kapat

27.09.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
inter merkez
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
AHMET VARDAR(avardar@sabah.com.tr )


Cezaevleri rezaleti!...

Bir değil, iki değil, üç değil, kimbilir bu kaçıncısı... Defalarca uyardık, defalarca bizzat görüşerek, devrin Adalet Bakanlarına işin rehametini belirttik. Ama hep uyutulduk... Dikkat edin, uyutuldum demiyorum. Milletçe uyutulduk...

Her olaydan sonra, "Bundan böyle en sıkı tedbirler alınacaktır." denmesine rağmen, hiçbir şey yapılmadı ve "Dışı sizi yakar, içi bizi..." misali cezaevleri rezaleti sürdü, durdu. Neden?... Onu bir türlü anlayamıyorum. Mesele çok açıkca ortada. Kırklık, ellilik koğuşlarda kaldıkça mahkumları disipline etmek zor... Zaten artık dünyanın hiçbir yerinde böyle koğuş sistemi kalmamış. Ama nedense bizde o kadar ilericiliğimize, o kadar aydınlıkçılığımıza rağmen Osmanlı'dan kalma bu sistem değiştirilmez.

Hemen her sene koğuşlarda ağalık mücadelesi yapılır ve hakimiyeti korumak için kan dökülür... Dökülen kanlar da maalesef o mahkumları disipline edecek görevlilerin içeri soktukları silahlarla meydana gelir. Ve her seferinde başta Adalet Bakanı olmak üzere yetkililer ekranlara çıkar, ya da gazetelerin baş sayfalarında boy göstererek, "Güvenlik güçlerimiz isyanı bastırmıştır. Şu anda bahse konu cezaevinde hayat normale dönmüştür" derler. Vatandaş ta "Oh!... ortalık süt liman oldu, bravo yöneticilere" diye düşünür.

Aradan bir gün geçer. İçeride yapılan aramalardan sonra 6 tabanca, 16 tane şiş, 5 cep telefonu, külliyetli miktarda esrar, eroin, hap gibi maddelerin bulunduğu büyük bir iftihar meselesi olarak açıklanır. Biz de, "Afferin görevlilere, neler yakaladılar" der, takdir ederiz. Bir Allah'ın kulu da "Bu cezaevlerinde asayişi neden temin edemiyorsunuz be kardeşim?... Bu silahları, bu uyuşturucu maddelerini içeriye kim soktu?..." demez. Ve böyle gelir, böyle gider...

Pekii hal, çaresi yok mu bu işin?... Kimse bir çözüm yolu akıl edemiyor mu?... Vallahi bütün yetkililer cin gibi zeki... Bu işin nasıl çözüleceğini bal gibi biliyorlar. Ama neden hal yoluna gitmiyorlar bir türlü anlayamıyorum. Yahu "Koğuş sistemi" sakıncalı ise, bu sistemde içeriye görevli sokamıyorsan "Oda sistemine" geçersin. 8'er kişilik odalar yaptın mı, oldu bitti... Bunu yapmak için de çok zengin veya büyük alim olmak gerekmiyor. Şu andaki cezaevlerinin koğuşlarını beton duvarlarla ufak bir masraf yaparak bölebilirsiniz. Hatta hatta bunları yaparken içerideki mahkumların bilek kuvvetlerinden de yararlanabilirsiniz. Hem çalışırlar, hem üç-beş kuruş para kazanmış olurlar, hem de güvenlikleri sağlanmış olur.

Pekii benim yapmış olduğum şu basit önerinin daha da değişmiş örneklerini yapmak için neden hiç çalışma yapılmıyor?... İlla ödenek çıksın da yeni cezaevleri yapalım diye mi bekliyorsunuz?... Bırakın şu kırtasiyeciliği, pratik olun, iş bitirin... Zira her çıkan gürültü ve çatışmada adam ölüyor, adam... Her geçen gün de aleyhinize işliyor, bilesiniz...

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır