|
|
NECATİ DOĞRU(ndogru@sabah.com.tr
)
|
  
Bana..."Dear..." dedi..!
İngiliz önde gelenleri, başbakanları, bakanları, diplomatları, seçkinleri bir Türk gazetesinde çıkan tam sayfa haberi görünce afedersiniz kıçlarıyla gülmüşlerdir. "Türkler ne kadar zavallı adamlar..." demişlerdir.
Tony, Bülent'e...
"Dear..." dedi.
Futbol maçlarında bira ve esrar içip kanlı olaylar çıkartan sapı silik İngiliz dazlakları da; "Tony, Bülent'e dear dedi..." iri punto başlığı görünce; "Bu Türkler bir mektuptan bu kadar mutluluk çıkartıyorlarsa, bizim Tony bunlara her ay bir mektup gönderiversin..." demişlerdir...
Gazete bayram yapıyor...
"Dear Bülent..." dedi...
İngiliz Başbakanı Tony Blair, Türk Başbakanı Bülent Ecevit'e, 2 Eylül günü altı sekreter kıza daktiloyla yazdırılmış fakat sadece ilk cümlesi özensiz bir el yazısıyla "Dear Bülent...." diye giriş yapılmış 13 cümlelik bir mektup yollamış.
Ne acı bir şey...
Ne büyük aşağılık kompleksi...
Gazete mutluluktan uçuyor...
Dear dedi... Dear dedi...
Tony, Bülent'e dear dedi...
***
Ne demek dear?
İngiliz okullarında okumuşların söylediğine göre "dear..." sözcüğü bizim dilimize azizim, sevgili, değerli arkadaşım, aziz dostum diye çevrilebiliyormuş.
Bana..."Dear..." de...
Ve gel canımı al.
Bu ne zavalılıktır. İngiliz Başbakanı, kendinden 40 yaş daha büyük Ecevit'e Sevgili Bülent..." diye mektup yazmışsa bundan büyüklük, değerlilik, Avrupalılık payı çıkartacak ne var?
Nerden baksan ayıp...
Kişiye özel gelmiş bir mektup. Bu mektubu yayınlansın diye İngilizler mi verdi gazeteye... Yoksa Ecevit'in yakınları "Bakın Tony, bize dear dedi..." diye mi sızdırdılar.
Nerden baksan özürlü..
İngilizler vermişse ayrı ayıp, bizim Başbakanlık sızdırmışsa iki kat ayıp. Deprem dolayısıyla acıları paylaştığını söyleyen mektuplar belki Suudi Arabistan Kralı'ndan, İran Cumhurbaşkanı'ndan, Bangladeş Başbakanı'ndan ve hatta "ayağında giyecek donu yok..." diye küçümsediğimiz ama Türkiye'de depremzedeler için bir kasaba kurduracağını söyleyen Irak Başkanı Saddam Hüseyin'den de gelmiştir. Fakat onların mektupları değil de İngiliz Başbakanı Tony'in mektubu niçin bu kadar önemli oluyor?
***
Bana..."Dear..." dedi...
Tam ezilmişlik afyonu...
50 yıldır halka pompalayıp, pompalayıp uyutuyorlar. 50 yıl önce de Türkiye Cumhurbaşkanı Celal Bayar ile Başbakanı Adnan Menderes ABD'ye davetli gitmişlerdi. Onları Teksas eyaletine götürmüşler, başlarına Amerikan sığır çobanı kovboy şapkalarını giydirmişlerdi. Bizim gazeteler o günlerde de Amerikan sığır çobanı şapkası giymiş Türk Cumhurbaşkanı ile Başbakanı'nın resimlerini yayınlamışlar ve "Bize dear dediler..." diye yazmışlardı. 1960 yılından sonra Süleyman Demirel, ilk politikaya girdiğinde ABD Başkanı Johnson'la birlikte çekilmiş fotoğrafını seçim propaganda malzemesi yapmış, "ABD Başkanı bana dear diyor..." demeye getirerek halktan oy istemişti. Bir diğer başbakanımız Turgut Özal ise başbakanlığı sırasında köşke ünlü gazetecileri çağırır ve ABD'nin o sırada başkanı Bush ile hergün telefonla konuştuğunu anlatırdı. Gazetelerin ertesi gün manşetleri; "Presidant Bush'a bak George..." dedim... O da bana "Haklısın Targıt...." diye cevap verdi şeklinde çıkardı. Bir başka Başbakanımız Tansu Çiller'de ABD'ye gittiğinde ABD Başkanı Clinton'un yanında 20 dakika fazla kaldığı yazılıp, buradan da "Clinton Çiller'e dear dedi..." türü bir ezilmişlik afyonu çıkartılmıştı.
Yemiyor, içmiyorlar...
Gazeteye sızdırıyorlar..
Bana..."Dear..." dedi.
So What yani...
Bir ha lka bu kadar büyük hakaret yapılamaz.
|
 |
Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|