kapat

27.09.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
inter merkez
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Şeytan olsa da o benim oğlum
Katil zanlısı Ömer'in babası Şaban Çelik gözyaşları için oğlunu evlattıktan reddederken anne Saime Çelik susmuştu. Yüreği yanan anne dayanamadı ve feryat etti: Sonuna kadar oğlumun yanındayım...

SAİME Çelik. Bir anne. Dünyaya getirdiği, yıllarca kol kanat gerdiği katil zanlısı oğlu Ömer için ilk kez konuştu. "Oğlumun sonuna kadar yanındayım" diyen anne Çelik'in bir de yemini var: "Duruşmada kendimi oğlumun önüne atacağım. 'O kızı şeytana kurban ettiysen beni de Allah'a kurban et' diyeceğim. Şeytana inandığını söylerse kendimi o kızı öldürdüğü yer olan Ortaköy'den denize atacağım."

Evinden dışarı çıkmayan, yüreği evlat acısıyla yanan anne Saime Çelik, "Oğlumun böyle bir şey yapacağını bilsem, Cumhurbaşkanı'na kadar giderdim. Onu zincirle bağlatırdım. Şimdi daha mı iyi oldu? Hapishanede ona ne yapacaklar?" diye gözyaşlarıyla haykırdı. Televizyonda oğlunu elinde kesilmiş bir kediyle gördüğü anı asla unutamayacağını söyleyen Saime Çelik, yaşadıklarını şöyle dile getirdi:

DÜNYAM YIKILDI
"Ortaköy Mezarlığı'ndaki olaydan bir gün sonra Ömer kardeşlerinin dükkanına giderek, 'Artık ben de sizin gibi olacağım' demiş. Ömer'i yıllardır eve döndürmek için peşinden koştuğumuz için ağabeyi ona iki gün süre vermiş. Ömer de 'Ne isterseniz onu yaparım' demiş. Tıraş olmuş, saçını yıkayıp kesmişler. Oğullarımın eve gelince bana Ömer'in döndüğünü söylediler. Çok sevindim. İçim içime sığmadı. Dualar okudum, şükür namazı kıldım. Babasına söylememek için kendimi zor tutuyordum. Çünkü ağabeyleri 'Babama söyleme' dediler. İki gün geçti aradan. Ama o günlerde oğlum sorgudaymış. Katil olmuş oğlum. Televizyonda anlatılanları duyunca dehşete kapıldım. Elinde kesilmiş kedi olan biri vardı. Adı soyadı aynıydı. Kondurmadım oğluma, o cani kılıklıyı. Sonra vesikalık bir fotoğraf gösterdiler. Dünya başıma yıkıldı sanki. O Ömerim'di."

O DA AĞLADI
Eşi Şaban Çelik'in televizyonlarda, oğlunu reddetmesine çok üzülen Saime Çelik duygularını şöyle dile getirdi: "Sinir ve kızgınlıkla televizyonu çıkıp Ömer'i reddettiğini söyledi. Ama bunları söylerken o da ağlıyordu. Eşim bana ne isterse onu yapsın. Ama ben sonuna kadar oğlumun yanındayım. Ne gerekirse yapacağım."

ONU KURTARACAĞIM
Yaşadıklarını anlattıkça gözyaşlarına hakim olamayan Çelik, şöyle devam etti: "O ecili bücülü tişörtler giyerdi. Ben böyle bir şey olduğunu nereden bileyim. Kardeşleri onun bir gruba katıldığını, şarkı söylediğini anlatıyorlardı. Beyoğlu'nda bir ev tuttuğunu söylemişlerdi. Gideyim temizleyeyim, oğlum temiz evde otursun dedim ama beni götürmediler. Üç ay önce beni aradı, bir işe girdiğini söyledi. Artık takım elbise giydiğini söyledi. Dünyalar benim olmuştu."

Her zaman oğulunun hayatının normale döneceğinden umutlu olan anne Çelik "Oğlum için ne gerekirse onu yapacağım. Onu kurtaracağım o cezaevinden" diye tamamladı sözlerini.

Oğlum idam edilsin
SATANİST katil zanlısı Ömer Çelik'in annesi "Oğlumun yanındayım" derken, babası Şaban Çelik ise "Bu utançla yaşayamam, oğlumu idam edin" diye feryat etmişti. Ekranda gözyaşı dökerek "oğlunu 3 yıl önce evlattıktan reddettiğini" söyleyen acılı baba Şaban Çelik şöyle konuşmuştu:

"Oğlum bizi mahvetti. Bu utanç bizi bin kere öldürdü. Keşke ölüm haberi gelseydi, o zaman zevkten dört köşe olur, kurbanlar keserdim. O bir psikopattı. Çok uyumsuzdu. Bir baba olarak yapabileceğim her şeyi yaptım, ama başaramadım. Ömer adında bir oğlum yok. Onun idam edilmesi gerekir."

Onları bize verin
ŞEHRİBAN Coşkunfırat'ı "şeytana kurban edeceğiz" diyerek vahşice öldüren satanist katil zanlıları gönderildikleri cezaevlerinde tutuklu ve hükümlüler tarafından tepkiyle karşılandılar.

Satanist Zinnur Gülşah Dinçer'in Bakırköy Kadın ve Çocuk Cezaevi'ne konulmasına tepki gösteren yüzlerce bayan mahkum tempo tutarak "Onu bize verin" diye bağırdı. Zinnur Gülşah Dinçer, mahkumların protestosu nedeniyle cezaevindeki ilk gecesini tek kişilik özel bir hücrede geçirdi.

Zinnur Gülşah Dinçer'in suç ortakları Ömer Çelik ve Engin Aslan ise Bayrampaşa Cezaevi'nde aynı tepkiyle karşılandı. Mahkumlar demir parmaklıklara vurarak satanist sanıkları protesto ettiler. Bayrampaşa Cezaevi idaresi, Aslan ile Çelik için güvenilir koğuş bulamadı. Çözüm olarak satanistlerin B Blok'taki iki kişilik özel koğuşta kalmasına karar verildi.

KENDİ KENDİNE GÜLÜYOR
Zinnur Gülşah Dinçer, tutuklu ve hükümlülerin "Onu bize verin. Burada şeytan istemiyoruz" şeklindeki protestolarının azalması üzerine geceyarısı 4'üncü koğuşa yerleştirildi. Kadın tutuklular, cezaevi yönetimine rahatsız olduklarını, yaptıkları yemekleri bir satanistle paylaşmayacaklarını söylediler. Bunun üzerine yönetim Zinnur'a cezaevinde yapılan tabldot yemekten verdi. Yanında hiçbir eşya getirmeyen Dinçer'i hafta sonunda da ziyaret eden olmadı.

Kimseyle konuşmayan Zinnur Gülşah Dinçer'in sık sık kendi kendine güldüğü gözlendi. Cezaevi yönetimi mahkumların Zinnur Gülşah Dinçer'e zarar vermesini önlemek amacıyla koğuşu sürekli kontrol altında tutuyor.

YEMEK YEMEDİLER
Zinnur Gülşah Dinçer'in suç ortakları Ömer Çelik ve Engin Aslan ise özel hücreye konuldu.

Bayrampaşa Cezaevi'nde bulunan mahkum ve tutuklular, satanist Ömer Çelik ve Engin Aslan'ın cezaevine geldiğini öğrenince demir parmaklıklara vurarak, "Onları bize getirin" diye protesto ettiler.

Bayrampaşa Cezaevi yetkilileri, Aslan ve Çelik için güvenilir koğuş bulunamadı. Çözüm olarak satanistlerin B Blok'taki iki kişilik özel koğuşta kalmasına karar verildi ve mahkumların olası saldırılarına karşı korumaya alındı. Cezaevi yönetimi, satanist katil zanlıları Ömer Çelik ve Engin Aslan'ın kimseyle konuşmadıklarını ve yemek yemediklerini söylediler.

Engin Aslan ve Ömer Çelik'i Zinnur Gülşah Dinçer gibi hafta sonunda ziyarete gelen olmadı...

Tülay ACAR (SHA)


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır