|
|
Tünel isyanı
Ankara Cezaevi'nde jandarma tünel şüphesiyle arama yapmak istedi. Mahkumlar direndi. Çatışma çıktı. 12 kişi öldü. İsyan 10 cezaevine sıçradı
Ankara Ulucanlar Kapalı Ceza ve Tutukevi'nde yasadışı DHKP-C örgütü üyesi tutuklu ve hükümlülerin tünel kazdığı ihbarı üzerine, cezaevi yönetimi koğuşlarda arama yapmak isteyince isyan çıktı. Jandarma ekipleri, Savcılık emriyle bir süredir sayım vermeyen ve tünel kazdıklarından şüphelenilen siyasi tutukluların bulunduğu 4'üncü koğuşta arama yapmak istedi. Ancak tutuklu ve hükümlüler direnişe başlayarak isyanın düğmesine de basmış oldu. Tutuklu ve hükümlüler kapıları açmayıp kapılara barikat kurdular. Bunun üzerine cezaevine güvenlik güçleri takviyesi yapıldı.
VE OPERASYON BAŞLIYOR
Güvenlik güçlerinin hazır olması üzerine operasyon başlatıldı. Koğuşlara göz yaşartıcı bombalarla müdahele edilirken mahkumlar da daha önceden içeri soktukları tabancalarla jandarmaya ateş açtı. Jandarma ve polis de gaz ve gözyaşartıcı bombayla karşılık verdi.
Jandarmanın koğuşlara tam anlamıyla hakim olması sabah saat 09.00'da kadar sürdü. Ardından ambulanslarla yaralılar hastanelere taşınmaya başladı. Yaklaşık 4 saat süren olaylarda 12 kişi öldü. Ölenlerden birinin, yasadışı DHKP-C üyesi Habip Gül olduğu öğrenildi.
24 KİŞİ YARALANDI
Olaylarda 24 kişi de yaralandı. Numune Hastanesi'ne kaldırılan 22 yaralıdan 13'ünün kimliği şöyle: Yıldırım Doğan, Muzaffer Kırbıyık, Ertan Özkan, Savaş Gök, İsmail Balcı, Mehmet Keskinkan, Murat Özçelik, Hasan Çoban, Erkan Gökoğlu, Behzat Örs, Cafer Tayyar Bektaş, Cengiz Arslan, Veysel Eroğlu.
Numune Hastanesi Başhekim Yardımcısı Doç. Bülent Erdoğan, "Bir yaralıda kurşun yarası var. Yaralılardan biri gardiyan, diğerleri mahkum" dedi.
Ali ÖZLÜER-Bülent ERGÜN-Mete TÜRKMEN-Zafer KÜTÜK-Ercan ÖZTÜRK-Ali BALCI
Saat saat isyan
03.00: Jandarma, Savcılık emri ile yaklaşık bir aydır sayım vermeyen ve tünel kazdıklarından şüphelenilen siyasi tutukluların bulunduğu koğuşta arama yapmak istedi.
03.10: İnfaz memurları koğuş kapılarının açılmasını istedi. Siyasi tutuklular koğuş kapılarını açmadı arkasına yığınak yaptı. Sayım vermemek için direniş başlatıldı.
03.30: Takviye birlikler cezaevine sevk edildi. Polis ve Jandarma panzerleri ile itfaiye cezaevi çevresine geldi.
03.45: Operasyon hazırlığı başladı. Cezaevi çevresi araç ve yaya trafiğine kapatıldı. Gazeteciler cezaevine yaklaştırılmadı.
05.00: Koğuşlara göz yaşartıcı bombalar ile müdahale edildi. Tutuklular ise biri kalem biçimindeki beş tabanca ile Jandarmaya ateş açtılar. Jandarma ve polis de gaz ve gözyaşartıcı bomba ile karşılık verdi.
05.30: İlk müdahale yarım saat sürdü. Askerler ve tutuklular arasından yaralananlar oldu. Ambulanslar Numune Hastanesi'ne yaralı taşımaya başladı. Mahkum yakınları da cezaevi çevresinde toplanmaya başladı.
09.00: Jandarma ve polisin koğuşlara tam anlamı ile hakim olması sabah 09.00'a kadar sürdü. DHKP-C ve TİKKO gibi sol örgüt üyelerinin direnişi kırılınca ortalık sakinleşti. Olaylarda 12 kişi öldü, aralarında bir Binbaşı 5 astsubayın da bulunduğu 24 kişi yaralandı.
09.30: Jandarma, başka cezaevlerine nakledilmesi gereken 33 kadın ve 43 erkek mahkumu etkisiz hale getirdi. Cezaevinde 5 tabanca ile çok sayıda şiş ele geçirildi.
10.30: Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, Adalet Bakanlığı Müsteşarı İhsan Erbaş, Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürü Ali Suat Ertuson ile bazı yetkililer Adalet Bakanlığı'nda bir araya geldiler.
Düğmeye kim bastı?
Ankara'daki direniş sürerken cep telefonları ile diğer cezaevlerine de durum bildirildi ve destek istendi. Böylelikle Ankara'da başlayan isyan her yana yayıldı. Sabah saatlerinde TV'lerin olayları duyurması da diğer cezaevlerindeki isyanları hızlandırdı. Farklı cezaevlerindeki DHKP-C üyesi tutuklu ve hükümlülerin aynı saatlerde isyan başlatması, olayın tek merkezden organize edilmesi olasılığını güçlendirdi. Bayrampaşa Cezaevi'nde yatan ve örgütün cezaevleri sorumlusu olan ercan Kartal'ın isyana liderlik ettiği iddiaları ortaya atıldı.
BAYRAMPAŞA VE ÜMRANİYE
Bayrampaşa Cezaevi C Blok'ta yasadışı DHKP-C örgütü üyesi tutuklular 4 gardiyanı rehin aldı. Engin Polat, Şirin Oduncu, Mesut Kuzu ve Erdoğan Suoruç adlı gardiyanların, sabah kahvaltı verildiği sırada rehin alındığı öğrenildi. Çağdaş Hukukçular Derneği üyesi Murat Çelik, Basri Akyüz, Behiç Aşçı ve Muhittin Köyoğlu dün saat 14.15'te Bayrampaşa Cezaevi'ne geldiler. Çelik, çıkışta yaptığı açıklamada, eylemcilerin amaçlarının, Ankara Merkez Cezaevi'nde yapılan sevkleri geri aldırmak ve cezaevlerinde meydana gelen olayların sorumlularının cezalandırılmasını istediklerini söyledi.
14 infaz memurunun rehin alındığı Ümraniye Cezaevi'nde de saat 07.00'den itibaren yoklama vermediler. Ümraniye Cezaevi'ne saat 15.30'da İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Başkanı avukat Eren Keskin ile şube üyesi 3 avukat geldi. Mısır Çarşısı bombacısı olarak yargılanan Pınar Selek'in babası avukat Alp Selek ile eşi Ayla Selek de cezaevine geldiler.
1 no'lu koğuşun penceresine "Cesaretiniz varsa gelin" yazılı bir pankart ve üstünde orak çekiç bulunan kırmızı bayrak asan mahkumların içerden, dışarının fotoğrafını çektiği gözlendi.
İsyan kısa sürede diğer cezaevlerine sıçradı.
Bursa Özel Tip Cezaevi'nde saat 11.00'de isyan çıktı. Eylemi cezaevindeki tüm örgütler desteklerken, PKK'lılar destek vermedi.
Çanakkale E Tipi Cezaevi'ndeki DHKP-C'li mahkumlar, 9 infaz koruma memurunu rehin aldı. Rehin alınan infaz memurlarının isimleri şöyle: Faruk Yavuz, İsmail Işık, Sedat Karagöz, İsa Işık, Süleyman Acar, Rafet Uzun, Erhan Doğan, Kamil Alaca ve Cahit Güngör.
Çankırı E Tipi Kapalı Cezaevi'nde 10 infaz memuru ve bir aşçı rehin alındı.
Bartın Özel Tip Cezaevi'nde, A-3 koğuşunda bulunan DHKP-C örgütü üyesi 42 mahkum, Aydın Tek, Faik Hotalak, Hikmet Candemir, Ali Top, Mustafa Yılmaz, Baki Tan ve Mehmet Durmuş adlı 7 infaz memurunu rehin aldı.
Gebze Özel Tip Cezaevi'nde yasadışı örgütlere üye 320 tutuklu ve hükümlü, cezaevinde görevli 2 müdür yardımcısı ile 2'si kadın toplam 20 infaz koruma memurunu rehin aldı.
Aydın E Tipi Cezaevi'nde 42 tutuklu ve hükümlünün, kaldıkları 2 koğuşta önceki geceden bu yana sayım vermedikleri bildirildi.
Bergama Cezaevi'nde C-3 ve C-4 koğuşlarındakiler, ekmek dağıtımı yapan infaz koruma memurlarından 5'ini rehin aldı.
Adana Ceyhan'daki Özel Tip Cezaevi'nde terör suçlusu mahkumlar bir hafta önce başlattıkları sayım vermeme eylemini dün de sürdürdü.
Ecevit: Devlet görevini yerine getirecektir
BaŞbakan Bülent Ecevit, ABD'ye giderken, uçağının ikmal yapmak için indiği Brüksel Havaalanı'nda cezaevlerindeki isyan konusunu değerlendirdi. Bu olayların, cezaevi nakillerine ve aramalara karşı yapılan eylemler olduğunu belirten Ecevit şöyle konuştu:
"Aslında devlet, son günlerde cezaevlerinde kendi otoritesini sağlamak için ciddi bir atılıma geçmiş durumda. Anlaşılan, cezaevlerini fesat yuvası olarak kullanmaya alışmış olan kimseler, cezaevlerinde tamamen devlet kontrolü dışında bir düzen kurmaya alışmış olan çevreler, buna karşı tepki uyandırıyorlar. Fakat devlet, cezaevlerinde otoritesini her ne pahasına olursa olsun yerleştirmek zorundadır."
Ecevit, "Cezaevlerindeki olaylar, Meclis gündemindeki af yasasını etkiler mi?" sorusuna da, "Bizim, DSP açısından söylüyorum; bizim öngördüğümüz af yasası, kader kurbanlarını yani ekonomik ve sosyal düzendeki adaletsizliklerin doğurduğu suçlardan mahkum olan kimseleri bir affa kavuşturmak. Bu ayaklanmalar herhalde o kesimden geliyor değil. Onlar, bu ayaklanmalarda mağdur olmuş oluyorlar" diye yanıtladı.
"Cezaevindeki ayaklanmanın tarafları ve nedeni belli mi?" sorusunu da yanıtlayan Başbakan, şunları kaydetti: "Ankara'dan gelen habere göre, cezaevindeki nakillere karşı çıkılması, yani 'Bırakın devlet karışmasın. Koğuşlarımızda her türlü silah bulunsun, cebimizde silah bulunsun'... Bu imtiyazı istiyorlar. Bu, dünyanın hiçbir yerinde olacak şey değil. Yani bunun demokrasiyle filan da ilgisi yok. Devlet olan yerde cezaevleri elbette devletin kontrolü altında olacaktır. Buna karşı çıkılmasını kabul etmek olanaksızdır."
Affın uzaması sıkıntı yarattı
MHP Genel Başkan Yardımcısı Şevket Bülent Yahnici, dün MHP Genel Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında ceza infaz sistemi ve adli sistemin işleyişi ile tutuklu ve hükümlülerin cezalarını çekmesinde yanlışlıklar olduğuna işaret ederek, sorunların topyekun ele alınması gerektiğini belirtti.
Af yasasının şu ana kadar çıkması gerektiğini belirten Yahnici, "Af normal şartlarda çıkmış olsaydı iyi olurdu" dedi. Yahnici, affın uzamasının sıkıntı yarattığını kaydetti.
Yahnici, af kapsamında olan ve çete suçlularının yargılandığı Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 313'üncü maddesinden ceza indirdimi getirildiğini söyledi ve bu maddeden cezaevinde yatan hiçbir MHP'li ve ülkücünün bulunmadığını öne sürdü.
|
Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|