Sizi yeniden sağlıklı bir şekilde görmek çok güzel. Kendinizi nasıl hissediyorsunuz?
Geldi geçti. Hayat devam ediyor. Bu sıralar bol bol okumaya, araştırmaya fırsat buluyorum.
Ne tür kitapları okuyorsunuz?
Üç dört kitabı aynı anda okuyorum. Birisi, "Creators" isimli bir kitap, dünyaya yön veren önemli şahsiyetlerle ilgili. Bir diğeri Avrupa'da laikliğin gelişmesi ile ilgili. Bir de 1923 yılında Türkiye'de bulunmuş bir İngiliz hanımın gözlemiyle yazılmış kitap var elimde.
Biraz da ekonomi konuşalım isterseniz... IMF, Türkiye'den ayrılırken 2000 yılı enflasyon hedefini değiştirmek gerekmediğini söyledi. Siz ne düşünüyorsunuz?
Bankalar Kanunu'na çok emek verdiniz. Bankacılık Kurulu'na yönelik bir endişeniz var mı?
Ben, özerk kurulun doğru bir tercih olduğunu savundum. Siyasi otorite önemli bir yetkiden vazgeçiyor. O yetki elinizdeyken adeta bir imparatorsunuz. Başkalarının parasını toplama ve kullanma imtiyazını verdiğiniz kurumları sağlam oluşturmalı ve denetlemelisiniz.
"Şu deprem olmasaydı, tam da ekonomi toparlanıyordu" dediğiniz oldu mu?
Deprem ekonomide sorunları gerçekten ağırlaştırdı ancak üstesinden gelebiliriz. O bölgede 16 bin insanımız hayatını kaybetti. Belki de bunların içinde Türkiye'yi dünya düzeyinde temsil edecek insanlar çıkacaktı. Türkiye kaybettiği varlığını yerine koymak için çok kaynak ayıracak. Bu kaynaklarla ne kadar okul ne kadar fabrika yapılabileceğini de gözardı etmemek lazım.
İkinci konuğumuz Devlet Bakanı Tunca Toskay...
Toskay, IMF ile son tur görüşmelerin merkezinde. IMF Heyeti Başkanı Carlo Cottarelli'nin en fazla etkilendiği bakanlardan.
Ekonomi kurmaylarından dinlediğimize göre Toskay, Cottarelli'ye şunları söylüyor:
"IMF, yıllarca Türk siyasetçisinin verdiği sözleri tutmamasından şikayet etti. Biz, 2000 yılında tutamayacağımız sözler vermek istemiyoruz." Ardından, Cottarelli'ye, Türkiye'nin IMF''den beklentilerini içeren bir de örnek veriyor Toskay:
"Anadolu'da hemen her evin bahçesinde bir tulumba vardır. Yazın bu tulumbalar kurur. Ancak içerden bir kap su getirip dökerseniz, tulumbadan gürül gürül su akmaya başlar. İşte Türkiye, IMF'den bu bir kap suyu bekliyor!"
Bakalım IMF, Türk ekonomisinin kuruyan tulumbasını çalıştırmak için dolar musluklarını açacak mı?