İlk yarıda Münch'e yapılan kesin penaltı. Bariz gol şansından dolayı İlker'e kırmızı kart gerektirir. 50. dakikada Sellami, Zeki'ye kasıtlı giriyor. Sarısı var. O da kesin kırmızı olması gerekir. Düşünüyor, ondan da vazgeçiyor. Bu sefer gole giden Mehmet'i Zeki yere düşürüyor. Yine kırmızı olması gerekir. İşte size bir maçın bilançosu. Yanlarda bayraklar havada. Sırtı onlara dönük. Yani hakem triosu muazzam. İşin kötüsü ilk defa iki kaliteli takımın lig mücadelesini izledik. Hakem iyi olsaydı bu maç belki de son yılların en iyi maçı olurdu. Bu hakem arkadaşlarımız artık karar versin. Şu maçtan aldıkları para 350 milyon civarında ve bu arkadaş astsubay. İşinden ne alıyor, bu maçtan ne alıyor? Ya bu işi yapsınlar ya da yapmasınlar. Yeter artık. Futbolculara günah. Hakemi yazmaktan maça gelemedik.
Beşiktaş, hakemin kararlarıyla bu kadar gerilmesine rağmen oyun disiplinini bozmadı ve maçı aynı tempoda götürdü. Briegel, Van maçındaki müdafayı tek hatta düşünme hatasına bu maçta girmedi. Gittikçe daha bir ısınıyor.
Fakat Beşiktaş, şampiyonluğu düşünüyorsa forvette daha etkili olmalı. Ahmet belki çok çalışıyor, direkt kaleyle oynuyor. Çalım atarken de kaleciyi geçiyor. Bunlar iyi yönleri. Fakat kaleciyle birebir pozisyonlarda gol vuruşlarında etkisiz. Ali Eren faydalı. Her şeyden önemlisi çok çabuk. Ve fedakar. Shorumnu yine bir artistlik yaptı. Ama olmadı. Yalnız bir gün bu hareketleriyle takımı yakacak.
Kocaeli mücadeleci, hırslı, yardımlaşarak kontrollu oynayan bir takım. Ama onlar da hücumda çoğalamadılar. Kontrataklarla gol bulmaya kalktılar. Daha cesur olsalardı, Beşiktaş'tan önce gol atmaya kalksalardı rakiplerinin disiplinini bozarlar mıydı? Belki de... Gol yedikten sonra etkili olarak golü aramaya başladılar. İstanbul'da büyüklerden puan çıkaracaksan en az 1 gol atacaksın. Başka şansın yok.
Bir seyirci olarak dünkü maçtan sonra iki takıma da teşekkür etmek lazım. Yaptıkları mücadeleden dolayı. Seyirci verdiği parayı helal etti. Ama maalesef hakem triosu hariç.