kapat

16.09.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
CAN ATAKLI(ataklic@sabah.com.tr )


Paniğin nedeni okullar

Önceki gece İstanbul büyük bir çılgınlık yaşadı. Gece yarılarına kadar sokaklarda oturan İstanbullular "muazzam bir deprem" bekledi. Çok şükür olmadı, zaten olacağını da kimse bilemezdi.

Çılgınlık akşam saatlerine doğru başladı. Ardarda patlayan asılsız söylentiler, Fısıltı Gazetesi'nin tirajını bir anda milyonlara çıkardı. Denizin yükseldiği, Adalar'ın boşaltıldığı, askeri birliklerin yer değiştirdiği söylentileri inanılmaz biçimde yayıldı. Ve en büyük bomba gece karanlığında gümbürtü kopardı. "Başbakanlık deprem olacağını biliyor, ama ne yapacağına karar veremedi." Bu söylentiye "mantıklı" bir kılıf da bulundu hemen "CNN haberi alt yazı ile duyurmuş."

CNN'e bakan yok
Her nedense kimse CNN'i açıp, alt yazı geçip geçmediğini kontrol etmeyi düşünmedi bile. Hatta koca televizyonlar bile, önlerinde CNN ekranı açık olduğu halde kuşkuya düştüler. Peki bu çılgınlığın asıl kaynağı neydi?

Tek bir konu; okulların kapatılması. Ecevit'in "risk var, okulları açamayız" sözlerinin tv ekranlarından yayınlanmasıyla söylenti furyası başladı. "Risk" deniyordu, ama riskin ne olduğu açıklanmıyordu. O halde hükümetin bildiği bir şey vardı, ama açıklayamıyordu. Depremin ilk anından itibaren yapılan yönetimsel hatalar halkı zaten derin bir güvensizlik uçurumuna itmişti, "Bunlar bir şeyi beceremediler, şimdi de olacak depremi saklıyorlar" söylentisi en aklı başında olanları bile inandırdı.

Her ikisi de hata
Okulların açılması çok ciddi bir hataydı. Hiç olmazsa 10-15 gün daha beklenmesi gerekirdi. Çocuklar da veliler de şoku üzerlerinden atamamışlardı henüz. Ama bir inat uğruna okullar açıldı. Açıldığı gün deprem olunca, bu kez en olmayacak şey yapıldı ve okullar kapatıldı. Oysa 5.8'lik artçı deprem sağlam hiçbir okulda hasara yol açmamıştı. Ayrıca sağlam okullar evlerden daha güvenliydi. İlk günden beri şaşkınlığı üzerinden atamayan yöneticilerimiz, en kolay, buna karşın en zihin bulandırıcı kararı, aynı şaşkınlıkla aldılar.

Falcılar fazla mesaide
İstanbul'da şu anda en gözde mesleğin hangisi olduğunu sorarsanız, hemen söyleyeyim, falcılar.

Tanınmış tanınmamış ne kadar falcı, medyum, kahin varsa karşılarına "korkulu" gözlerle oturan müşterilerine "deprem falı" bakıyorlarmış.

Bu falcılar aldıkları paraya ya da müşterilerinin ruh haline göre depremin olacağı günleri söylüyorlarmış.

Müşterilerin bir kısmı ladıkları bilgiyi kendilerine saklarken bir bölümü de hemen ortalığa yayıyormuş. Bu nedenle piyasada dolaşan çok sayıda "Büyük deprem tarihi" varmış.

Özel sohbetlerde bu tarihler karşılaştırılarak "ortalaması" alınıyormuş.

Ne diyeyim?

Deprem olmayacak
Depremle birlikte öylesine bir "bilimsel" bombardımana tutulduk ki, sonuçta insanlar hiçbir şeye inanmaz oldular.

Hiçbir şeye inanmayınca "hurafeler" egemen hale geldi.

"İstanbul'da mutlaka deprem olacak" bilimsel açıklaması doğru olmasına doğru da, sorunu çözmüyor. Çünkü herkes kendinden sorumlu, kendi korkusuyla başbaşa. Bu korku ve endişeli bekleyiş giderek "Ne olacaksa olsun" manasızlığına doğru götürüyor insanları.

Depremle ilgili her açıklama milyonlarca insan tarafından nefesler tutularak izleniyor. Beklenen iki şey var. 1) Depremin tarihi 2) Birinin çıkıp "deprem olmayacak" demesi.

Şu ana kadar ikinci şıkkı telaffuz eden çıkmadı. Çünkü bilimsel olarak İstanbul fay hattına çok yakın, bu nedenle deprem riski taşıyor. Şimdi ben de diyorum ki; "İstanbul'u yıkacak bir deprem olmayacak." Kendimizi depreme karşı hazır tutalım, ama yarın olacakmış paniğini de yaşamayalım.

Bana inanın, yüreğiniz böyle hissederse korkuyu içinizden atıyorsunuz.

Bazen bilmediğimizi, olmayacak kabul ederek huzura erebiliyoruz. Unutmayın trafik kazası riski depremden daha fazla.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır