kapat

16.09.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Tetiği neden çektim?
Gerilim ve yorgunluktan faydalı hizmet üretebilme umudumu yitirmiştim. Başbakan'ın istifamı kabul etmeyeceği düşüncesiyle intiharı seçtim

Milli Eğitim eski Bakanı ve DSP Milletvekili Hikmet Uluğbay 6 Temmuz gecesi kalkıştığı intiharın nedenlerini yazılı açıklama ile anlattı. Deprem felaketi nedeniyle bu açıklamasını geciktirdiğini söyleyen Uluğbay, tüm Türkiye'yi günlerce merakta bırakan girişiminin perde arkasını şu sözlerle araladı:

"İçinde bulunduğu gerilim ve yorgunluk bu girişime yol açtı. Yorucu çalışma ortamı içinde, beslenme, dinlenme ve uyku düzeninde de aksamalar oldu. Bu ortam, faydalı hizmet üretebilme umudumu olumsuz yönde etkilemeye başlamıştı. Bu yöndeki düşüncelerim son günlerde yoğunluk kazanmıştı. 6 Temmuz gecesi doruğa ulaştığı için, o gece yaşamıma son verme kararı aldım ve uyguladım. Başbakanın bana duyduğu güven dolayısıyla istifamı kabul etmeyeceği düşüncesi de beni istifa yerine intihara götürdü. Ancak Allah'ın bir lütfu olarak, girişim başarısızlıkla sona erdi."

İntihar girişimi öncesi hiç bir mektup ve yazı hazırlamadığını, hiç kimseyle görüşüp tartışmadığını söyleyen Uluğbay, Başbakan Bülent Ecevit'le de bir sorununun olmadığını özellikle vurguladı. Uluğbay, Özkan'la dönüşümlü olarak Ankara dışında tatil yapma kararı aldıklarını, o hafta sonu da eşi ile Bodrum'a gitmek üzere uçakta yer ayırttıklarını hatırlattı. Uluğbay tatil planları yaparken birden bire intihara kalkışma nedenlerini şöyle sıraladı:

ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz'ın grup toplantısında yaptığı konuşmada, IMF belgesini benden aldığını söylemesine üzüldüm. Ancak sonra yaptığı açıklamalarında, benden belge değil, bilgi aldığını belirtti. Hükümet ortaklarıyla yapılan iki toplantıda liderler IMF görüşmeleri konusunda ayrıntılı olarak bilgilendirilmişti. Ancak hiç bir lidere belge verilmemişti.

Hazine Müsteşarlığı'na yapılan atamada görüşümün alınmadığı iddiası doğru değil. Tıpkı Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan ile tartıştığımız yolundaki haberler gibi gerçek dışı.

Strese girmiş
56 ve 57'nci hükümetler çerçevesinde kararlılık ve azimle çalıştım. Bu dönemde bir yandan dünyadaki kriz, diğer yandan kamu mali dengesindeki bozukluk ekonomi yönetiminde çok dikkatli olmayı gerektiriyordu. Normal görevlerime ek olarak koalisyon kurulması sırasında aldığım görev de yorgunluğumu artırmıştı.

Kamu kurumlarında devam etmekte olan çeşitli soruşturmalar ve basında bazı bürokratlar ile ilgili olarak yer alan yıpratıcı iddialar mesai arkadaşlarımın huzursuz olmalarına yol açtı. Bu durum beni de huzursuz etmekteydi.

Sorunlu her sektörün devletten para istemesi kamu yönetimi üzerindeki psikolojik baskıyı yoğunlaştırmaktaydı.

Kamu sektöründe kronik hale gelmiş sorunların çözümü için gerekli reformlar konusunda, çeşitli kesim ve gurpların engellemeleri çalışma şevkimi olumsuz yönde etkilemekteydi.

Siyasi partilerin de reformlara, acilen çözüm üretilmesi gereken konular değil de iktidar-muhalefet çekişmesi açısından yaklaşması toplumda gerilim artışı ve zaman kaybına yol açıyordu.

Bütün bunlara IMF ile yapılan görüşmelerin son derece yoğun ve yorucu geçen temposu da eklendi.

Bu sorunları kabine ve mesai arkadaşlarıyla paylaşmak yerine kendine saklamasının yıpranma sürecini hızlandırdığını vurgulayan Uluğbay 6 Temmuz gecesinin kaçınılmaz olarak geldiği yorumunu yaptı.

Şimdi pişman
İntiharını kritik eden Uluğbay şimdiki duygularını "Geriye dönüp baktığımda, aldığım ve uyguladığım kararın akılcı olduğunu savunabilmem mümkün değil" sözleri ile ifade etti. Uluğbay aldığı dersleri de şöyle özetledi:

"Birincisi, çalışma kadar dinlenmeyi bilmenin sağlıklı yaşam için vazgeçilmez bir kural olduğu, ikincisi, sorunları kendi iç dünyamızda biriktirme yerine paylaşarak çözüm üretmenin gereği ve insanların fikirlerini ifade ederken, sözcüklerini büyük özenle seçmeleri gerektiği."

Uluğbay'ın ağzından intihar anı
ULUĞBAY açıklamasında, intihar anını ise şöyle aktardı: "Yaşamıma son verme kararını aldığım sırada, eşim salonda uykuya dalmıştı, oğlum da kendi odasında istirahate çekilmişti. Yatak odasına giderek silahımın horozunu kaldırıp çenemin altına dayayarak ateşledim. Aldığım yara üzerine yatak üzerine düşmüşüm. Ancak hayatta olduğumu fark ettim ve silahımı yerden alıp, horozunu yeniden kaldırarak çene altına tekrar ateş etmeyi denedim. Lakin gücümü yitirmiş olmalıyım ki, tabancayı doğru yerde tutmadığımdan ikinci kurşun vücuduma isabet etmemiş. Silah seslerini duyan oğlum ve eşim telaş içinde yanıma geldiler ve derhal hastaneye götürülmem için girişimlerine başladılar."


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır