kapat

16.09.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
RAUF TAMER(rtamer@sabah.com.tr )


Halâ geç değil

Tek yerden yönetim... tabii beraberinde de zaten bir denetim.

Bu olmadı.

Olmayınca, deprem bölgesine gönderilen yardımlar -çoğu zaman yerine gitmiş olsa bile- gelişigüzel ve adaletsiz dağıtıldı... Bazen de kapışıldı.

Sırf battaniye çalanlar değil, tekerlekli sandalye çalanlar bile var... Yuh olsun.

Bize ulaşan bilgileri bir okusanız, en az deprem kadar bir acı daha duyarsınız.

*

Ne yapılabilirdi?

Gayet basit.

Bölgede olağanüstü hal ilan edilebilirdi... Hangi kompleks ise o, edilmedi.

Bakanlardan biri, koordinatör olarak görevlendirilebilirdi... Yahut sırf bu iş için yeni bir bakanlık ihdas edilebilirdi... Hangi inatsa o, Nuh dedi Peygamber demedi.

Bu iş deneyim ister.

Hazır Erzincan Valisi var... Damdan düştüğü için hâlden anlar. Bütün püf noktaları bilir. Böyle bir Vali, o yöreye Deprem Valisi olarak atanabilir, bütün bilgi ve deneyimini kullanabilirdi... Hangi kafaysa o, halâ organize olamadı. Olamıyor.

O zaman da işte, istifçi, karaborsacı, kapkaçcı, fırsatçı, üç kağıtçı bütün ölü soyucuları ortalıkta fink'atıyor.

*

Dahası var.

Vatandaş hergün bize soruyor:

- Toplanan paralar ne oldu?

Yâni, trilyonlar.

Elbette ki çalınmadı. Çalınamaz.

Ama ne oldu paralar?

Yahut ne olacak?

Hangi sisteme, hangi ölçüye göre değerlendirilecek?...

Ve buna kim karar verecek?

O kafa mı?

Yine mi?

Ama yeter.

*

Dahası var.

Milletvekilleri, Bakanlar, haklı olarak kendi seçim bölgelerini kollarlar... Yardımların dağılımına müdahale ederek, paylaşımı etkileyebilirler. Nitekim etkiliyorlar.

Çünkü saha boş.

Kapanın elinde kalıyor her şey... Kim daha becerikliyse, aslan payını o koparıyor.

İyi ama bu defa da adalet bozuluyor.

Demek ki, yeniden organize olmak lazım.

Vakit geç değil.

Ya bir super Vali, ya bir super Bakan... ya da -halâ- olağanüstü hâl kararı mümkün.

*

Neden yapmıyoruz bunu, bilemiyorum.

Bu ülkede Toplu Konut Başkanlığı bile ihdas edildiğine göre, mesela Özelleştirme ayrı bir uzman kadroya bağlandığına göre, 20 milyon nüfusu kapsayan deprem bölgesine neden bir koordinasyon veya eşgüdüm getirilmiyor?

Şimdi orada disiplinsiz, plansız, programsız, muhatapsız (ya da çok muhataplı) acayip bir sistem işliyor. Yetkisi olan olmayan herkes herşeye burnunu sokuyor. En iyi niyetle gelmiş yardım ekipleri bile kırılıp gücenip bölgeyi terkediyor.

Yazık oluyor.

Kaybettiğimiz her dakikaya yazık oluyor.

Ecevit'in yıllardır gönlünde yatan o köy-kent'ler, bir talihsizlik olarak çadır-kent'lere dönüşmüşse de, yeniden imar ve inşa için en iyi formülü yine Ecevit önermelidir.

Yaralar, yerinde sarılır.

Ankara çok uzak.

Üstelik Ankara çok ağır.

Halbuki burada cevvaliyet lâzım... Bence vakit halâ geç değil.

Bir süper yetki... ve bir süper güç istiyoruz. Bekliyoruz...

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır