IMF işleri sıkı tutacak
IMF'nin ABD'deki görüşmelerde 2000 yılı için enflasyon, bütçe, iç borçlar ve özelleştirme konularında işi sıkı tutması bekleniyor
IMF ile imzalanması planlanan 17. stand-by anlaşması, 2000 yılı performansına kilitlendi. Kurmay kadronun ABD'ye gitmeden önce yaptığı çalışmalarda 2000 yılı bütçe açığı, enflasyon rakamı, rezerv para büyümesi, iç ve dış borç faiz ödemesi ile borçlanma maliyetinin azaltılmasına dönük önlemler üzerinde çalışma yapıldı ve alternatif senaryolar hazırlandı.
Temmuz ayında yapılan görüşmelerde IMF'ye verilen sözler ve deprem felaketi sonrası ekonominin geleceği, taslak çalışmalarda şöyle ortaya konuldu:
Bütçe
IMF: 2000 yılı bütçe açığı 9.5-10 katrilyon lirada tutulmalı.
Türkiye: Açık 15-17.5 katrilyon lira civarında oluşabilir.
Enflasyon
IMF: 2000 yıl sonunda toptan eşya fiyatları endeksindeki artış yüzde 25-30 aralığını geçmemeli.
Türkiye: Depremin ortaya çıkarttığı harcama baskısı TEFE'yi yüzde 38-45 bandına taşıyabilir.
Faizler ve İç borç
IMF: İç borç faizi yüzde 45-60 bandına çekilmeli. İç borç faiz ödemeleri 16-18 katrilyonu geçmemeli.
Türkiye: Genel durgunluğun vergi gelirlerine olumsuz yansıması 2000 yılının ilk yarısında da hissedilecek. Büyük çaplı özelleştirme yapılamazsa, faizlerin yüzde 90'ların altına çekilmesi çok güç olur. 1999 yılında yapılan borç vadesi uzatma operasyonlarının olumlu etkileri görüldü. İç ve dış kaynak yaratma çalışmalarına bağlı olarak, 2000 yılında vadesi dolan borçlanma yapılmazsa faiz ödemeleri 18-20 katrilyon lirada tutulabilir.
Özelleştirme
IMF: En az 4 katrilyon lira özelleştirme geliri sağlanmalı.
Türkiye: Telekom, enerji santralleri, POAŞ gibi büyük çaplı özelleştirmelerin ilk dilimleri 2000 yılında blok satılabilirse 2.5-3.5 katrilyon lira özellştirme gelirine ulaşılabilir.
Vergi gelirleri
IMF: Vergi gelirlerini 2 katrilyon lira arttıracak ya da harcamaları kısacak ek önlemler alınmalı.
Türkiye: Ek Vergi Yasası ile 615 trilyon lira gelir yaratılacak. KDV'de de 1 puan artış düşünülebilir. Tahsilinde sorun olan vergi borçları için düşük faizli taksitlendirme yapılabilir. Akaryakıt fiyatlarındaki artışa uyumlu olarak dolaylı vergi gelirlerinde artış sağlanabilir. Bunun ötesinde bir beklenti yaratılması uygun olmaz. Yaratılacak ek vergi geliri 1 katrilyon lirayı geçemez.
Okan MÜDERRİSOĞLU
|