Birinci Dünya Savaşı'ndan hemen sonra (1920 yılında) ABD Yüksek Komisyon Üyesi Amiral Mark. L.Bristol, İstanbul'daki Amerikalılar'ın da yardımıyla Amerikan Hastanesi ve Hemşire Okulu'nu kurdu. Kuruluşu'nun 25'inci yıldönümünde hastaneye Amiral Bristol adı verildi.
1995 yılında Amerikalılar'ın kurduğu bir vakıfın olan Amerikan Hastanesi, Vehbi Koç Vakfı'na hibe edildi.
Koç'un sağlığa girişi bir "hayır devri" olarak gerçekleşti.
Belki hastane 80 yıllık tarihinde en hayırlı işi, 17 Ağustos Marmara Depremi'nde yaptı.
Deprem günü sabaha karşı saat 04.00 sularında parmağı kırık bir hasta tanıştıkları ilk depremzede oldu. 13.30 sularında gelen telefon olayın boyutları hakkında bilgi veriyordu: Gölcük'ten gemiyle yaralı asker getiriyoruz. İşte o saat itibariyle Amerikan Hastanesi depremzedelere kapılarını açtı. Bugüne kadar tedavilerini üstlendikleri 200 depremzedenin maliyetini 238 milyar lira olarak hesap ettiler. Hastanede en son 32 depremzedenin tedavi gördüğünü belirten Amerikan Hastanesi Genel Müdürü Talat Pekelman, bundan bir hafta öncesine kadar ücretsiz hasta kabul ettiklerini vurguluyor.
Pekelman depremde hastanenin etrafındaki doktor ve eczacılardan da "İhtiyacınız varsa, geliriz" çağrıları aldığını anlatıyor. Tam bir sağlık dayanışması gösteren Nişantaşı bugünlerde Amerikan Hastanesi'nin büyümesine de tanık oluyor. Hastanenin 137 olan yatak kapasitesi 325'e çıkıyor. Bu sayı Türkiye'de bir merkezde en fazla yatağa sahip özel hastane yapıyor onları.
Yalnızca bugün bulundukları yer olan Nişantaşı'nda da kalmıyorlar. Taksim'deki İtalyan Hastanesi'ni aldılar. Güzelbahçe Klini'ğini daha önceden bünyesine katan Vehbi Koç Vakfı, sağlıkta bir yandan yatak kapasitesini arttırırken, öbür yandan da uzmanlaşmaya yöneliyor.
Pekelman satın aldıkları İtalyan Hastanesi'nin kanser ve rehabilitasyon merkezi olacağını söylüyor.
Aslında sağlık alanında yapacakları en büyük yenilik, sağlık hizmetini eve taşımak olacak. Hastanede tedavisi zorunlu olmayan hasta, evinde bu hizmeti alabilecek. Bu organizasyonu özel sağlık sigortacılarına kabul ettirmeye çalışıyorlar.