kapat

27.09.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
inter merkez
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Olacağı buydu!
Bir yanda hastalara yeterli ilgiyi göstermeyen, yanlış tedavi eden, eski teknoloji ile 'idare eden' Kızılay...

Diğer yanda hastayı baştacı eden, güleryüzlü, en son teknoloji ile hizmet veren bilgili uzmanların yer aldığı Kızılhaç...

Depremzede tercihini yaptı, Kızılay'ın tedavi çadırları boş kaldı, Kızılhaç'ın sahra hastaneleri dolup taştı!

Deprem felaketinin ilk günlerinden itibaren yabancı sağlık ekipleri tarafından kurulan sahra hastaneleri ve poliklinikler, depremzedelerin akınına uğruyor. Adapazarı Devlet Hastanesi ve Kızılay'a ait bazı polikliniklerde çok az sayıda vatandaş olduğu göze çarparken; vatandaşlar yabancı sahra hastaneleri önünde kuyruk oluşturuyor.

Deprem bölgesinde bebeklerinin ikinci ismini İspanyolca koyanlar, sadece ilgi istedikleri için hastalık bahanesi yaratıp yabancı sahra hastanelerine gidenler var. 7'den 70'e pekçok depremzede tedavi, ameliyat, kontrol ve muayene için yabancı sahra hastanelerini tercih etti; deprem bölgesine kurulan yerli sahra hastanelerinden bir kısmı toplanarak dönmek zorunda kaldı.

GÜLERYÜZE RAĞBET
Felaketin yaşandığı deprem bölgelerinde İsrail, İspanya, Almanya, Mısır, Kanada ve Yunanistan'ın kurduğu sahra hastelerinde her türlü sağlık hizmeti veriliyor. Yerli hastanelerin bu duruma gelmesini personel yetersizliği, cihazların eksikliği ve uzmanların kısa yoldan teşhis koymak için yanlış kararlar vermesine bağlayan vatandaşlar, yabancı hastanelerde yanlış kararların düzeltildiğini kol ve bacaklarının kesilmekten kurtulduğunu söylediler.

Adapazarı'nda yaşayan Ahmet Başar, "Torunum için bir enjektör lazım oldu, devlet hastanesinde 'yok' dediler. Mısırlı doktorlar ihtiyacımızı karşıladı" dedi. Zuhal Küçük ise "Türk hekimleri gibi hasta varken başkalarıyla sohbet etmiyorlar. Daha iyi tedavi ettikleri için değil, daha fazla ilgi, güleryüz gösterdikleri için buraya geldik" diyor.

SİBEL ISABELLA
İspanyol Sahra Hastanesi'ndeki vatandaşlar, "Her türlü servis var. Çok da güleryüzlüler. Kendimizi onlara yakın hissediyoruz. Muayene olmak için bölge dışından da gelen birçok kişi var" diyor. Bu yakınlığın en somut örneklerinden biri de felaket sonrasında dünyaya gelen bebeklerden birine Selin Maria, diğerinin de Sibel İsabella adı verilmesi.

Deprem yaraları sarılıncaya kadar Türkiye'de kalacaklarını ifade eden İspanyol Binbaşı Camino da "Deprem bölgesinde sahra hastanesi kurup bir ay içinde gitmek doğru değil. Deprem psikolojisi en az 6 ayda biter. Türkler'i kendimiz gibi görüyoruz" dedi.


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır