kapat

26.09.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
inter merkez
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
AHMET VARDAR(avardar@sabah.com.tr )


Gittikçe koyunlaşıyoruz!

Ne dersiniz gittikçe koyunlaşıyor muyuz?... Aktuğ beyin yazdığı satırlar o kadar hesaplı-kitaplı ki ben iki gün uğraşsam bu hesapları çıkaramazdım. Onun için bu yazıyı okuduktan sonra kendimize bir çeki-düzen vermemiz lazım geleceği kanaatindeyim.

"Sayın Ahmet bey,

Gerçekten tepkisiz bir millet olmaya başladık. Önümüze konanı aynen kabul edip, irdelemek, soru sormak ihtiyacı dahi hissetmiyoruz. En son bu futbol maçlarının naklen yayını konusunda sunulanı aynen kabul etmemiz bekleniyor. Aynen Koyun misali...

TELEON ilk çıktığı zamanki taahhütlerine uymuyor. O zaman denmişti ki; "Dijital yayın olacak, seyrettiğiniz kadar ödeme (PAY-TV) yapacaksınız..." Ama şimdi çıkıp, "Şu anki mevcut durum buna uygun değil, onun için analog yayın yapacağız" diyorlar. Sistemi incelemeden nasıl halka böyle bir açıklama yapılıyor?... Haftada sadece 3 maç yayını var. Hafta içi müzik dinlemek için 700 USD ödemek çok saçma. Şu an CİNE5'in 100.000.000 olduğu bir ortamda, ki bir sürü film, program yayınlarken, haftada 3 maç için CİNE5'in 3 katı para ödemek çok mantıksız. Ama bir kişi de çıkıp buna itiraz etmiyor. Dördüncü güç olan medyadan gerek gazeteler, gerek televizyonlar olsun çıkıp da, "Kardeşim senin maliyetin ne, taahhütün ne, hizmetin ne?... Benzer hizmet sunan şirketlere göre konumun ne?..." diye oturup incelemiyor. Aksine TELEON'un cığırtkanlığını yapıyorlar. TELEON çıkıp, "İşte biz CİNE5'in verdiğinin çok üstünde para verdik, onun için böyle pahalı oldu" diyecek ceraseti buluyor.

Mevcut sistemi ve ekonomik yapıyı incelemeden bir hak talep ediyorlar. Futbol Federasyonu da incelemeden hakkı veriyor ve bunu düzenleyecek bir otorite dahi kurmuyor. Ayrıca, bir maç 1.900.000 TL'ye geliyor diyorlar. Ya matematik bilmiyorlar ya dayak yememişler denir buna... Senede 34 haftada 3'er maçtan 102 maç yapını yapabilir TELEON... Bu da bir maç 3.000.000 TL'ye gelir demektir. Tabii onlar en ucuz tarife üzerinden hesaplıyorlar. Bu da halkı kandırmak demek. Ayrıca uydu yayınına uygun decoder, kablolu yayına uygun olandan çok çok ucuz. Yani ben kablolu yayın kullanıyorum diye neden daha fazla para ödemeliyim ki?... Aksine bütün şekillerin eşit olması gerekir. Çünkü kimseye sormazlar kablolu mu, çatı anteni mi, çanak anten mi?... diye. Evimde ne varsa o...

Ayrıca, saçma bazı seçenekler sunmuşlar. "Yok yeni Telsim abonesi, yok eski, yok şu anki decoderi iade eden" diye... Şu anki decoderi iade etmek diye birşey olamaz. Mülkiyeti bana ait olmayan bir şeyi nasıl başka birine verebilirim ki?.... Telsim abonesi yapmak ise başka bir konu. Kullanmayacağım bir hatta neden para ödeyeyim ki?... Bu rekabet kurallarına ve Anayasaya aykırı. Turkcell'in ve ileride kurulması muhtemel diğer şirketlerin hakları ne olacak?... Bu benim kişilik haklarıma saldırı olur.

İşyerlerine de 2.300 USD gibi bir fiyat çıkarmışlar ki, bir milyarın üzerinde bir para. TELEONU alan işyeri bunu çıkartmak için maç günü oraya gelenlerden asgari 5.000.000 talep eder. Buna resmen çanak tutuluyor. TELEON ise, "Benim maliyetim fazla ben çok para verdim" diye böylesine uçuk rakamları talep edebiliyor. Çünkü dur diyecek kimse yok. Gerek medya olarak, gerek millet olarak "A ne güzel oldu..." diyoruz. Üstelik TELEON yılda bilemediniz 10 ay maç yayınlar. 2 ay lig tatil, bu sürede ne yapacağız?... Oturup, müzik mi dinleyeceğiz?:.. En azından TELEON'un eşleniği olan CİNE5'de bir ayda bir sürü film seyretme şansı söz konusu hem de TELEON'un üçte bir fiyatına... Yılda 120 gün kullanacağım bir alete bu kadar para talep edilmesi inanılmaz.

Bir de STAR gazetesinde çıkan yazılara göre, yok Ankara'dan bilmem kim faks çekmiş, "Oh ne güzel oldu, 1.900.000 TL'ye maç seyredeceğiz. Fakslarımız kilitlendi" diye... Yok böyle bir şey... O faksı çekeni çıkartın televizyona, açıklasın bize nasıl mutlu olduğunu. En basitinden bütün gazete ve televizyonlardan şu beklenir; çıkın sokağa sorun bakalım durum nedir, kim mutlu, kim mutlu değil?... diye. Temel gazetecilik ilkelerinden birisi, ARAŞTIRMA... Türkiye'nin en büyük gazetesinin yazarlarından konu hakkında tek satır yok. Bir kurumun gazetesi, televizyonu var diye her istediğini yapmasına, halkı kandırmasına, haksız çıkar sağlamasına, kanunları ihlal etmesine ilk olarak mensup olduğu meslekten kişilerin karşı çıkması lazım.

Lig başladı ve aslında kabul etmek gerekir ki, çok akıllıca bir pazarlama yöntemi olarak maçlara 5 gün kala decoderler piyasaya sürülüp, fiyatlar açıklanıyor, ki insanların ve kurumların sorgulama, inceleme şansı olmasın, koyun gibi gidip satın alsınlar diye... Ama gene de değişen bir şey olmayacak, gene satın alacağız. Önümüze konanı yiyeceğiz, içinde ne var diye sormayacağız. Zaten böyle devam ederse de Türkiye olarak uluslararası platformda kabul görme diye bir şeyi beklememiz de resmen hayalcilik olur.

Saygılarımla, Aktuğ Alimoğlu"

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır