9 aylık bilançolar depremin de etkisiyle iyi beklenmiyor. Dış borsalarda Wall Street ve ona paralel diğer piyasalarda ciddi düşüşler var. Buna karşılık Başbakan'ın ABD gezisi ve IMF beklentisi, olumsuz gelişmeleri şimdilik dengeliyor. Bu nedenle işlem hacimleri dar. Piyasalar sıkışık. Faizler de, borsa da yerinde saymaya devam ediyor.
* Olumlu gelişmeler - Önümüzdeki dönemde piyasaları ve ekonomiyi olumlu etkileyecek üç ana beklenti var.
* Başbakan Bülent Ecevit'in ABD ziyareti, siyasi bir gezi olmasına karşılık, hem IMF hem de ticari ilişkilere ve deprem yardımının sağlanmasına yönelik beklentiler var.
* IMF ile anlaşma.
* AB'nin Aralık ayındaki toplantısında Türkiye'yi tam üyelik adaylığına kabul etmesi.
* Olumsuz gelişmeler - Olumlu beklentiler yaratan ve önemli ölçüde piyasalar tarafından da satın alınan bu gelişmelere karşılık olumsuzlukları da şöyle sıralamak mümkün:
* Bütçe açığı tahminlerin de üzerinde. Bunun Hazine'nin borçlanma ihtiyacını yükseltici ve faizleri artırıcı etkisi var. Enflasyon yükselme eğiliminde.
* Ekonomide canlanma deprem nedeniyle biraz daha ertelendi.
* Ekim ayında Meclis'in açılmasıyla siyasette canlanma bekleniyor. Önce DYP Kongresi, sonra Cumhurbaşkanlığı seçiminin etkisiyle yaz aylarındaki stabilitenin sona ermesi ve mali piyasaları olumsuz etkileyebilecek gelişmelerin gündeme gelebileceği tahmin ediliyor.
* Milenyuma 100 günden az zaman kaldı. 2000 sorunu yabancı sermaye girişlerini sınırlayabilir.
* Anlaşmanın etkisi - Olumlu gelişmelerden Ecevit'in gezisi ve IMF ile anlaşma büyük ölçüde satın alındı. ABD'den ciddi bir yardım veya ihracat olanağının artırılması sağlanırsa, bu elbette olumlu etki yaratır. Buna bir de IMF ile anlaşma ve AB'nin tam üyeliği eklenirse, ekonomi ve mali piyasalar için doping olur. Borsa yükselmeye, faizler düşmeye devam edebilir.
Ancak bu üçünün ardı ardına gerçekleşeceğinin garantisi yok. ABD'den ticari kolaylık veya deprem yardımı sağlansa da, Türkiye bütçesi bu kadar bozulduktan sonra IMF ile yapılacak bir anlaşma piyasaların pek hoşuna gitmeyebilir. Tam üyelik adaylığını ise kestirmek zor.
* Kâr realizasyonu - Buna karşılık yeni yıla yaklaşık üç ay kalmasının, kış konjonktürüne girilmesinin, bütçe açığının tahminlerin de üzerinde gerçekleşmesinin etkisi önümüzdeki haftalarda hissedilebilir. Bundan dolayı Başbakan'ın gezisinin bir aşamasında olası olumlu gelişmeye bağlı olarak bir yukarı hareketten sonra "beklentiyi satın al, gerçekleşeni sat" ilkesinden hareketle borsada ve bonoda satışlar başlayabilir.
* Wall Street faktörü - Hem hisse senedi hem de bono tarafında piyasaya büyüklerin hakim olması ise borsada dramatik düşüşleri, faizde hızlı yükselişleri önleyebilir.
Yeter ki dünya büyükleri Japon Yeni'nin yükselişine dur desin ve Wall Street'i çöküşten kurtarsın.
Sonuç - "Etiniz ateşin üzerindeyken uyumaya gitmeyin"