KÜÇÜK öğrenciler ve öğretmenleri, Gümüşdere plajında dalgaların ve bazı "dalgacı taticiler"in kumsala attığı pet şişe, kola kutusu, bira şisesi gibi öte-beriyi toplarken, ağızları klipsle kapatılmış büyük boy, siyah torbalara rastlamışlar. Önce açmakta tereddüt etmişler. Öğretmenler, çocukları "Ne olur ne olmaz" düşüncesiyle uzakta tutarak torbalardan birini açmış.. Ve gördükleri şey karşısında kapıldıkları dehşetten dilleri-dişleri kilitlenmiş.
ÇÜNKÜ torbanın içi iğrenç görünüşlü, leş kokulu "tıbbi atık"la doluymuş; kullanılmış sargı bezleri, ameliyat kalıntısı parçalar, vesaireler...
PET şişeye, gazoz kutusuna boşverip bu torbaların bazılarını kaptıkları gibi Istanbul'a dönmüşler. Tıbbi atıklardan alınan örnekler Amerika'nın California eyaletindeki Dünya Denizlerini Koruma Kurumu'na gönderilmiş.
BÖYLELİKLE dünyaya rezil olmamız bir yana, kendi korkunç gerçeğimiz de suratımıza şamar gibi inmiş oluyor: Bir hastane veya bazı hastaneler Kilyos plajlarını tıbbi atıkları için çöplük olarak kullanmakta!
GÖREVİ "insan sağlığını gözetip insan hayatı kurtarmak" olan bir hastane, veya bazı hastaneler, zehirli atıklarını insanların gezinti ve eğlence yerleri olan plajlara bırakıp doğayı hançerliyor, insan hayatına kastediyor!
CERRAHPAŞA Hastanesi'nin atıklarını insanların barındığı evler arasındaki boş arsalara bıraktığını SABAH-İSTANBUL'da daha geçenlerde çarpıcı ve ibret verici fotoğraflarla belgelemiştik; şimdi de Kilyos faciası..
KİLYOS kumsalını "tıbbi atık çöplüğü" olarak kullanan "korkunç hastane"yi bulmak, "facianın sorumluluları"na hadlerini bildirmek için ne yapılıyor; merak ediyoruz. Tanık isteniyorsa işte İngiliz öğretmen ve öğrenciler.
DURDURULSUN çevreye, doğaya... Ve insanın ta kendisine yönelik bu cinayet.