kapat

16.09.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
AHMET VARDAR(avardar@sabah.com.tr )


Utanmazlığın dik âlâsı!...

Düşünün siz, saatlerce enkaz altında kurtarılmayı bekliyorsunuz, daha sonra da dertlerinize çare bulmak için gittiğiniz hastanede çektiğiniz eziyet... Buna belki kazazede açısından büyük bir şanssızlık denilebilir ama gittiği özel hastanenin sahipleri gerçekten ayıp etmişler.

İsmini şimdi buradan vermek istemediğim özel hastaneye kaldırılan genç kızın muayeneden sonra derhal ameliyat edilmesi gerektiği söyleniyor. Hazırlıklara başlanıyor. Genç kız tam ameliyat edilecekken Sağlık Bakanlığı'ndan gelen bir talimat herşeyi değiştiriyor. Zira Sağlık Bakanlığı'nın bu talimatında, "Tüm özel ve devlet hastanelerinin depremzedelere uygulanan tedaviler sonucu hiçbir ücret talep edemeyeceklerini" bildiriyordu.

Bu talimatı alan hastane yetkilileri genç kızın babasını çağırdılar ve ne dediler biliyor musunuz, "Kızınızın ameliyatına gerek yok, hemen eve götürebilirsiniz." Adamcağız da bu sözlere inanıp, kızını eve götürdü... Aradan 2 gün geçince genç kızın acılardan kıvrandığını gören baba, o hastanede çekilmiş olan röntgen filmini bir doktora gösterdi. Filmi gören doktor kızın derhal ameliyata alınması gerektiğini söyledi.

Sonuç mu onu da anlatayım; 27.8.99 Cuma günü, saat 14.00 civarında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde ameliyattan çıkan bu genç kız şu anda gayet iyi... Deprem sırasında kalçasına arkadan bir kolon düşmesi sonucu meydana gelen kırık ameliyatla düzeltilmiş ve sakat kalma olasılığı ortadan kalkmıştır. Ya bu genç kızımız o özel hastanenin doktorlarına inanıp, ameliyat edilmese idi ne olacaktı?... Yazık, günah değil mi?... İnsan sağlığı bu kadar mı önemsiz?... Parayı alamayacağını duyunca hastayı taburcu edenlerin diplomalarından şüphe ediyorum. Buna utanmazlığın dik âlâsı derler...

Asya Tur yetkilileri, utanmıyor musunuz?...
İnsanlar bir defa feleğin sillesini yemeye görsün, bu peşpeşe gelir... Değirmendere'de böyle feleğin sillesini yemiş emekli astsubaya bu yaptıklarınız olacak şey mi?...

Asya Tur yöneticileri sizlere sesleniyorum; Bu deprem felakatzedesi 28 Eylül tarihinde Marmaris'e gidebilmek için sizden bilet almıştı. Ama görüldüğü gibi depremin sillesini yedi, evi yerle bir oldu. Ee tabiki gidişi de suya düştü. Sizden yani Asya Tur'dan aldığı 21 milyon 800 bin liralık 2 kişilik gidiş-dönüş bileti enkaz altında kaldı.

İlk sıkıntısını ve telaşını atlattıktan sonra aklına bu bilet geldi. Ve sizin yazıhaneye giderek, durumu açıkladı. Biletinin iptalini talep edip, parasını istedi. Yahut ta onların yerine "İleri tarihe bilet verin" dedi.

Yıllardır müşteriniz olan bu insana takındığınız tavır ve verdiğiniz cevap doğrusu çok yakışıksız idi... "Bileti getir, paranı al..." diyorsunuz. Benim de size bir teklifim var; O size paranın yerini göstersin de sen gir al bakalım, alabilirsen... Utanın be!... Bu sıkıntılı gününde insana böyle davranışta bulunmak ayıp değil mi?...

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır