kapat

16.09.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
GÜNGÖR MENGİ(gmengi@sabah.com.tr )


Uluğbay dersi

Ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı görevini yürütürken intihara teşebbüs eden Hikmet Uluğbay beklenen açıklamasını yaptı.

Olayın üstünden 70 gün geçmiştir.

Bu süre, yüksek kalitelere sahip Uluğbay için yeterli bir değerlendirme zamanıdır.

Uluğbay, açıklamasının ilk bölümünde, intihar girişimi ardından çeşitli haberlere konu olan iddiaları yalanlıyor.

Sonra "yaşamına son verme kararını getiren hususlar"ı şöyle sıralıyor:

* Sorunlu her sektörün devletten parasal yardım istemesi..

* Çeşitli kesimlerin ekonomide kalıcı çözümler etrafında birleşmekten çok reformları engelleme yolundaki tutumları..

* Partilerin reformlara iktidar-muhalefet çekişmesi açısından yaklaşması..

* IMF görüşmelerinin yorucu temposu..

* Çalışma arkadaşları ile paylaşacak yerde sıkıntılarını içine atması..

* Bu yüzden beslenme, dinlenme ve uyku düzeninin bozulması..

Uluğbay bu tecrübelerinden önemli bir yaşam dersi çıkarıyor:

1. Çalışma kadar dinlenmeyi de bilmek;

2. İç dünyamızda biriktirmek yerine sorunları paylaşarak çözmeyi öğrenmek...

"Üçüncü ve en önemlisi ise.." diye altını çizdikten sonra şu mesajı veriyor:

"İnsanların fikirlerini ifade ederken sözcüklerini büyük özenle seçmesi.."

Sitem dolu bu gönderme kime?.

İsim ve adres vermemiş..

Uluğbay, her şeye rağmen yanlışını kabul ederek ailesinden seçmenlerine herkesten özür diliyor, onları yeni bir hayal kırıklığına uğratmayacağının sözünü veriyor.

Bizce Uluğbay trajedisi, siyasette istifa kurumunun erdemini kanıtlayan unutulmaz bir derstir.

Derisi kalınlaşmış siyasetçiler için başarısızlık hali, sorumluluk ve utanç duygusu, hiçbir zaman onların kendi sorun olmuyor.

Ülkenin ve halkın sorunu oluyor.

İhtiyacımız, Uluğbay'ın duyarlılıklarına sahip siyasetçileri çoğaltmaktır. Yalnız...

Son durağın "intihar" değil "istifa" olduğunu asla unutmamak şartıyla!

Felâket nerede?

Anayasa, devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını öngörüyor.

Cumhurbaşkanı'na bile görev yüklüyor.

Tarihte 16 devlet kurmuş olmanın fiyakasını yaparız. Bu tecrübe, ideal bir devlet düzeni kurmanın sermayesi olmalı, değil mi?

Ama hayır.. Devletin her uzvu ayrı telden çalıyor, birinin sesini öbürü duymuyor.

Meclis Araştırma Komisyonu'nda ibret verici gerçekler öğrendik:

Erzincan'daki maden suyu işletmesi, suyun renk ve tadının değiştiğini Erzincan depreminden önce, Yalova kaplıcaları da suyun ısındığını son depremden önce ihbar etmiş. Ama haber yanlış adreslere gitmiş.

MTA, Amerikan yardımı donanım sayesinde 1988'de Marmara'daki hafif bir depremi önceden tahmin edebilmiş..

Ama Amerika yardımı kesince DPT de ödeneği durdurmuş bu proje iptal edilmiş..

Yetkili jeolog "Bu çalışmayı, son depremde yıkılan bir binanın maliyetine devam ettirebilirdik" diyor. Her şey ortada:

Felâket yerin altında değil, üstünde!

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır