaltıp, gelirlerini artırmak zorunda. Bu aşamada, "ek vergi" alınması da, kaçınılmaz gözüküyor.

Özetle, ekonomide güvenilir ve inandırıcı olmak, "mali disiplin" ile gerçekleşir. Mali disiplin olmadan, ekonomiyi düzlüğe çıkarmak ve dış kaynak akışını hızlandırmak hayaldir.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır