Biri, "Kusura bakma, biliyorum biraz Güzin Abla'ya mektup gibi oldu ama..." diye bitirmiş mektubunu, diğeri de "Sakın bana, 'beni Güzin Abla'yla mı karıştırdın?' demeyin," diye...
Bu tür mektuplar, fakslar, telefonlar çok geliyor, daha önce de geldi. Ama ne bileyim, bu seferki bana biraz sahte gibi geldi, sanallığından mı acaba? Yine de samimi olabileceğini de düşünerek ciddiye aldım...
Ne mi istiyor biri 23, diğeri 18 yaşında olan iki genç kız? İkisinin derdi de aşk elbette.
Biri, ilişkilerinden bir yıl sonra sevgilisinin gay olduğunu öğrenmiş. Doğal olarak ilişkileri bitmiş ama çok acı çektiğini söylüyor. Yaşadığı acıyı yazmak, başkalarıyla paylaşmak, kitap-roman hâline dönüştürmek istiyor. Bir yandan da yadırganmaktan, eleştirilmekten korkuyor.
Diğeri ülkenin doğusunda yaşıyor. Kısa bir süre önce internet denen, hâlâ iyi mi kötü mü olduğunu anlayamadığı tuhaf şeyle tanıştığını, chat adı verilen sohbet programlarını öğrendiğini, 'keşke öğrenmez olaydım' diye düşündüğünü, çünkü bu sayede başına iyi-kötü birçok şey geldiğini yazıyor. Ne mi gelmiş başına?
Bu sayede birçok erkekle tanışmış. Bunlardan birkaçına aşık olmuş. Gerçek yaşamda erkeklerle ilgilenmediğini, çünkü doğuda yaşadığını ve ailesinin böyle bir şeye müsaade etmeyeceğini yazıyor. İşte o da sanal ortamda sevgili bulmuş kendine... Hem de bir değil birkaç tane...
Aslında o çoğuyla dalga geçiyormuş ama birisine gerçekten aşık olmuş. Üstelik tanışmış da; güzel bir beraberlik başlamış aralarında. Ama ortada bir sorun var; ailesi duyarsa resmen ölü sayılacağından, kısacası hayatından endişe ediyor...
O da duygularını paylaşmak için bana yazmış. Ben ne yazayım bu iki genç kızımıza?
Güzin Abla'ları olarak ne önereyim?
e-mail: sguler@sabah.com.tr