kapat

26.09.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
inter merkez
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
SELAHATTİN DUMAN(sduman@sabah.com.tr )


Sanat devlet içindir..

Ajda Hanım bir devlet sanatçısıdır.. Devlet Sanatçısı olmak kolay şey değildir.. Ciguli ise hayatında belediye sanatçısı bile olamamış biri.. Üstelik boyu bir karış.. Müzik bir yana, güreş tutsalar bile Ajda Hanım'ı yenemez..

İşe bakın.. Bir yıl önce birileri çıkıp, aklı eren bir siyaset bilimcisini karşısına alsa.. Lafı savaşa getirse.. Ardından da "Söyle bakalım, 1999'da savaş çıkma ihtimali var mı? Varsa kiminle kimin arasında çıkar?" diye sorsaydı var ya!

Alacağı cevap yüzde doksandokuz "Çıkabilir.. Ben Yunanlılar'ın hallerinden işkileniyorum.." şeklinde olurdu..

ooo

Rüzgâr tersine esti.. Ankara ile Atina'nın harmanları o yöne savruldu.. Bir de bakmışız ki Yunanistan ile kardeşten ileri olmuşuz.. İki memleketin ahalisi dost olmaya dünden razıymış..

Hatta ahbaplığın bu kadar koyulaşması bizim memleket büyüklerini bile huylandırdı.. Başbakanımız, tabii barış güvercinimiz Ecevit bile itiraza durdu:

- "Durun arkadaşlar.. İnsanlar kardeştir, dediysek de bu kadar değil.." diye söylendi..

Her eve bir Baba lâzım..
O da haklı.. Hatta bunun için Anayasa değişikliği bile hazırlanıyordu.. Cumhurbaşkanı seçimine dair maddeyi değiştirip;

"Anayasa'ya göre cumhurbaşkanı bir dönem için seçilir.. Babayasa'ya göre aynı cumhurbaşkanı üstüste seçilebilir.." diye yazacaklardı..

Ahaliden itiraz gelecek olursa "Bizi düşmanlarımıza karşı en iyi koruyacak kimse Baba'dır.. Hele hele Yunan'a karşı.." diyeceklerdi..

Eeeee! Biz dört tarafımızın düşmanla çevrili olmasına alışmış bir milletiz.. Şimdi düşmansız ne yapacağız, derken bir anda çarşı karıştı..

Unkapanı'ndaki plakçılar çarşısı merkez olmak üzere sıkı bir Ajda Pekkan-Ciguli savaşı başladı..

Bana sorarsanız, birlik ve beraberliğimizi sarsan bu olaya yine Yunanlılar sebep oldu.. Çünkü olay yardım meselesinden çıktı.. Pop Sav'ın yöneticileri Yunanistan'dan bir kısım şarkıcıyı getirmişler..

Bizden de dört beş şarkıcıyı aralarına katıp, bir konser düzenlemişler.. Konserin geliri de depremde mağdur olanlara verilecek.. Konsere Devlet Sanatçımız Ajda Pekkan da davet edilmiş..

Galiba bir organizasyon şaşırması olmuş.. Ajda Hanım katılamamış.. Katılamayınca da konser gecesi sahneye çıkanlar hakkında ileri geri konuşup, bir iki laf etmişler.. Güya Ajda Hanım "Ben Ciguli ile aynı sahneye çıkmam.." diyesiymiş.. Bunu eleştirmişler..

ooo

Yukarıda Allah var!
Ajda Hanım "Ben böyle bir şey söylemedim.. Ayrıca Ciguli'yi de çok severim.." diye konuşup suçu organizasyona yıktı ama ne fayda! İş bir kere magazincilerin diline düştü..

Olayı allayıp pullayıp her gün yarım sayfalık porsiyonlar halinde ahalinin burnuna dayadılar.. Bir gün Ajda Pekkan'ı konuşturuyorlar, öbür gün Ciguli'yi..

Hele Ciguli bu mevzuda dört nala gidiyor..

Oğlanın okuması yazması olmadığından gazetede çıkan haberi de söktüremiyor, canı yanmış teke gibi kesik kesik ses çıkarıp laf yetiştiriyor..

Akıl edip "Ajda Hanım senin için ne söylemiş, biliyor musun?" diye karşısına dikilen magazinci kısmına "Karanfilim dalım yok, cahilim haberim yok.." dese mesele kapanacak..

Sinirleri bozulan Ajda Hanım ondan geri kalmıyor.. Devlet Sanatçısı olduğundan demeçlerini daha resmi bir ifadeyle veriyor ama söylediği şeyin meali hep aynı..

Kendini övmüyor ama lafları "Ortancayım ortanca.. Gülüm yaprağım gonca.." manasına geliyor..

Evet, yanlış anlaşılır..

Ben işi başından beri takip ediyorum.. Ajda Pekkan önce kışkırtmalara kulak asmayıp "Ben Ciguli'yi çok takdir ederim.. Hatta yanlış anlaşılmayacağını bilsem Binnaz şarkısını repertuarıma alırım.." diye konuştu..

Niyeti bu lafları Ciguli duysun, ileri geri konuşmayı bıraksın, böylece mesele kapansın, şeklindeydi.. Ancak Ciguli:

- "O kimmiş baaa! Ne anlar muzikten baa!" deyince dananın kuyruğu koptu..

Haklı olarak Devlet Sanatçısı Ajda Hanım'ın sinirleri bozuldu.. "Ben hayatımda kimseyi minimize etmedim.." diye söylenmeye başladı.. Ahali de "minimize etmek ne demek!" deyip lafın burasına takıldı..

Şimdi Ajda Hanım, devlet sanatçısı olduğundan sıradan laf edemez.. Mesela (Kimseyi küçük görmem) demek ona aykırı gelir.. Onun için (Minimum) sözcüğünden kendi çabaları ile türettiği (minimize etmek) deyimini kullanır..

O sebepten anlaşılması biraz güç olur.. Öbür yer cücesi ise Türkçe'yi yarım yamalak kullanıyor.. Ağzından çıkan hiç anlaşılmıyor.. Haliyle iki sanatçı arasında diyalog kurulamıyor.. Bu da işin AKUT'luk tarafı..

ooo

Ben tartışmaya taraf olanların söylediklerini dikkatle dinledim..

Bir yanda Ciguli'nin muhteşem bir akordeon virtiözü olduğunu, bestelerini kendisinin yaptığını ayrıca gırtlağını mükemmel kullandığını savunan ciddi müzik adamları var..

Yani bunlar Ciguli yaratıcıdır, demeye getiriyorlar.. Ajda Pekkan'ın bugüne kadar bir şey üretmediğini, sadece iyi bir yorumcu olduğunu söylüyorlar..

Diğer tarafta ise Ajda Pekkan'ın devlet sanatçısı olduğunu, halkı için defalarca estetik ameliyata katlandığını savunanlar var.. "Ciguli bugüne kadar neresini kestirmiş de Ajda Hanım'la aşık atıyor.." şeklinde konuşuyorlar..

Hatta bir söylentiye göre yüzünde estetik yaptıracak yer kalmayan Ajda Hanım, halkımızın göz zevkine hitap edebilmek için "bel inceltme ameliyatına" hazırlanıyormuş..

Böylece önümüzdeki aylarda sahneye yeni bir görüntüyle çıkıp halkımıza "Darbukada tel olmaz, bundan ince bel olmaz.." mesajı verecekmiş.. Ciguli ise daha kendine saç ektirmeyi akıl edememiş biri..

Ciguli için yapılan olumlu değerlendirmelere katılsam bile ben kendimi, sırf bu yüzden, Ajda Pekkancılar'ın safına koyuyorum..

Bir gün Ciguli sanat uğruna sağ bacağına estetik yaptırırsa, mesela protez bir ayak taktırırsa belki kendisini ciddiye alırım.. Buyrun size cep aynası gibi fikir..

Ayna attım çayıra.. Şavkı vursun bayıra..

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır