


İnce hesaplar
Siyaset iyice tatilde.
Olağanüstü devreler vardır hani, tıpkı o'na benziyoruz.
Nasıl ki meselâ 80-83 arası kimse politika konuşmazdı, şimdi de seçimden beri aynı sessizlik var... Bir de deprem geldi, üzerine tüy dikti.
Ortalıkta politika konuşan tek insan kalmadı.
Ne Çiller'e söven var, ne Yılmaz'ı öven...
Ne Ecevit'e kızan, ne de Bahçeli'yi yeren.
Bu koalisyon 5 yıl sürse, kimsenin umurunda değil...
Yuvarlanıp gidiyoruz işte.
*
Ne var ki, Demirel'in süresinin bitimine daha yedi buçuk ay varken, birdenbire Çankaya konuşulmaya başladı.
Hayrola.
Hangi dağda kurt öldü.
Parti liderlerinin, durup dururken Demirel'e yeni süre önermeleri, şirin mesajlar yollamaları ve -şimdiden- güven tazelemeleri acaba ne anlama geliyor?
Elbet vardır bir hesapları.
Ama Demirel yutar mı?
*
Çok erken olduğu için ben bu konuya girmiyorum.
Çünkü yedibuçuk ay zarfında köprülerin altından daha çook sular geçecek.
Bir kere, meclis aritmetiği değişecek.
Birisi CHP olmak üzere en az 2 parti daha meclise girecek...
Unutmayın... DYP kongresinin ardından artçı şoklar da gelebilir... İster Çiller'le devam, ister Çiller'siz devam, yepyeni bir fay hattı oluşabilir.
Yâni, yedibuçuk ay, çok şeylere gebe.
*
Anayasa'nın 101'inci maddesini (yâni Cumhurbaşkanı seçimiyle ilgili hükmü) değiştirmek için nasıl gizli pazarlıklar yapılabilirse, değiştirmemek için de gizli pazarlıklar yapılabilir.
Herşey mümkün.
Merhum Fahri Korutürk'ün nasıl Cumhurbaşkanı olduğunu biliyorsunuz.
Daha iki gün evvel Divan Pastanesi'nde sütlü kahvesini içiyordu. Birdenbire Moda'daki evini telefonla arayıp acele gel, Cumhurbaşkanı oluyorsun deyiverdiler.
Gitti.
Gidiş o gidiş.
Buradaki ince tercih, Korutürk'ü Cumhurbaşkanı yapmaktan ziyâde "başkasını" yaptırtmamaktı.
*
Bu bakımdan, birbirlerinin yolunu kesmek isteyen taraflar, Demirel'e danışmadan ama Demirel'e dair ahkâm kesebilirler...
O'nu 2'inci def'a Çankaya'da tutmaktan ziyade, Çankaya'dan Kızılay'a inmesini engellemek için de güven tazeliyor gibi görünebilirler.
Bunları Demirel yutar mı?
Yutmaz.
Ama ne yapsın?
Bu def'a olay, o'nun dışında gelişecek. Ve Demirel hep susacak.
*
Öyle görünüyor ki, bu meclis, kendi içinden birini, kolay kolay Cumhurbaşkan seçemez. Seçemeyince de fesh'olur.
Bu bakımdan Demirel'i elde garanti olarak tutuyorlar. Anladık.
Ama Anayasa, dışardan biri'nin Cumhurbaşkanı olmasına da izin veriyor.
İşte... Meselenin püf noktası burada... Ve de tâlip çok.
Yâni meclisin içerisinden çok, dışarısına dikkat...
Yoksa iş içeride bitecekse, Demirel şimdiden seçilmiş sayılır... Tebrikler.
Zaten bu yüzden sıraya girip bağlılıklarını bildiriyorlar.
Ama daha yedi buçuk ay var. Uzun bir süre bu... En iyi Demirel bilir ki, siyasette bazen 1 hafta bile çok uzun bir süredir.