kapat

16.09.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.


Ne gerek vardı?


Futbolda kolay rakip ve kolay maç yok. Hele Şampiyonlar Ligi'nde... G.Saray ilk yanlışını Hertha Berlin'i rahat geçebileceği bir takım olarak görmesiyle yaptı.

Şampiyonlar Ligi'ndeki 4 yıllık tecrübesine güvenen G.Saray, rakip takımın hocasının bir gün önce yaptığı dolduruşlara da fazlasıyla inanmış bir görüntüde maça başladı. Ve alışılmış futbolundan farklı oynayınca kalesinde 2 gol gördü. Fatih Terim, maçı kazanabilmek amacıyla sağ tarafta defansif yönü kuvvetli olan Fatih'in yerine Ümit'le oyuna başlamıştı. Kapanan ve çabuk çıkan Hertha takımı, atağı daha çok düşünen Ümit'in bulunduğu bölgeyi oyunun başında bol bol kullandı.

G.Saray'ın lokomotifi olan orta alanda oyuna Bruno ile başlamak da yanlıştı. Tugay'ın oynaması gereken yerdeki Bruno, görevlerini yerine getiremedi. Sadece Bruno değil Okan da bu alanda çok gereksiz işler yapan, çok telaşlı oynayan ve orta sahanın dengesini bozan diğer bir oyuncuydu. Hertha iki golünü de orta alanın zafiyetinden elde etti. Geldiği günden beri hatasız oynayan Capone'nin de ilk goldeki ıskası unutulmamalı.

Fatih Terim yanlışından döndü
Cimbom'un kötü görüntüsünde önemli bir faktör de usta oyuncu Hagi'nin ortalıkta gözükmemesiydi. Rakibin her yerde kovaladığı Hagi, bu markajdan kurtulmak için yeterli çabayı gösteremedi ve adeta takımını bir adam eksik oynattı. Ama 86'ncı dakikada kazanılan penaltıyı atmak her babayiğidin harcı değildi. Bunu gol yaparak kendini biraz olsun affettirdi.

Hertha Berlin çok kaliteli bir takım değil. Ancak bir Alman ekibi. Çok iyi mücadele ediyorlar. Özellikle kenarlardan çok çabuk çıkıyorlar, toplara 18 civarında çok iyi vuruyorlar. G.Saray ne yazık ki bu konuda yeterli önlemleri alamamıştı. Oysa Hertha'nın ne denli tecrübesiz ve kolay gol yapılacak bir ekip olduğunu ilerleyen dakikalarda gördük. Hakan'ın golünden sonra paniklediler ve özellikle defansta büyük hatalar yaptılar.

G.Saray, oyuna dengeli başlayıp rakibi bir Milan ya da Chelsea gibi görseydi hem kalesinde gol görmez hem de maçı rahat kazanabilirdi. Terim'in ikinci yarıda oyuna Tugay ve Fatih'le başlaması oyun başındaki yanlışından dönmesi anlamındaydı. Sarı-kırmızılılar bu ikiliyle daha organize bir takım hüviyetine büründü. Beraberliği yakaladılar ama galibiyet golünü bulamadılar.

Ankaragücü maçının son 10 dakikasında toparlanma sinyalleri veren Hakan'ın bu yıl ilk defa bir maçta bu kadar arzulu ve faydalı oynadığını gördüm. Arkadaşlarına çok iyi toplar indirdi, çok iyi yerlere koşular yaptı. Bunun neticesinde de özlediği gole kavuştu. Hele 27'nci dakikadaki golü de yapabilseydi her şey daha mükemmel olabilirdi.

Maçın hakemine gelince... Ceza alanı içinde Hakan'a yapılan penaltıyı vermedi diye kızdık. Hele saymadığı golde küplere bindik. Neyse ki bizim bile görmediğimiz penaltıyı çalarak kendini biraz olsun affettirdi ve hiç olmazsa kötü niyetli olmadığını göstermiş oldu.

Spor Yazarlari sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır