kapat

16.09.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
ABDURRAHMAN YILDIRIM(yildirim@sabah.com.tr )


"Faizler ancak gelecek yıl düşer"

Önümüzdeki döneme ilişkin ekonomik beklentileriniz nedir? Ekonomi ne kadar büyür?

Bankacılık sitemine liberalizasyon sonrası girdiğim için her zaman için çok dinamik bir ortamda çalıştım. Bu ortamda yetişen bir bankacı olarak da genelde olumlu bakış açısı olan bir kişiyim. Son dönemdeki gelişmeler ışığında şu anda tedirgin edici hiç bir şey yok. Son yüzyılın en büyük afetini yaşadık. Yurttaşlarımız hayatlarını yitirdi. Bir kısmı yaralandı. Bu konuda acımız çok büyük. Ancak ülke olarak çalışmak özellikle daha çok çalışmak zorundayız. Her türlü kaynağa sahip bir ülkeyiz. Bu kaynakları da ulusça etkin kullanmak durumundayız.

Yeni hükümetin de reformlarla ilgili çok ciddi ve istikrarlı yaklaşımları nedeniyle önüzümdeki dönem için ben çok daha ümitliyim. IMF heyeti Türkiye'ye gelip öncelikle deprem ile ilgili çalışmalara başladı ama bu sadece deprem ile ilgili bir ziyaret değildi. Ekim ayında belirginleşecek bir stand-by çalışması başlayacak. Hükümetin stand-by'ın ön koşulu olan düzenlemeleri de hızlı bir şekilde gerçekleştirmesi sonucu 2000 yılının ilk aylarından itibaren IMF ile birlikte bir stand-by'ın devreye gireceğini düşünüyorum. Bu ortamda da şu anda tedirgin davranan dış kaynak yumuşayarak, ciddi bir giriş yapacak. Bu da dış kaynakların kısıtlı olduğu bir ortamda büyüme açısından önemli bir ortam yaratacak.

Biz bu yıl GSMH'nın doğal afet nedeniyle yüzde 1-1.5 arasında daralacağını düşünüyoruz. Bu genç nüfusu olan bir ülke için ciddi bir küçülme ama 2000 yılından itibaren ekonomik büyümenin çeyrekler itibariyle artacağını ve yıllık bazda yüzde 4-4.5 arasında oluşacağını düşünüyoruz.

* Dış kaynak girişinin ekonomi ve mali piyasalar üzerindeki etkisi ne olur?

Dış kaynak gelişiyle Merkez Bankası açısından TL yaratma imkânı rahatlayacak. Bu da faizler üzerindeki baskıyı azaltarak daha düşük bir faiz ortamına yol açacak. Ama sene sonuna kadar burada ciddi bir gelişme beklemiyorum. Bunun nedenleri arasında 2000 sorunu da var, Merkez bankasının IMF ile yaptığı yakın izleme anlaşması gereği para politikasını sıkı tutmaya devam etmesi de etkili. Piyasadan 700-800 trilyon alacağı olduğu bir ortamda da piyasaya bu likiditeyi vermek için yabancı kaynağa ihtiyaç var. Ki bu 2 milyar dolar gibi bir rakam. Bunun gelişi de 2000 sorunu ve deprem etkisiyle çok çabuk olmayacak.

Reel sektörle 55 yıl
"Yapı Kredi uzun vadeli bankacılığı benimsemiş, yatırımlarını da bu yönde kanalize etmiş gerçek bankacılık yapan bir kurumdur. Bu yılın ilk altı ayı itibariyle gerçek bankacılık stratejimizin sonuçlarını rakamsal bazda vermek istiyorum. Kredi kartı sayısında pazar payımız yüzde 22, işlem hacminde payımız yüzde 29 seviyesinde. Her iki rakamda da piyasa payında birinci konumdayız. 1200'e ulaşan ATM sayımız ve piyasadaki yüzde 13'lük payımızla ikinci sıradayız. POS sayısında da yüzde 19'luk bir pazar payımız var. Özel sermayeli bankalar arasında toplam vadeli mevduatta pazar payı yüzde 10.6. Burada önemli olan vadesiz mevduat. O da özel sermayeli bankalar arasında yüzde 9.6 gibi çok büyük bir rakam. Bence bizi diğer bankalardan ayıran önemli bir özellik şu. Biz reel sektörle her dönemde iç içe çalıştık. 1994 krizi ve küresel kriz zamanında bile reel sektöre desteğimizi sürdürdük. Çünkü biz banka olarak uzun vadeli ilişkiye önem vermekteyiz. Uzun vadeli ilişkide de en önem verdiğimiz husus tarafların bu ilişkiden fayda sağlamasıdır. Bizim prensibimiz, bir ilişkiye girdiğimiz zaman müşterimizin de bizim de para kazanmasıdır."

Enflasyon düşüşüne hazırız
"Şu an itibariyle bakılacak olursa YKB, operasyonel hizmet gelirleri ile operasyonel giderlerini tamamiyle karşılayan tek bankadır. Bu şekilde de devam edecektir. Enflasyonun düşmesiyle çok daha istikrarlı bir mali piyasa oluşacaktır. Bu ortamda gelirlerin kontrolü zorlaşacak maliyet yönetimi önem kazanacaktır. Bu nedenle bankanın operasyonel giderlerini hizmet gelirleriyle karşılıyor olması gelecek açısından çok önemli bir üstünlüktür. Bu çerçevede bu yılın ilk çeyreğinden bu yana bankanın önem verdiği noktalardan biri de gelirlerin artırılması kadar giderlerin etkin bir biçimde kontrolünün başlamasıdır.

Bundan sonra enflasyonun düşmesiyle insan kaynağı ve teknolojiye yaptığımız yatırımların karşılığını daha hızlı alabileceğimizi düşünüyorum. Şu ana dek yüksek kârlardan feragat ederek altyapısını çok sağlam oluşturmuş, gerçek bir banka olarak önümüzdeki dönemde müşteri odaklı, üstün hizmet anlayışımız çerçevesinde bireysel kurumsal ve ticari bankacılık alanındaki payımızı artıracağımızı hedefliyorz. Bankamız için istikrar çok önemli. Bu nedenle genel stratejimizde bir değişiklik yok. Bankamız ticari bireysel ve kurumsal bankacılık faaliyetlerinde lider konumunu sürdürüp, müşterileri, çalışanları memnun etme ve ana hissedarların öz varlıklarını uzun vadede en çok maksimize etme temel hedefi çerçevesinde çalışacak."

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır