kapat

26.09.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
inter merkez
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
TUĞRUL TUNA(ttuna@sabah.com.tr )


Demek bizim memleketten adam gibi adam çıkmıyor..

"Adam yirmi yıl kalacak gibi hazırlık yapıyor.. Peki Anayasa cumhurbaşkanı bir dönem seçilir demiyor mu?"

Mehmet Bey ile Basketçi Nedim Abi arasındaki "pis yedili" mücadelesini heyecan içinde seyreden Şaban yerinde duramıyordu.. Zaten hangi kağıt oyununun başına dikilse aynı hallere düşerdi..

Kendisi oynuyor kadar heyecanlanır, belki de oyuncuların tümünden daha fazla zevk alırdı.. Deminden beri izlediği çekişmenin Mehmet Bey lehine bittiğini görünce elini keyifle masaya vurdu..

- "Vay be!" dedi.. "Mehmet Ağabey yine kazandı.. Valla aynı Baba gibi.."

Şaban'ın bu benzetmesi diğerlerini güldürdü.. Sökeratar Faik Bey "Ne alâkası var ulan Şaban?" diye söylenince bizimki boynunu büktü:

- "Ben ikisinin de oyununa bakıyorum.. Mehmet Ağabey olayı Baba gibi inceden inceye götürüyor.."

TRT'ci Nevzat Bey "O neden Şaban? Anlat da öğrenelim.." dedi.. Şaban aynı masumiyetle cevap verdi:

- "Şimdi bu Baba var ya!"

Sökeratar Faik Bey "Senin nereden baban oluyor? Demirel desene.." diye laf attı.. Şaban "O hepimizin babası.. Kanun var, polis var.."

Bir Demirel fıkrası
Şaban olayı bilimsel olarak izah edememişti ama Gazeteci Teoman Bey imdadına yetişti.. "Şaban haklı.. Bu işin fıkrası da var.." dedi.. Anlatmaya başladı:

- "Demirel yasaklardan kurtulup yeniden seçim meydanına çıkmış.. Bir ilde kalabalık bir topluluğa konuşma yapıyor.. O kürsüde konuşurken ön sıralarda bir adam 'Babamııız.. Babamııızz..' diye söylenip duruyor.. Adam üstelik zil zurna sarhoş, bir yandan da 'Babamız..' diye inlerken göz yaşı dökmekte.."

- "İşe bak! Bakalım sonunda ne çıkacak.."

- "Konuşmaya kulak kesilenler iki de bir sarhoşun 'Babamız' inlemesinden rahatsız olmuşlar.. Bir türlü kürsüye konsantre olamıyorlar.. Bir ikisi aralarında söylenmeye başlamış.. Sarhoşun umurunda değil.. O hâlâ 'Babam, babam..' diye el kol sallamakta.."

- "Demek ki Demirel fanatiği.." dedi Sökeratar Faik Bey..

- "Dinle Faik Bey.. Adamın su koyvermesine sinirlenen bir vatandaş sarhoşu omuzundan tutup silkelemiş ve 'Ne söylenip duruyorsun.. Hem bizim nereden babamız oluyor..' diye çıkışmış.. Sarhoş adama şöyle bir bakmış.. Sonuçtan gayet emin olarak cevap vermiş.. Tabii babamız o.. Milletin anasını o ağlattı.."

BABA GİBİ ADAM
Gazeteci Teoman Bey'in anlattığı fıkraya bir tek Şaban gülmedi.. Hem espriyi anlamamıştı hem de işin ucunun kendisine dokunup dokunmadığını merak ediyordu.. Ağzını açıp bir şey söyleyecekti ki ocağın arkasındaki Talat seslendi:

- "Şaban bırak gevezeliği.. Gel şu çayları doldur.."

Şaban isteksizce ocağa doğru yürürken Mesut arkasından "Başımıza siyasetçi kesildi.." diye konuştu..

Basketçi Nedim Abi ise "Doğru tesbit yaptı ama.. Bu Mehmet Bey var ya! Babanın ta kendisi kardeşim.. Hep ince manevra içinde.. Bir gün bir lafı direk söylemez.. Susadı, diyelim.. Su isteyeceğine 'Havalar ne kadar sıcak' der.."

Sökeratar Faik Bey "Aaaa! Benim akrabamı harcamayın.. O bugüne kadar kendisi için bir şey istemedi.." diyerek Mehmet Bey'e arka çıktı.. Ardından TRT'ci Nevzat Bey'e döndü:

- "Sahi ne olacak bu cumhurbaşkanlığı seçimi?"

- "Bir şey olacağı yok.. Memleketin sahipleri var.. Dört parti lideri.. Aralarında anlaşmışlar bile.. Baba'nın görev süresini uzatacaklar.."

- "Peki kardeşim halka bir şey sormak yok mu? Bakalım ben istiyor muyum?"

Gazeteci Teoman Bey "Sen memleketin sahibi misin ki fikir söylüyorsun? Bak Bülent Bey, Mesut Bey, Devlet Bey aralarında anlaşmış.. Tansu Hanım da peşlerinde.. Sana ne oluyor!" deyip yalandan çıkıştı.. Sökeratar Faik Bey "Tabii memleketin sahibi benim, ben vatandaşım.." deyince hepsi birden gülmeye başladılar..

Basketçi Nedim Abi "Faik kusura bakma ama sen de ben de vatandaş değil, eciriz.. Irgat yani.. O yüzden havalara girme.." dedi..

İkİncİ adam yok mu?

Sökeratar Faik Bey'in suratı biraz asılmıştı.. Gazeteci Teoman Bey "Benim ağırıma giden bu memlekette cumhurbaşkanlığı yapacak ikinci bir adam yok havalarına girmeleri.. Yahu bu hepimize hakaret.. Memlekete hakaret.. Koca Türkiye, 65 milyonluk Türkiye ikinci bir adam çıkaramıyorsa yuh olsun hepimize.." dedi..

TRT'ci Nevzat Bey "Olay bu değil.." diyerek itiraz etti.. "Yukarıda tezgâh kurulmuş.. Şimdi ağır ağır işletiyorlar.."

Ressam Orhan "Ama Baba başka türlü konuşuyor.. (İsterim de demem istemem de demem, beni karıştırmayın) diyor.. Benim bile kafam karıştı.." deyince Mesut araya girdi:

- "Anlasana kardeşim, tezgâhı kuran zaten kendisi.. İşi bağlamışlar.. Baba şimdi tiyatro yapıyor.."

Sökeratar Faik Bey "Doğru.. Ben Baba'nın Allah bir dediğine inanmam.. Tevbe yarabbi adamı konuşturuyor.. 'Kendim için bir şey istiyorsam namertim' deyip başımıza çöreklendi.." Oy verdik bu adama.. Özal ölür ölmez verdiği sözü bırakıp Çankaya'ya koştu.." dedi..

Şantiyeye DÖNMÜŞ
Gazeteci Teoman Bey "Yahu görmüyor musunuz? Adam seçileceğinden o kadar emin ki.. Çankaya köşkünün bahçesini şantiyeye çevirmiş.."

- "Nasıl şantiyeymiş bu?" diye sordu o ana kadar sesini çıkarmadan konuşulanları dinleyen Baba Tunç.. Diğeri cevap verdi:

- "Baba hiç gidecek gibi değil ki.. İstanbul'daki Huber Köşkü'nün 170 dönümlük bahçesine bir köşk daha yaptırdı.. Kendisi kullanacak.. O da kesmemiş bir de misafirhane niyetine köşk yaptırmış.."

- "Allah Allah.. Doğru mu bunlar yahu.. Millet çadır derdinde, Baba neyin derdinde.." diye söylendi Baba Tunç..

- "Ben uydurmuyorum ya! Necati Doğru SABAH'ta yazdı.. Oradan okudum.. Ayrıca maiyetindeki personele de villalar yaptırmış.. Bahçeye iki tane de helikopter pisti kondurmuş.. İyi ki kendisi için bir şey istemiyormuş.."

Mesut diğerlerinin şaşkınlığı sürerken bilgilendirme işini tamamladı.. "O yazıyı ben de okudum.. Hatta iki gün de bekledim, acaba cevap verecek mi diye.. Asıl Ankara'da inşaata başlıyor Babamız.. Çankaya Köşkü için 340 tane yeni lojman istemiş, Belediye'den haber bekliyor.. Belediye şimdi Ankara'nın Nazım İmar Plânı'nı değiştirip Baba'ya lojman yeri açacak.."

Talat dahi bu kadarına dayanamadı.. "Desene.. Adam yirmi yıl kalacak gibi hazırlık yapıyor.. Peki Anayasa cumhurbaşkanı bir dönem seçilir demiyor mu? Bu ne iş, anlamadım gitti.." diye söylendi..

Sökeratar Faik Bey "Oğlum o Anayasa dediğin bizim gibi fakir fukaranın elini kolunu bağlamak için yapılır.. Büyüklerimizin uyması şart değil.." diye cevap verdi..

- "Süleyman Bey'i Anayasa bağlamaz.. Onun Babayasa'sı var.." deyip güldü TRT'ci Nevzat Bey.. Başını sallayarak onu onaylayan Basketçi Nedim Abi de işin başka tarafına takılıyordu:

- "Benim de canım Evren'e sıkıldı.. Oturdun bir Anayasa yaptın, millete silah zoruyla kabul ettirdin.. Şimdi delinsin diye yırtınıyorsun.. Demirel bir dönem daha seçilse ne olurmuş.. O zaman Anayasa'ya yazsaydınız.. 'Cumhurbaşkanı seçimi keyfe keder yapılır' deseydiniz.."

- "Memleket babalarının çiftliği ya!"

- "Valla öyle.. Canları ister af çıkarırlar, canları ister seçime götürürler.. Canları ister vergi salarlar.. Vatandaş mıyız, köle miyiz belli değil.."

Lafın burasına Gazeteci Teoman Bey itiraz etti.. "Hem söylenirsiniz hem de oturup iki mektup yazmazsınız.." dedi..

Sökeratar Faik Bey "Mektup mu? Ne mektubu?" diye sorunca açıkladı:

- "Elin gavuru işine gelmeyen bir şey oldu mu milletvekilinden parti liderine kadar herkese mektup yağdırıyor, fikrini söylüyor, gerekirse protesto ediyor.. Bizim milletimiz de tiyatro seyreder gibi bakıyor.. O yüzden layık olduğu gibi yönetiliyor.."

Bu haklı lafa kimse itiraz edemedi.. Sadece Baba Tunç "Orası da doğru ya!" diye söylendi.. Konuşmanın tadı kaçmıştı.. Herkes suskunlaştı.. İçlerinden birinin çıkıp "Haydi bir el king çevirelim.." demesini bekliyorlardı..

Kâğıt oynamak hepsinden iyiydi.. İnsan düşünmek zorunda kalmıyordu.. Düşünmeyince de dertlenmiyordun..

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır