kapat

21.09.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
inter merkez
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Yeni tür dinamizm
Türkiye ekonomisi neler, neler gördü. Sınır boylarındaki savaşlar, gerilimler, hükümet krizleri, ard arda gelen seçimler, yolsuzluklar. Her iki-üç yıllık büyüme döneminin ardından ya durgunluk ya da kriz geldi. Ekonomi hazırlıksız yöneticilerin elinde deneme tahtası oldu.

Gelen vurdu, giden vurdu ama ekonomi yıkılmadı, ayakta kaldı. Ancak sınıktılarımız yok değil.

Dört koldan baskı
Bu aşamada sıkıntıların tek nedeni, ekonominin gidişatı değildi. Ekonominin dinamizmine karşı başka tehditler de vardı. Bu nedenle konjonktürün rüzgarı olumlu da esse sıkıntılar bitmeyecekti. Çünkü ekonomi dört koldan baskı altındaydı.

* İlk sorun herkesin bildiği gibi ekonomik durgunluk.

*İkinci sorun ise küreselleşme. Ekonomideki genel sorunlar, küreselleşmenin getirdiği sıkıntıların net bir şekilde görülmesini engelliyor.

Bir çok şirket ve sektörün sorunu yalnız durgunluk değil. Küreselleşme oyunun kuramlarını kökten değiştirince, bu değişimin farkında olamayanlar pazar kaybetmekten kurtulamıyor. Eskiden rekabet alanı dar, rakiplerin sayısı azdı. Şimdi bu alan her geçen yıl biraz daha genişliyor ve rakiplerin sayısı artıyor.

*Üçüncü sorun, tüketici kitlesindeki değişimin hızlanarak sürmesinden kaynaklanıyor. Bu değişim sanayiciyi ve işadamını hep diken üstünde oturuyormuş gibi rahatsız edecek. Yeni dönemde tüketici tercihlerine öncelik verip ürün farklılaştırmasına giden şirketler büyüyecek. Tek tip veya az sayıda model üretip, ürün yelpazesini dar tutan sanayicilerin pazar payı küçülecek.

*Son baskı kaynağı ise teknoloji ve kalite devrimi. Bilgi işlem sistemleri, her 18 ayda bir, fiyatı artmadan iki kat kapasiteye ulaşıyor. Bu hıza ayak uyduramayanlar, ekonomi hızlı büyüse de sıkıntılarından kurtulamayacak. Bu hızlı gelişmeye, küçük tüccardan en büyük holdinge kadar herkesin ayak uydurması şart, bir dönemlik gaflet, en çağdaş şirketlerin bile bu amansız yarışta tur kaybetmesine neden oluyor. Bu ortamda sanayici ve işadamlarımızın azminden ve gözü kara cesaretinden kaynaklanan o eski dinamizmi pek işe yaramayacak gibi görünüyor. Durgunluğun beklenenden uzun ve sancılı sürmesi de eski tür dinamizmin pek etkili olmadığını düşündürüyor.

Yeni dönem
Ancak durum umutsuz değil. Sorunların tümden çözümü için 2000'li yıllarda bilime, araştırmaya, ekonomik hesaba ve toplumsal gözlemlere dayanan yeni bir dinamizm anlayışının, yeni tür bir cesaretin geliştirilmesi gerekiyor. Durgunluk döneminde, küçülmek yerine kadrosunu koruyan, reklam ve tanıtımını fedakârlık yaparak sürdüren, fiyat indirimine giden bir çok sektörde bu dinamizmin işaretlerini görmek mümkün. Mobilya ve yataktan, cep telefonu ve bilgisayara kadar bir çok sektörde durgunluğa rağmen satışlar artıyor. Önümüzdeki dönem toplumun nüfus yapısı, yükselen eğitim ve gelir düzeyi, sanayinin hâlâ koruduğu esneklik yeteneği yeni bir tür dinamizmi iyice yaygınlaştıracak. Hesapsız kitapsız genişleme tutkusunun yerini, sağlıklı ve bilinçli genişleme alacak. Yatırımlar, yeni ve teknolojik düzeyi yüksek alanlara yönelecek. Gözü kara cesaretin yerini, yatırım ve talep analizleri alacak. Tayland'dan Arjantin'e kadar tüm ülkelerdeki rakipleri tek analiz edilecek. Bu yeni tür dinamizm, ekonomiye yeni bir istikrarlı büyüme ivmesi kazandıracak ve ekonominin geleceğini kurtaracak.

17 Ağustos depremi ile ortaya çıkan büyük yıkımla hasarın giderilmesi de bu yeni dinamizm ve esneklik anlayışına bağlı. Sorunlara meydan okumak yerine, moral bozukluğu ile teslim olmaya devam edersek Türkiye, hayatlarını kaybeden 16 bin kişiye karşı can borcunu da ödeyemeyecek.

Yeni dönmede bilimsel hesap ve araştırmayı yalnız yeniden inşaat çalışmalarında değil, üretimden, yatırıma ekonominin her alanında uygulamak zorundayız.


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır