Giyimi, tarzı, takıları, kürkleri ve gülen gözleri ile hemen bütün dünyanın sevgisini kazanmıştı. Bir tek yer hariç. Kendi ülkesi, o zamanın Sovyetler Birliği.
Bırakın sevilmemeyi, ülkenin "en nefret edilen" kadınıydı. Raisa Gorbaçov da öldü, kansere yenildi. Ruslar dışında belki çok kişi üzüldü, hatta gözyaşı bile döktü. Peki Raisa Rusya'da neden hiç sevilmiyordu? Rus halkı, özellikle komünist rejim altındayken Raisa'dan neden nefret etti?
Raisa "alışılmış" başkan eşlerinden biri değildi. Lenin'in eşinden sonra, yani neredeyse 70 yıl sonra ilk kez "Sovyetler Birliği'nin first lady'si" ünvanını hakkıyla taşıdı. Kocasıyla birlikte gezilere katıldı, basınla konuştu, yabancı devlet adamlarına kimi zaman sevecen kimi zaman da hayli küstah davrandı, iyi giyindi, güzel takılar taktı ve en önemlisi "asık suratın" hoş bir şey olmadığını gösterdi. İşte komünist Rus halkı buna tahammül edemedi. O güne kadar başkan karısı görmeyen halka Raisa'nın "sevimli" hali çok itici geldi. Sanıyorum Rus halkı başkan karısı olarak diğerleri gibi çirkin, eğreti ve çok kilolu vücudu olan, kocasıyla birlikte ortalığa çıkmayan, çıksa bile hiç bir lafa karışmayan, gülmeyen kadınları tanımıştı. Ruslar Raisa'ya asla ısınamadı. Oysa aynı anda dünya kamuoyunun Raisa'ya bakışı bambaşkaydı. Onlar da hiç görünmeyen Sovyet Başkanı eşlerinden sonra karşılarında güleryüzlü, konuşkan ve girişken bir Rus kadını görünce çok şaşırmıştı.