kapat

27.09.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
inter merkez
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
SEDAT SERTOĞLU(ssertoglu@sabah.com.tr )


Konumuz tahkim

Avukat Selim Sarıibrahimoğlu'nun tahkim konusunda son derece ilginç ve önemli görüşleri var.. Şimdi gelelim bu ünlü avukatın anlattıklarına..

Sarıibrahimoğlu "Uluslararası tahkim yerine düzenleyici organ" kullanılmasını ve bütün dünyanın da bunu yaptığını örnekler vererek anlattı geçenlerde.. Tahkim'in enerji özelleştirmelerinde önemli sorunlar yaratacağından örnekler veren Selim Sarıibrahimoğlu, bu yasanın yangından mal kaçırırcasına çıkartıldığını belirtirken "Elektrikte kamu adına düzenleyici bir organın en önemli fonksiyonu, yeterli ve sistemi tehlikeye düşürmeyecek kalitede elektrik üretiminin düzenlenmesini sağlamaktır" dedi. Daha sonra bir Fransız uzmanın tahkim konusunda "Bir an için tahkimi hukuken çıkar yol olarak görsek bile, bu durum uluslararası çağdaş ticari anlayışa da uygun değildir. Enerji alanında faaliyet gösteren büyük firmaların borsada yer almaları, yerleşebilmeleri için, çağdaş dünyaya uygun bir statüde olmaları gerekir. Tahkimli enerji şirketleri, ki bunlar Avrupa Birliği normlarına haliyde aykırı olacaktır, önce Avrupa sonra dünya şirketlerinin yanında bir hilkat garibesi olacaktır. Ayrıca, tahkimi kendilerine yol sayanlar, dünya hakemlerinin yalnızca güçlü şirketlerin yanında yar almaları ihtimalini gözardı etmektedirler" dediğini de kaydetti.

Avrupa Birliği ülkeleri ve ABD'nin tahkim yerine düzenleyici organ oluşturmuşken, ülkemizde, hem de hukukçu olmayan kişilerin ortaya çıkardıkları "Globalleşiyoruz, öyleyse tahkimleşelim" dediklerini anlatan Selim Sarıibrahimoğlu, "Bu, çağdaş uygulamadan tamamen uzak olan ve ülkenin yapısını tamamiyle güvensiz hale getiren tehlikeli bir süreçtir" dedi.

Kamu adına düzenleyici organların bulunduğu yerde tahkime gerek olmadığını da kaydeden Sarıibrahimoğlu düzenleyici organ konusunda da şunları söyledi:

"Elektrik, su, telekom gibi kamu hizmetlerini yürüten şirketlerin, hükümetlerin sosyal tedbirlerini de karşılaması gerekmektedir. Özellikle enerji alanında, tüketici komisyonları ve düzenleyici organlar, teknik araştırmalar yapmak suretiyle, hizmetlerin gerektiği gibi yerine getirilip getirilmediğini kontrol ettiği, tüketiciye şeffaf bilgi ulaştırabildiği, tüketicinin avukatlığını yaptığı sürece aradaki denge sağlanacaktır. Bu düzenleyici organ gerek idari olarak ilgili bakanlık, gerekse yargı denetimine açık olacaktır."

Danıştay'ın bu projelerdeki denetiminin sadece hukuka uygunluk denetimi olacağını ve bunun da yeterli olmadığını söyleyen Selim Sarıibrahimoğlu, Hollanda Danıştay'ından örnekler vererek, bizim Danıştay'ın yasal olarak yapamadığı yerindelik denetimini yapabilecek bağımsız organın derhal kurulması gerektiğini, bu sayede de spekülasyonlardan uzak projelerin ortaya çıkacağını kaydetti.

Avrupa ülkeleri temsilcisi avukatlarla , bu konuda Ankara'da bir dizi toplantılar yapmakta olan Selim Sarıibrahimoğlu şu hususun üzerinde de durdu:

"Gerek kamu adına düzenleyici organın bulunmaması, gerek Danıştay denetimlerinin yerindelik denetimi dışında, sadece hukuki denetimle sınırlı kalması ve Danıştayca yapılan bu hukukilik denetiminin de Anayasa'da öngörülen kurallara uygun yapılmaması nedeniyle, Danıştay'ın imtiyaz sözleşmelerine ilişkin bugüne kadar yapmış olduğu hukuka uygunluk denetimlerinin ve verilen imtiyazların da hukuken yetersiz, geçersiz ve Türk ekonomosine zararlı olduğu düşüncesindeyim. Nedeni ise, bu imtiyaz sözleşmelerinin geçerli olması için, imtiyaz konusunu teşkil eden üretimi denetleyen, Anaüyasa'nın tüketicinin korunmasını esas edinmiş sosyal devlet ana kuralına uygun ve hukuken geçerli bir organın bulunması gerekir. Çünkü önemli olan üretilen enerjinin hem kaliteli, hem de tüketiciler tarafından satın alınabilir olmasıdır. İşte bu nedenlerden dolayı, Danıştay'ın imtiyazları vermeden önce yaptığı hukuki denetim ve verdiği imtiyazlar geçersizdir..."

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır