|
|
CENGÝZ ÇANDAR(ccandar@sabah.com.tr
)
|
  
Washington ziyaretine teþhis...
Baþbakan Bülent Ecevit, bugün Washington yoluna çýkýyor. Kendi kariyeri açýsýndan hayli ilginç bir gezi bu...
1979'da Amerika tarafýndan ve TÜSÝAD'ýn da katkýsýyla iktidardan uzaklaþtýrýldýðýna inanan, 1980'deki askeri darbede tutuklanan, siyasi haklarý elinden alýnan, yargýlanan ve 1980'lerin ikinci yarýsýnda tekrar siyasi faaliyetine yapayalnýz baþladýðý zaman, sol çevrelerde kendisine karþý hasmane bir kampanyaya maruz kalan ve gelecek açýsýndan hiçbir þans verilmeyen bir siyaset adamýnýn, kendi kariyeri açýsýndan, belki de, en "muzafferâne" gezisi bu...
1980 darbesinden sonraki asker” yönetim döneminde yargýlandýðý vakit, Der Spiegel dergisinin hemen kapak içinde unutulmaz bir fotoðrafý yayýnlanmýþtý. Dinleyici sýralarýnda tek bir kiþi yok ve jandarmalarýn arasýnda, sanýk sandalyesinde, parmaklýklarýn arkasýnda bir eski Baþbakan!...
Siyasete yeniden baþladýðý ve eski yol arkadaþlarýyla iliþkisini kestiði vakit, amansýz bir kampanya ile yüzyüze gelmiþti. Adýný "Bir Bölen"e çýkarmýþlardý. Tarihi rakibi Süleyman Demirel'in adý "Bir Bilen"e çýkarýlmýþken, böylesine bir acýmasýz kontrasta maruz býrakýlmýþtý.
O yýllar boyunca ve çok kýsa süre öncesine kadar, "anti-Amerikan" siyasi tavýrlarýyla göze çarptý.
Ve bu Bülent Ecevit, aradan 20 yýlý aþkýn bir süre geçtikten sonra, Türkiye Baþbakaný olarak, Baþkan Bill Clinton'un resm” konuðu. Baþkan'ýn resm” konuklarýna tahsis edilen ve Beyaz Saray'ýn tam karþýsýnda yer alan Blair House'da kalacak.
Olay, baþlýbaþýna, dramatik bir bireysel serüven...
Ama Ecevit de, ne 20 yýl önceki, ne de birkaç ay önceki Ecevit... Amerikalýlar ile görünürde ters düþtüðü bir konu yok. TÜSÝAD, o TÜSÝAD deðil ve hatta Ecevit'in yanýnda saf tutabilecek kadar esnek. Þu sýralarda eski rakipler, Ecevit ve Demirel, birbirlerinin "siyasi güvencesi" gibiler... 80'lerde karþýsýnda yer alanlar, yakýnýnda gözükmek için gayret içindeler. 12 Mart 1971 asker” müdahalesine karþý baþkaldýran, 12 Eylül 1980 asker” darbesinin maðduru Bülent Ecevit, 28 Þubat 1997 Postmodern Darbesi ile uyum haline girebilecek kadar kývrak bir tavrýn sahibi. Amerika'nýn yakýn müttefiki. Özelleþtirmelerde kendisine bel baðlanan bir ülke yöneticisi...
Nereden nereye... Artýk, ne Ecevit, o Ecevit; Ne Türkiye, o Türkiye; ve, ne Amerika, o Amerika.
Gelgelelim, Ecevit'in bu bireysel serüveni açýsýndan pek "muzafferâne" Amerika ziyareti, hayli zayýfladýðý bir zaman dilimine denk düþüyor. 17 Aðustos Marmara depremi, 18 Nisan seçim sonuçlarýný adeta iptal etti. Ecevit, Amerika'ya kötü ve zayýf olduðu imajýný dýþ dünyaya tartýþmasýz vermiþ ve kendi halký nezdinde "moral meþruiyeti"ni yitirmiþ bir hükümetin baþý olarak geliyor.
Amerika da, dünyanýn diðer her yerinde ve bu arada Türkiye'de herkesin bildiðini biliyor. Washington, Ecevit hükümetinin uzun bir geleceði olamayacaðýnýn ve Türkiye'nin tepesindeki isimlerin yaþ faktörü nedeniyle, siyasi ömürlerinin de sonunda olduðunun farkýnda.
Bu bakýþ açýsý, bu ziyaretin sonuçlarýna da yansýyacak. Bu, Türk-Amerikan iliþkilerinin bugünkü düzeyinden aþaðý indirilmeyeceði; buna mukabil, bu ziyaretle birlikte, Türk-Amerikan iliþkileri yepyeni ve çok daha ileri sýçramayacak.
Amerika, Ecevit'le didiþmeyecek. Onu üzmeyecek. Ama, baþta Kýbrýs, bir dizi konuda, Türkiye'nin bazý yükümlülükler altýna girmesini bekleyecek. Karþýlýðýnda, IMF ve Dünya Bankasý'na olumlu sinyal çakýlacak. Amerika'nýn Bakž-Ceyhan'a desteði bir kez daha ilân edilecek (Bunun ötesine geçilebilmesi, somut adým atýlmasý pek þüpheli). Bu arada, Kongre'yi ilgilendiren -baþta FMS kredileri ve Türk devlet tahvillerine Amerikan garantisi gibi- konularda, Türkiye'nin azam” isteklerinin yerine gelebilmesinin bir hayalden öteye gitmeyeceðini görmek gerekiyor.
Ecevit'in bireysel kariyeri açýsýndan çok anlamlý bir gezi bu. Ýþin bu yönü tartýþma götürmez. Peki, Türk-Amerikan iliþkileri ve Türkiye'nin uluslararasý konumu bakýmýndan bir "dönüm noktasý" mý?
Hayýr!
|
 |
Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGÝ BASIM YAYINCILIK SANAYÝ VE TÝCARET A.Þ. - Tüm haklarý saklýdýr
|