kapat

26.09.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
inter merkez
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
CAN ATAKLI(ataklic@sabah.com.tr )


Nefret edilen kadın: Raisa

O aslında hepimizin Raisa'sıydı. Dünya iki kutuplu dehşet dengesinin terazisinde bir o yana bir bu yana sallanır ve herkesin yüreği ağzına gelirken sanki "gülümseyen bir abide" gibi çıkmıştı ortaya.

Giyimi, tarzı, takıları, kürkleri ve gülen gözleri ile hemen bütün dünyanın sevgisini kazanmıştı. Bir tek yer hariç. Kendi ülkesi, o zamanın Sovyetler Birliği.

Bırakın sevilmemeyi, ülkenin "en nefret edilen" kadınıydı. Raisa Gorbaçov da öldü, kansere yenildi. Ruslar dışında belki çok kişi üzüldü, hatta gözyaşı bile döktü. Peki Raisa Rusya'da neden hiç sevilmiyordu? Rus halkı, özellikle komünist rejim altındayken Raisa'dan neden nefret etti?

Raisa "alışılmış" başkan eşlerinden biri değildi. Lenin'in eşinden sonra, yani neredeyse 70 yıl sonra ilk kez "Sovyetler Birliği'nin first lady'si" ünvanını hakkıyla taşıdı. Kocasıyla birlikte gezilere katıldı, basınla konuştu, yabancı devlet adamlarına kimi zaman sevecen kimi zaman da hayli küstah davrandı, iyi giyindi, güzel takılar taktı ve en önemlisi "asık suratın" hoş bir şey olmadığını gösterdi. İşte komünist Rus halkı buna tahammül edemedi. O güne kadar başkan karısı görmeyen halka Raisa'nın "sevimli" hali çok itici geldi. Sanıyorum Rus halkı başkan karısı olarak diğerleri gibi çirkin, eğreti ve çok kilolu vücudu olan, kocasıyla birlikte ortalığa çıkmayan, çıksa bile hiç bir lafa karışmayan, gülmeyen kadınları tanımıştı. Ruslar Raisa'ya asla ısınamadı. Oysa aynı anda dünya kamuoyunun Raisa'ya bakışı bambaşkaydı. Onlar da hiç görünmeyen Sovyet Başkanı eşlerinden sonra karşılarında güleryüzlü, konuşkan ve girişken bir Rus kadını görünce çok şaşırmıştı.

Aman Kemal Demir'i istifa ettirmeyin!
Hep söyleriz "istifa diye bir müessese var" diye. Başarısız olduğu görülenlerin kendiliklerinden makamlarını terketmelerini bekleriz, çünkü uygar ülkelerde böyledir.

Ama bizde istifa etmek de kişinin kendi kararıyla olmuyor ne yazık ki. Çünkü etrafındaki "çıkar çemberi" kırılamıyor bir türlü. Danışıklı dövüş olma ihtimali yüksek ama, bunu örneklerinden birini iki gün önce yaşadık. Deprem felâketiyle birlikte lime lime döküldüğü gün gibi ortaya çıkan Kızılay'ın Başkanı Kemal Demir Kızılay Yönetim Kurulu toplantısında "kurumun ve kendisinin çok yıprandığını, istifa etmek istediğini" söylemiş. Ancak 27 Yönetim Kurulu üyesi "Hayır olmaz, ayrıca Başbakan Bülent Ecevit de ne kadar başarılı olduğumuzu söyledi" demiş. Kemal Demir de istifadan vazgeçmiş.

Çıkar ilişkisi nasıl sırıtıyor değil mi?
Kemal Demir'in "yüksek rakımlı tepeden" torpilli olduğu biliniyor. Şimdi belli ki buna bir de Başbakan eklendi.

Bu bir tür yaş dayanışması gibi. Hepsi 75 yaşında. Kolluyorlar birbirlerini.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır