|
|
Cezaevleri suç fabrikası gibi
Cezaevinde her şey tarifeye bağlı. Paran varsa gelsin gramı 300 milyon liradan kokain, 10 bin marktan Baretta...
Mine ŞENOCAKLI-Şefik DİNÇ (SHA)
Bayrampaşa Cezaevi, geçtiğimiz günlerde, "cezaevi ekonomisi"nden rant kapma hesaplaşmasına ev sahipliği yaptı. Kimine göre 50 trilyon, kimine göre bunun kat be katı için, 7 mahkumun delik deşik olduğu bir savaş yaşandı. Aslında, bu kadar sansasyon yaratması işin biraz "toptancı" işi olması. Yoksa her yıl kaç kişinin bu rant için "temizlendiği"nin çetelesini tutmak zor.
PARA ÇUVALLA
"Kim, niye göz yumuyor?" derseniz, yanıt basit. İçerideki "devletli" mafya babalarında para çuvalla. Bastırıyorlar 100 milyarı, çıkıp Boğaz sefası yapıyorlar. Atıveriyorlar bir 10 bin mark, öbür gün gıcırından bir tabanca ceplerinde. Üstelik ceplerinden çıkan paranın yüzlerce katını içeride çeviriyorlar.
Bu çarka çomak sokulamaz mı? Biraz zor görünüyor. İşte bir örnek. Bayrampaşa'nın eski Savcısı Necati Özdemir'in iki yıl önce sokmaya çalıştığı çomak, onun kızağa çekilmesiyle son buldu. Bir yıllık görevin ardından şimdi avukatlık yapan Özdemir, yine de mafyadan çok sistemin sorumlu olduğu görüşünde. "Bu işi tepeden çözeceksiniz. Öyle gariban 10 gardiyanı açığa almakla olmaz. Şimdi günah keçisi çeteler oldu. Ne sorun olsa çeteler, mafya deniyor. Onlar mı bu ülkeyi bu rezil hale getirdi" diyor.
Ceza Avukatı Ergin Cinmen'e göre, Adalet Bakanlığı'nın bütçesi o kadar zayıf ki, Bayrampaşa'da yaşananlar normal. Cinmen şöyle diyor:
"Babaları daha çok Bayrampaşa'ya koyuyorlar. Bir de Metris'e. Bu mafya babaları Türkiye ekonomisinin üçte birini, yani karaparaları elinde tutuyor. Bu yüzden onların girdiği yer şenleniyor. Peşlerinden uyuşturucu da, silah da, kokoreççi de giriyor... Kimseyi töhmet altına almak istemiyorum. Ama bir yanda Türkiye ekonomisinin üçte birini yöneten grup diğer tarafta zayıf mı zayıf bir yapı var. Cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayısı 70 bin. Yani Türkiye'de yaşayan her bin kişiden biri mahkum. Adalet Bakanlığı'nın bütçeden aldığı pay ise sadece yüzde 1. Bu parayla adliye kurulacak, hapishane inşaa edilecek, maaşlar ödenecek. Nasıl? Bu kadar zayıf bir Adalet Bakanlığı ve zayıf bir cezaevi idaresiyle içerilerin suç batağı olması çok normal. Cezaevinin boyu posu uygun olsaydı bırakın silahı içeriye tank bile girebilirdi."
OTORİTE BİTMİŞ
Tüm Yargı-Sen Başkanı Tekin Yıldız da, kapasitesi bin 400 olan Bayrampaşa Cezaevi'nde, tam 4 bin tutuklu ve mahkum olduğuna dikkat çekiyor:
"Bayrampaşa'da devletin otoritesi bitmiş. Mafya idareyi almış. Adalet eski Bakanı Oltan Sungurlu, 'Biz Cezaevlerine hakim değiliz' dememiş miydi?
Bayrampaşa, cezaevi değil, adeta lüks bir iş takip yeri. Karapara ekonomisi orada dönüyor. Bunca parayı görüp Cumhuriyet Başsavcısı'nın ya da müdürlerin yasadışı bir şey yapmayacaklarının bir garantisi var mı? Fiziki koşullardan önce kafaları değiştirmek lâzım. Bu yüzden de 10 tane gardiyanı açığa alarak bu sorunu halletmek mümkün değil."
CİNAYET ÜSTLENİLİR!
Cezaevinde her şey gibi adam vurma ya da cinayeti üstlenmenin de bir karşılığı var. Fiyatı 4 bin mark ile 80 bin mark arasında değişiyor. Vuran ya da vurulanın konumuna göre fiyat değişiyor. Eğer taraflardan biri çetelerden birine mensup değilse fiyat düşüyor, ölen ya da öldüren çetedense fiyat artıyor. Cepteki sigara jelatinine bile hassas olan son sistem X ray cihazları ise silahlara nedense aynı duyarlılığı gösteremiyor.
CEP YERİNE EV TELEFONU
Cezaevinde cep telefonlarının kullanımının engellenmesinden sonra bu kez devreye ev telefonları girdi. Nasıl mı? Cezaevine yakın bir yerden Türk Telekom'dan hat çekiliyor. Ardından da 500 metre ve bir kilometreden görüşme yapabilen telsiz telefon içeriye sokuluyor ve görüşmeler rahatlıkla yapılıyor. Bir telefonun içeriye sokulmasının maliyeti ise 500-700 milyon lira arasında...
|
Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|